Belediyelere Tavsiyem

Belediyelerimiz en temel ihtiyaç olan tarım ürünlerini kendi hizmet bölgesindeki üreticiden tedarik edip vatandaşa sağlıklı ve ucuza ulaştırabilmelidir. Bir belediyenin bunu başarabilmesinin en iyi yolu, BELKOOP ya da kooperatif tipi girişimlerdir.

Yazar: Dr. M. Erhan Ekmen
 
Sık aralıklarla üst üste gelen doğal felaketler ve bunların etkisiyle bütün Dünya’da ve ülkemizde yaşanan ekonomik krizler karşısında herkes kendi çapında çıkış yolu arıyor. Bu arayışta yaklaşmakta olan tehditleri önceden görebilen, sürdürülebilir politikalar uygulayan ve zamanında tedbir alabilenler bu krizlerden en az hasarla kurtulmakta. Krizlerin bizi teğet geçtiğine inandığımız ülkemizde mevcut durum ile ilgili tespiti hepimiz kendi sübjektif kriterlerimizle değerlendirebiliriz. Ama genel anlamda çok uzun süredir satın alma gücünün düştüğü ve hane halkı harcamaları içinde gıdanın payının arttığı yadsınamaz bir gerçektir. Aile bütçesinde mutfak harcamalarının büyümesi yani mutfaktaki yangın, doğal olarak siyasete malzeme olunca hükümet tarafından dikkate alınmak zorunda kalmıştır. Bu durum aslında yeni değildir. Geçmişte tencere birçok iktidarı değiştirmiştir.

Salgın hastalık sonrası aşırı artan gıda enflasyonuna karşı tedbirler aslında çok daha önceden alınmaya başlamıştır. Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi 2014 tarihinde kurulmuştur. Devletin gıda ve tarım piyasalarıyla ilgili bütün kurumları (Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı) yıllardır düzenli olarak toplanmakta ve mutfaktaki yangına çözüm önerileri geliştirme amacıyla yakın işbirliği içinde yoğun çalışmaktadırlar.

Burada bir başka dikkat çekici çalışma ise; 2019 yılında yerel seçimleri sırasında karşımıza çıkmaktadır. Seçimler öncesinde bir anda açılan ve seçimler sonrası yine bir anda yok alan 'Tanzim Satış Çadırları' uygulaması ile tencerenin sandığa yansıması engellenmeye çalışılmıştır. Aslında çok daha eski dönemlerde sosyal demokrat belediyelerin uyguladığı tanzim satış modeli taklit edilmiştir. İşin mantığı anlaşılamadığı için hatalar yapılmıştır. Yüksek maliyetinden dolayı dökme su ile çark döndürülmeye çalışılan bu uygulamanın seçimlerden sonra devamı getirilememiş ve bir anda ortadan yok olmuştur.

Seçimler sonrasında, hangi siyasi görüşten olursa olsun partilerinin ötesinde kendi çaplarında önemli başarılar kazanan ve halka umut olmaya başlayan belediyelerin kendi görevlerinin yanı sıra geçim sıkıntısı ile de ilgili bir şeyler yapmaya çalıştıklarını görüyoruz. Özellikle son dönemdeki faiz, kur farkı ve enflasyon arasındaki bir türlü anlayamadığımız sebep-sonuç ilişkisini demir yumrukla, kararlılıkla çözelim derken çözelim derken mutfaktaki yangın bir anda bugüne değin hiç olmadığı kadar alevlendiği bir dönemde bu çalışmaların belediyecilik çalışmalarının önüne geçtiğini söyleyebiliriz. Seçimlerden bu yana geçen 2 yılın sonunda bölük pörçük, sadaka gibi doğrudan yardım vermek zihniyetiyle yapılan çalışmalar sadece hiç yoktan iyidir gözüyle bakılırsa belki olumlu olarak değerlendirilebilir. Değilse kentin ihtiyaçları, ekolojik şartlar, sosyoekonomik durum, mevcut potansiyel ve kaynaklar, sürdürülebilir ve katılımcı yönetim gözetilerek bir üretim planlaması ve buna uygun eylemler yapılmazsa; atılan iyi niyetli her adım birçok yeni sorunları tetikleyecektir. Bu nedenle belediyelerin artık Kırsal Kalkınma ve Kadın Girişimini Desteklemek adı altında yaptıkları çalışmaları sorgulamaları ve daha dikkatli olmaları gerekmektedir. En basit örneğiyle; kadınların emekleri ve hayalleri siyasi emellere feda edilmemelidir. 

Belediyelerimiz, gelişmiş ülkelerdeki emsalleri gibi; kentin potansiyelini, kentin insanlarıyla üretime ve halka hizmete dönüştüren modelleri bir an evvel uygulamalıdır. Örneğin; en temel ihtiyaç olan tarım ürünlerini, belediyelerimiz kendi hizmet bölgesindeki üreticiden tedarik edip vatandaşa sağlıklı ve ucuza ulaştırabilmelidir. Bir belediyenin bunu başarabilmesinin en iyi yolu, kooperatif tipi girişimlerdir. BELKOOP olarak adlandırabileceğimiz bu yapı, üretim ve pazarlama kooperatifi olarak kurulacak ve üretici ile tüketici birlikte bu tek kooperatif altında yer alacaktır. 

BELKOOP sayesinde neler yapılabileceği seçmene, belediyeye ve geleceğe yönelik olarak 3 grupta ele alınabilir: 
  1. BELKOOP ile ilk etapta tarladan sofraya kadar her aşamada yer alan bütün seçmenin gelirine katkıda bulunacak girişimlerde bulunulabilir. Kooperatif Girişimler sayesinde elde edilecek faydaları değer zincirine göre sıralayabiliriz. 1. üreticinin üretebilmesi için bazı temel girdi ihtiyacının karşılanmasında, 2. paketleme, depolama, nakliye gibi katma değer arttırıcı basit faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde, 3. marka oluşturulmasında, coğrafi işaret ve organik ürün sertifikası alınmasında ve 4. nihai ürünün şehirde tüketiciye sunulurken temel mağazacılık hizmetlerinin verilmesinde maliyeti etkileyen ve piyasada büyük fiyat avantajı sağlayan faydalar sağlanabilir. Aslında Türk Ticaret Kanuna göre bir şirket türü olarak kabul edilen BELKOOP, böylece üreticinin ürünü daha iyi fiyatla satmasına, tüketicinin ise kaliteli ürüne daha ucuza ulaşabilmesine, hatta piyasadaki aracıların bile daha garantili bir ortama kavuşmasına imkan sağlayacaktır. Buna ilaveten BELKOOP ortakları, risturn ile ikinci bir gelir daha alacaklardır. Yani BELKOOP ile şirketlerden daha fazla getiriye sahip bir girişimle, aynı zamanda birer seçmen olan sektörün bölgedeki bütün taraflarının hep birlikte kazançlı çıkacakları bir yapı oluşturulacaktır. Burada girişimleri sınırlayıcı durum Belediyenin imkanlarının kullanımının mevzuata takılması sorunu olacaktır ki; bu da yine kooperatif tipi yapılanma ile rahatlıkla çözülebilir.
  2. BELKOOP, belediye için de faydalar sağlayacaktır. Bir süredir üretici pazarlarıyla elde edilen başarının bir üst seviye çıkarmanın zamanı gelmiştir. Geçmişte İzmir’de büyük başarılar sağlanan tanzim satış ile ilgili hizmetleri tekrar vermekte karşılaşan mevzuat engeli rahatlıkla aşabilecektir. Üstelik başlangıçta, 100 TL’lik küçük bir meblağ karşılında her ortaktan toplanan kuruluş sermayesi ile oluşturulacak ciddi birikimler sayesinde Belediyenin ilk etapta karşılaşılacağı maddi engelleri daha rahat aşılabilecektir. Böylece belediye, önemli bir gelir kaynağına ulaşacaktır. Bu durum eş zamanlı olarak ciddi istihdam imkanına 
  3. Geleceğe yönelik olarak; sistemin yürütebilmesine müteakip önce Ege Bölgesi'ndeki illerindeki belediyeler arasında, sonra Ankara ve İstanbul belediyeleri ile birlikte sistemin genişletilmesi sağlanarak, piyasadaki zincir mağazalar ile rekabet edebilecek güce ulaşılması hedeflenebilir. 
Buna ilaveten, AB’deki üretim ve pazarlama planı yapabilen kooperatiflerin sözleşmeli tarımı nasıl yönlendirebildikleri ve bu kapsamda kaynakları nasıl yönetebildikleri dikkate alınarak; ülkemizde her defasında yarım kalan köykent projesi, bu sefer devletin desteğine muhtaç kalmadan yerel yönetimler sayesinde hayata geçirilebilir. 

Bir de çevre ve doğa koruma ile ilgili yapılmaya çalışılan ama organizasyonda sahipsizlik nedeniyle bir türlü hedefine ulaşamayan faaliyetler de yine BELKOOP’lar sayesinde tam anlamıyla gerçekleştirilebilir. Sahaya inmeyen, kullanıcı tarafından benimsenmeyen, karşılaşılabilecek sorunları yerinde eğitimler ve teknik ve maddi destekler ile takviye etmeyen yaklaşımlar mutlaka tıkanacaktır. Bu açıdan kooperatifler önemli bir sorun çözücü araç olacaktır.

Sonuçta BELKOOP, Kırsal Kalkınma Daire Başkanlıkları'nın görev ve sorumlulukları arasında yer alan hizmetlerin sosyal demokrat anlayış ve evrensel prensipler dahilinde vatandaşa ulaştırmanın en adil, en az maliyetli ve en kazançlı yoludur.
 
Görseller:
  1. Scanpan