Ege'ye Yerleşmek Şart Oldu

Yazar: Cihan Devrim Avunduk
 
Her bayram dönüşü,
hele bir de uyanıklık (!) edip,
bir gün önceden dönenlerin hali malum…

250 kilometreyi 6 saatte gidenler mi dersin,
üstüne bir de mesaiye dönmek ızdırabı mı dersin!
  • Çekilesi dert değil...
  • Bitti abi bu şehir artık…
  • Nefes almak bile mümkünsüz…
  • Kazandığımız gidiyor burada…
  • Bir tane hayatımız var…
  • Gidelim buralardan…
  • Gideceksin Ege’ye, bir sahil kasabasına…
Son cümleye kadar tamam,
bence de haklıdır söyleyenler.
Ancak son cümle, yani;
 
“Gideceksin Ege’ye, bir sahil kasabasına” lafı önemli!
“Gelin gelin, buyurun…” da demem,
“Oturun oturduğunuz yerde…” de demem…
 
Sadece,
“Ege, sahil kasabası, yeni bir hayat, vb.” için
kafayı bozmuşlara 3 temel önerim var:
  1. Çok iyi düşünün…
  2. Çok iyi – bir daha – düşünün…
  3. Çok iyi – bir daha – bir daha – düşünün…
Neden derseniz;
  • “Yeni bir hayat”,
hele de evli – barklı – çocuklu olanlar için zor, hem de çok zor…
 
“En zor” kısmı da “eşin ikna edilmesi”, varsa “çocukların ikna edilmesi”, “birlikte” hareket etmek, aynı kafada olabilmek.
  • “Lojistik”;
bir başka mesele…
“Artık yaşanmaz” damgası vurulan “büyük şehir”in, bizi – farkında olmadan – alıştırdığı “avantajlar” var, yaşarken sövüp saydığımız, yokken arayacağımız; hastane gibi, çocukların okulları gibi, toplu taşıma gibi, sosyallik, kültürellik gibi, “kışın yalnız kalmamak” gibi, sıkıldığında çat kapı gidebileceğiz, ya da size gelecek arkadaşlar gibi…
 
Öncelikle;
“geçim” derdini
bir şekilde, ve de ciddi ciddi,
halletmiş olmak gerek…
 
Evet, geçim şartları
biraz daha “yumuşak”tır,
Ege’de, bir sahil kasabasında …
Ama sadece “biraz daha”, o kadar …
  • “Tekne, yelkenli en büyük hayali”
olup da, o güne kadar hayaline ulaşamamışlar için iki söz vardır, camiada, hatırlatayım:
 
“En iyi tekne, arkadaşının teknesidir.”
“Tekneyi, bir alırken, bir de satarken sevinirsin.”
  • Yeni trend organik gıda,
örneğin “butik zeytinyağı” üretmeyi düşleyenlere Allah kolaylık versin!
 
Zira;
“tarlada izi olmayanın,
harmanda yüzü olmaz…”
 
7/24/365 mesai ister,
“butik” üretim…
 
Mesai yetmez,
eliniz – epey süre – cebinizden çıkmaz…
Para da yetmez,
öğrenmek gerek,
o da epey sürer…
 
Öyle,
yarıcıya, ortakçıya verilirse bahçe,
söylemedin demeyin,
yarılır, gidersiniz, tez zamanda …
 
Ayrıca,
bahçe (zeytinlik) alacak olanlar,
unutmasınlar ki,
ortaklık kurduğunuz “doğa”nın ta kendisi,
ve “doğa”nın insafına kalmıştır son tahlilde,
iyi ürün, verimli hasat, vesaire…
 
Sıkım tesisi (fabrika) kurmanın
daha doğru bir tercih olacağını
öngörenlerin de aklında bulunsun:
Arsa maliyeti “hariç”,
minimum 250-350 bin Avro
hazırda bulunmalı …
“Teşvik” mi dediniz ?
“Destek” mi varmış ?
 
Ha evet…
 
Öyle bir dedikodu
benim de kulağıma gelmişti …
Yatırım maliyeti için;
minimum yüz bin şişeden edeceğiniz kazanç karşılığı bir paradan bahsettiğiniz aklınızda bulunsun!
 
“Şarap” konusuna hiç girmiyorum…
Çok gördüm, fena çuvallayan…
 
“Roman yazarım”,
“şair ruhumu serbest bırakırım”,
“bir kafe, olmadı bir meyhane açarım”,
“cincik boncuk satarım”cılara gelsin bu şarkı:
 
“Uuç uuç uçuç böceğim,
annem sana terlik pabuç alacak…”
 
Sözün özü:
“İçi beni yakar, dışı eli (seni) yakar.”
“Ege’de, bir sahil kasabasında”
yeni bir hayat hayali kuranlar bence güzel güzel hayal kurmaya devam etsin…
 
Kararlı olanlar,
gelsin,
ama
oraya buraya para saçmadan önce,
en az bir yıl yaşasın…
 
Özellikle de “kış” yaşanmalı…
 
Kasabanın “yerel halk”ı;
“dışarıdan gelen adam”ı
kahvede, camide,
parti binasında, cenazede, vb.
görmek ister,
“dışarıdan gelen kadın”ın,
kendi kadınına
ileri geri
“şehirli akıllar ver-me-sin”
ister…
“dışarıdan gelen aile”yi,
düğününde, derneğinde, vesaire,
görmek ister …
Ama istemez,
öyle çok da fazla
ortalara atmasını,
kendilerini,
dikkati üzerinde toplamalarını …
Kenardan kıyıdan karışacaksın “yerel”e …
“Yerel”;
“dışarıdan”ı türlü türlü sınar,
kendince …
Ege insanı sıcaktır, yardımseverdir,
ancak, zaman alır,
“yerel”in, “dışarıdan”ı benimsemesi …
 
Benimser ise, iyi, hayat “az daha” kolaylaşır …
Benimsemez ise, fena …
“Ege’de bir sahil kasabası” dediğin,
nihayetinde, orası da Türkiye …
 
Aman canım,
çok da enseyi karartmayın hemen …
Deli keyiftir yazı, baharı
candır sadeliği, ceren gözlüdür halkı,
tanış oldukça için ısınır,
ozandır, şiir türkü dinletir,
 
Ege…
Ben mani olmayayım…
 
Sadece;
yıllardır, yılın yarıdan fazlasını,
“Ege”de,
sahil kasabalarında geçiren biri olarak,
“dışarıdan” geleceklere,
internetteki binlerce paylaşıma değil,
arkadaşın, dostun, akrabanın dediğine değil,
sadece ve sadece kendinize inanın, kendinize güvenin ve de bir daha düşünün, derim ben.
 
Diğer taraftan,
buyurun, her zaman bekleriz,
tatile…

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

oktay özsiper - 08.08.2019 17:45
ZATEN EGEDEYİM.7 SENE teknem 10 metre yelkenli--ile gitmediğim ege denizi sahil kasabası ve sahil köyü. kalmadı asostanantalyaya kadar son durak benim güzel germencik im.
Birol Andaç - 05.08.2019 22:56
Okudum...mükemmel, keşke egeye faydası olacakları uyandirmasaydin:)))ege insanı sever memlekete para ile gelip parayi bırakıp kacani:)zeytin,tütün, pamuk,sebze meyve vs...para etse zaten egeli gelip kışı istanbulda geçirir...ama serde ugursuzlukta var ege havasinda:)
Yavuz - 03.08.2019 13:56
Fevkalade güzel aydınlatıcı uyarıcı bir yazı olmuş, kalemin bitmesin...