(KİŞİSEL) MARKA

Marka benzerlerinden ayırt edici özellik olarak tanımlanmaktadır. Ürün ve hizmetlerde olduğu gibi kişisel marka da git gide önem kazanan bir kavram olarak hayatımıza girmektedir. Bizi benzerlerimizden farklı kılan bir ayrıcalıktır. Kişisel marka kavramı içerisinde doğuştan gelen yeteneklerimiz, hayat boyu üzerine eklediklerimiz, geliştirdiklerimiz yer almaktadır.
 
Düşündüğümde aklıma gelen birkaç marka olarak Pınar ve Arçelik'i sayabilirim. Bu markaların bana çağrıştırdıkları kalite, güven gibi onları tercih etmeme sebep olan önemli ortak özellikleridir. Kişisel marka için de aynı şeyler söz konusu. Bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde bir kişinin zihnimizde oluşturduğu onları özel kılan, anlamlar bütünüdür kişisel marka.
 
Kişisel marka sonradan geliştirilebilir. Bunun için ne olduğumuzu analiz ederek başlamalıyız marka yaratma çabalarımıza. "Ben şu an neredeyim?", "Hangi konularda güçlüyüm?", "Zayıf taraflarım ne?", "Nelerimi geliştirebilirim?"... Bu sorulara verdiğimiz yanıtlar ne kadar gerçekçi olursa temelimizi o kadar sağlamlaştırırız. Kendini bilmek, gelişmek için ilk ve en önemli adımdır.Eğer biz sahip olduğumuz ya da sahip olamadığımız değerleri fark edemezsek, kendimizi olduğumuzdan farklı algılıyorsak hiçbir zaman bir markamız olmaz.
Kişisel marka yaratırken;
-          Kendimizi gelecekte orta ve uzun vadede görmek istediğimiz yeri belirlemeliyiz.
-          Bizi farklı kılan, bize özgü olan yanlarımızı ön plana çıkarmalıyız
-          Mümkün olduğunca az ya da çok her konuda fikir sahibi olmalı ancak en az bir konuda uzman olmalıyız.
-          Bizi biz yapan bir tarzımız, stilimiz olmalı.
-          Özgüvenimiz güçlü, güvenilir bir duruşumuz olmalı.
-          Prensiplerimiz olmalı ve bunları savunabilecek tutarlılıklarımız.
 
Kısaca nasıl algılanmak istiyorsak aslında o olmalıyız.
Kişisel bir markaya sahip olmamak,  kendimizi olduğumuz değil de olmak istediğimiz şekilde ifade etmemize, ön plana çıkmaya çalışmamıza sebebiyet verir. Bu bizleri yorar; karşımızdaki kişilere karşı da bizi tutarsız gösterir. Kendimizi anlatmak için sarf edeceğimiz çabayı, doğru işlerde sarf etmeliyiz.
 
Başarı yolunda aşılacak engel ne kadar zor olursa başarı da o denli büyük, o denli kıymetli olur. Bu yüzden önümüze çıkan güçlükler aslında bizi başarıya götüren fırsatlar olarak değerlendirilmeli, bizim şevkimizi, motivasyonumuz köreltmemelidir. Gideceğimiz yolda daima kararlı ve ileriye bakarak yol almalıyız.
 
Duruşumuzdan, görünüşümüze, hobilerimize hatta gönderdiğiniz e-postalara  kadar komple bir duruş, özgüven yansıtmalı, kişisel markamızı doğru konumlandırmalı ve hayatta en büyük projenin aslında kendimiz olduğunu unutmamalıyız.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.