ENGİNAR

Tarihin eski çağlarından beri bilinen, hatta eski Yunan ve Romalılar dönemlerinden kalan sütun başlıklarında motif, antik Mısır'da kurban ve doğurganlık sembolleri olarak kullanılan ve kral sofralarındaki özel yemekler arasında yer alan enginarın 15. yüzyıldan beri değerlendirildiği görülmektedir. Bununla beraber, çok eski çağlarda enginar yapraklarının çeşitli hastalıkların tedavisinde bitkisel ilaç olarak kullanıldığı bilinmektedir.
Yapılan çalışmalar enginarın insan sağlığı açısından birçok yararının olduğunu ortaya koymuştur. Enginar yaprağı özütünün, kronik mide-bağırsak rahatsızlıklarının, metabolik ve kardiyovasküler hastalıkların tedavisinde etkili olduğu görülmüştür. Avrupa’da yaygın olarak dispepsi (sindirim güçlüğü) hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Enginarın idrar söktürücü etkisi, damar sertliğine karşı koruyucu özelliği, kandaki yağ düzeyini düşürmesi gibi özellikleri nedeniyle ilaç sanayinde yaygın bir şekilde kullanıldığı bildirilmektedir. Enginar özütleri ile yapılan farmakolojik çalışmalar enginar özütünün safra akışını artırdığını, kolesterol ve düşük yoğunluklu lipoprotein biyosentezini inhibe ettiğini yani kolestrol düşürücü özelliğe sahip olduğunu ortaya konmuştur. Sindirime yardımcı olması, yüksek lif içeriği ile bağırsakları temizlemesi, kandaki şeker oranını azaltması, safra sıvısının akışını kontrol ederek karaciğeri toksinlerden temizlemesi, kandaki üre ve kolesterol miktarını düşürmesi enginarın fonksiyonel özelliklerini oluşturmaktadır. Enginarın sinarin gibi fitokimyasallar içerdiği için karaciğer ve safra kesesinde biriken nikotin, alkol ve yağın vücuttan atılımını sağladığı, ayrıca önemli bir antioksidan ve antosiyanin kaynağı olduğu bilinmektedir.

The University of Reading’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre enginarın yüksek miktarda antioksidan içerdiği doğrulanmıştır. Enginarın içeriğinde bulunan antioksidanlar kansere karşı vücudu koruduğu gibi aynı zamanda da kalbi güçlendirici özellik göstermektedir.

Beslenme açısından da enginar; karbonhidrat, protein, A, B ve C vitaminleri, kalsiyum, potasyum, demir, manganez ve fosfor mineralleri açısından zengin bir sebzedir. Enginarın yapısında bulunan potasyum vücutta bulunan sodyum-potasyum dengesinde etkin olarak rol oynadığı ve tansiyonun normal seviyelerde kalmasında etkili olduğu saptanmıştır. Şeker hastaları için enginar tüketiminin beslenme kalitesini güçlendirdiği, enginarda bulunan yüksek oranda lif yapısının kan şekerini dengelendiği de yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. 

Çiçek ve çiçek tablası sebze olarak tüketilen, çok yıllık, başlarından ve yapraklarından çeşitli şekillerde faydalanılan enginarın en çok üretimi, Akdeniz ülkelerinde gerçekleşmektedir. İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Türkiye, İsrail, ABD, Arjantin ve Mısır en çok enginar üreten ülkelerdir.

TUİK verilerine göre Türkiye genelinde 2000 yılında yaklaşık 24500 ton olan üretim, 2014 yılında 34576 tona ulaşmıştır. Ege bölgesine bakıldığında 2000 yılında yaklaşık 13500 ton olan üretim, 2014 yılında 19500 tona çıkarak kayda değer bir artış sağlanamamıştır. Hatta il olarak İzmir incelendiğinde 2000 yılında yaklaşık 12600 ton olan üretim, 2014 yılında 11300 tona düşmüştür.

Enginarın konserve, dondurulma ve diğer işleme teknikleriyle kullanımına bakıldığında, işlenmiş enginarın ithalatı çok düşük değerlerde kalmaktadır. İşlenmiş enginar bakımından, turşu ve konserve ürünleri dış pazar açısından önem taşımaktadır. Yapılan incelemelerde diğer bazı ürünlere göre daha kolay üretilip pazarlanabilecek, satışından daha yüksek kar elde edilebilecek rekabet gücü yüksek ürünler arasında nitelendirilen enginarın üretim planlamasında, iyi tarım uygulamaları prensibine göre yetiştirilmesine ve üretilmesine öncelik verilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Taze tüketimi yanında enginara katma değer katan saklama yöntemlerinden biri olan dondurma gıdanın kalite, besin değeri, tat ve koku özelliklerinin en iyi korunduğu bir tekniktir. Bu yöntemle enginar, uygun depolama şartlarında uzun süre muhafaza edilebilir. Dondurulmuş enginar; yıkama, ayıklama, haşlama gibi ön işlemlerle pişirmeye hazır hale getirildiği için tüketimde kolaylık sağlar. 

Dondurulmuş enginarın ihracatına bakıldığında IGEME verilerine göre 2005 yılında başlayan ihracatın yaklaşık 6 bin ton olarak başta Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığı görülmektedir. Yine aynı yıl ithalat değerlerine bakıldığında Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre bu değerin 79 bin ton olduğu bildirilmiştir.  Yetiştirilmesi için optimum şartların (ılık iklim sebzesi, toprak istekleri açısından da çok seçici değil) mevcut olduğu ülkemizde ithalat ve ihracat arası farkın bu kadar büyük olması üzücü bir durumdur. İşleme tesislerine bakıldığında dondurulmuş sebze ve meyve üretimi yapan firmaların yerleşim bölgelerinin genellikle hammaddeye yakın yerler olduğu ve bu yerleşim bölgelerinin genellikle Ege ve Marmara bölgesinde yoğunlaştığı görülmektedir. Meyve ve sebzelerin tarladan toplandıktan sonra yaklaşık 8-10 saat içinde işlenmek üzere fabrikaya ulaşması gerekmektedir. Enginar üreticiliği açısından bakıldığında İzmir ve çevresi, iklim ve toprak yapısı açısından üretime uygun şartlara sahiptir. Ancak bölgede enginar işleyen tek bir tesis (Tukaş,Torbalı/İzmir) bulunmakta ve burada da enginar konserveye işlenerek muhafaza edilmektedir. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen enginarın Sakız çeşidi, taze tüketime daha uygunken, Marmara bölgesinde yetişen Bayrampaşa çeşidi ise konserveye uygundur.

Türkiye iklim ve bitki örtüsü ile en fazla çeşitliliğe sahip dünya ülkelerinden biridir. Ancak bu zenginliğe sahip olmak kadar tanıtımı da önemlidir ki yurt dışında büyük bir çoğunluk bu özelliğini bilmemektedir. İşte bu zenginliklerden biri olan enginar üretimimizi hem uluslararası platformda ön plana çıkarmak, hem de yerel halkı bilgilendirip doğru, güvenilir ürün üretimi ve işlenmesi konusunda bilgilendirme amacı ile 2-3 Mayıs 2015 tarihlerinde Urla’da “Uluslararası Enginar Festivali” düzenlenmektedir. Festival kapsamında planlanan tüm faaliyetler enginarın yetiştirilmesi konularından başlayıp işlenmesine, korunmasına, mutfak uygulamalarına kadar her türlü detayı içermektedir. Festivalin bilimsel yanı planlanırken yerel üreticileri bilinçlendirmek, üretim verimini arttırmak, enginarın pazar payını arttırabilecek yöntemleri ve ürün çeşitliliği konuları temel olarak alınmış ve yurt dışı pazarda pay sahibi olabilmenin yolu her basamakta düşünülmüştür. 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.