ÜREME ve MİTOLOJİK SEMBOLİZMA

Semboller, insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan taşı yontmaya başlarken sembollerle düşünmeye de başlamıştır. İmgeler, simgeler, semboller ve efsaneler insan beyninin gereksiz ürünleri değildir. Bunlar bir gerekliliğe cevap verir ve bir işlevi yerine getirir [1].
 
Kadın bilincinin en derin tepkisi üreme yeteneğidir. Kadının üretkenliği hemen hemen her uygarlıkta doğanın  ve  toprağın  üretkenliği  ile  eşdeğer  tutulmuştur.  Kadın  ve  toprak  üretkenliğinin  en  eski sembolü ana tanrıçadır.  Ana tanrıça Sibirya’dan, Malta, Fransa, İtalya, İspanya ve Güney Amerika’ya kadar dünyanın her bir bölgesinde  tapınım  görmüştür.  Ana  tanrıça  Asya’da  Umay,  Avusturya’da  Willendorf,  Anadolu’da Artemis ve Kibele olarak anılmıştır.  Ana  Tanrıça’nın  doğurgan  gücü  simgeleyen  heykelcikleri,  kutsal  törenlerde  kullanılmaktaydı. Heykelciklerdeki büyüsel gücün bu törenlerle kadınlara geçtiğine inanılırdı. Toprağın ana, ölümün ve gömülmenin de ana rahmine dönüş olduğu fikri insanoğlunun kaderiyle ilgili mitolojik  ve  dinsel  bakış  açısını  yansıtır.  Heykelciklerin  ölülerle  birlikte  gömülmesi,  ölümsüzlük arayışının ve yeniden doğma beklentisinin bir sonucudur.  Doğum, hayat, ölüm, yeniden doğuş, tohum  ekme, ürünün büyümesi, hasat ve kış boyunca ölüm biçiminde bir döngü izlemekteydi. Bu heykelcikler, bereketi arttırması için tahılların içine konurdu. Ana  rahmini  simgeleyen  mağaranın  en  gizli  noktalarında  bu heykellere tapınılırdı.  Ana tanrıçaların biçimleri farklı da olsa hepsinde üreme  organları abartılı görünürdü.  Bu  tanrıça  simgelerinin  hepsinin  belli  hikâyeleri  vardı  ve  ayinler sırasında bu hikayelerle anılırlardı.  Eski çağlarda yaşayanlar, her doğum ve ölümün bir kozmogoninin yansıması olduğuna inanırlardı. Buna göre her doğum, dünya ve hayatın  ilahi yaratılışının  bir  tekrarıdır.  Bitkilerin  ve  ürünlerin  her ilkbaharda  yeniden  yaratılışı,  hayatın  yeniden  başlayacağını gösterdiğinden, zamanın yeniden doğuşunu simgeler. Bir çocuğun doğuşu da kuşkusuz aynı düşüncenin ifadesidir [2]. Bebeği  besleyen  sütün  esas  kaynağı  olan  göğüsler,  tanrıça heykellerinde abartılı gösterilmiştir. Oysa yüz hatlarına ait ayrıntılar ya belirtilmemiş ya da çok silik olarak gösterilmiştir. M.Ö. 25000. yılına ait Wilendorf Venüsü bu tanrıçaların en tanınmış örneğidir. Bu heykel, insan yaşamının çok kısa olduğu bu dönemlerde doğumun önemine dikkat çeker.  Doğurgan kadın teması, göğüslerin yanı sıra rahmi de ön plana çıkarır [3].
 
Hayat ağacı, yüzyıllar boyunca karşımıza kadının ve  yaşam vermenin bir sembolü olarak çıkmıştır. Hayat  ağacı  bir  anlamda  plasentadır.  Bitki  dalları kadın  figürünün  içerisinde  resmedilir.  Anadolu, Sümer, Hint, Eski İran, Altay, Eski Çin mitolojilerinde de bitki dalları ve ağaç sembolizmi doğurganlığın bir göstergesidir. Eski Çin inanışında her kadın içinde bir ağaç taşır ve annelerin karınlarında bulunan bu ağaçlardan çocuklar doğardı [4].
Çatalhöyük, ana tanrıça inancının yoğun yaşandığı bir insan topluluğudur. Abartılı vücut hatları ile olan tanrıçalara, boğa ve inek kültünün bir sembolü olan boynuz eklenmiştir. Boynuzun anlamı esas olarak doğumun gerçekleştiği rahme benzemesindendir.  İlkçağ insanlarının inançlarında bazı hayvanlar çok önemliydi. Boynuz, tanrıçanın elinde ya da başınınüzerinde  bulunurken,  boynuzları  arasına  çocuk  bulunan  inek  ve  boğa  başları  bu  hayvanların tanrıçanın kutsal hayvanları olduğunu gösterir.  Mitolojilerde kadın ile inek sembolüne Yunan mitolojisinde rastlarız. Zeus’un karısı Hera’nın ineğe dönüşmesi veya inek kılığına girmesi, rahim şekline dönüştüğünü gösterir.  Tanrıça’nın  kutsal  hayvanlarından  bir  diğeri  leopardır. Leopar,  sembolik  anlamını  esas  olarak üzerindeki beneklerden alır. Benekler, kanı ifade eder. Leopar, Çatalhöyük’te tanrıça ile birlikte sanki onun bir parçasıymış gibi biçimlendirilmiştir.  Kadın cinselliği, kadının cinsel temas olmaksızın kendi kendine üremesi, kadının adet döngüsünün ayın ritmi ile ilişkilendirilmesi, ana tanrıça kültünde yer bulmuştur.  Ana tanrıça, ay ile sembolize edilir. Lunar döngü, kadının adet dönemi ile sıkı ilişkilidir. Diğer yandan ayın evreleri, kadın hayatının dönemlerini simgeler. Hilal bakire, yarımay olgunluğa erişmiş kadın ve dolunay menopoz evresindeki bilge kadındır. Ay, aynı zamanda yumurtayı temsil etmektedir. Tanrıça İnanna, Umay, İsis, İştar, Artemis, Diana, Selene Ay ile özdeşleştirilmişlerdir.  Dolunay, doğurganlığın en uygun zamanı olarak algılanmıştır. Ay, tanrıça Hekate ile eşdeğer idi. Eski Yunan’da  Hekate,  ayın  değişen  evrelerini  simgelerken,  yumurtanın  oluşumu,  bozulması  ve  yok oluşunun sembolik bir anlatımıdır. Hekate ile ilgili ritüeller, bu evrelerle kurgulanırdı.  Ana  rahmi,  bebeği  hayatının  ilk  evrelerinde  kuşatan  daire  ile  simgelenir. 
Yunan’da inci evliliğin sembolü idi. İnsanların yarattıkları ilk anıtlarda kullandıkları sarmal da ana rahminin diğer ifadeleridir. Yine rahim  küplerle  özdeşleştirilmiştir. Küp, kazan, çanak, çömlek ana tanrıçanın sembolleridir. Ölülerin küp içinde defnedilmesi, yeniden doğumu sağlamak için ana rahmine yerleştirilmesidir.  Yılan, genellikle cinsel organı sembolize eder ve yumurtalarla birlikte gösterilir. Bu, yılan ile sperm arasında  kurulan  eşleştirmenin  bir  belirtisidir.  Spermin  yumurta  etrafında  dönerek  yumurtayı döllediği düşünülerek bu şekillere spiral eklenir. Athena  ve  Girit  tanrıçaları  yılanlarla  birlikte  gösterilir.  Doğurganlık  ile  ilgili  ritüellerde  yılan  sıkça kullanılırdı.  Yumurta, üremenin bir anlatımı olarak ifade edilir.
 
KAYNAKLAR:
1. ELİADE, Mircea. İmgeler Simgeler (Çev. Mehmet Ali Kılıçbay). 1992. Ankara, Gece yayınları.
2. MASCETTİ, M. D. İçimizdeki Tanrıça, Kadınlığın Mitolojisi (Çev. Belkıs Çorakçı). 1990. İstanbul, Doğan Kitapçılık.
3. ATEŞ, Mehmet. Mitolojiler ve Semboller.2001.İstanbul, Aksiseda Matbaası.
4. FRAZER, J.G. ‘The Magic Art and the evolution of King’ II s.26’dan aktaran M.Eliade ‘Traite d’Historie des Religions’.1949 
 
GÖRSELLER:
1.https://www.google.com.tr/url?sa=i&rct=j&q=&esrc=s&source=images&cd=&cad=rja&uact=8&ved=0CAUQjhw&url=http%3A%2F%2Fwww.hdwallpaperpc.com%2Fpreview-wallpaper%2FTree_Skeleton_Roots_56430%2Fresolution_2560x1600&ei=7FBnVeTJCsi9swGk1oCQBA&psig=AFQjCNH00ZFx821HWnTIOrCp5IRG0AfD-Q&ust=1432920680762683 
2. http://cdn4.sci-news.com/images/enlarge/image_1681_1e-Catalhoyuk.jpg
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.