Üzüm İdaresi

Kuru Üzüme Müdahil Kurum Talebi

Çekirdeksiz kuru üzüm üretimi başta Manisa ili olmak üzere İzmir ve Denizli illerinde üretimi yapılan geleneksel bir tarım ürünümüzdür. Üretim açısından dünyada ABD ile baş başa ilk iki sırayı alıyoruz. İhracatta ise açık ara öndeyiz. Yani ürettiğimiz kuru üzümün çok büyük bir kısmını satıyoruz ve bugün yarım milyar dolara ulaşan bir ihracat gelirimiz bulunuyor. Diğer tarımsal ürünlerde olduğu gibi üzüm üretimininde de yıldan yıla ürün hasılatında değişiklikler oluyor. Bu durum diğer bütün faktörler sabit bile olsa başlı başına fiyat oluşumuna etki etmektedir. Geçimini kuru üzümden sağlayan üreticiler, oluşacak kuru üzüm fiyatını her yıl merakla beklemektedir. Beklentinin altında oluşan fiyat düzeyi üreticiyi üzmekle birlikte sektörün bütün paydaşları tarafından dile getirilen bir söylemi de alevlendirmektedir. Üretici temsilcileri, işlemeciler ve ihracatcılar kuru üzüme fiyat istikrarını sağlayacak stok müessesesi ve müdahale kurumunun kurulmasını istemektedirler [1,2,3]. Üretim ölçeği olarak bize en yakın ülke ABD'de hali hazırdı bahse konu bir piyasa düzeni bulunmaktadır [4]. Yani örneğimiz hazır önümüzde duruyor. Bu makalede kuru üzümde fiyat istikrarı sağlamaya matuf müdahil bir kuruma ait bizdeki eski bir düzenleme ile ABD’de mevcut olan düzenden bahsedilmektedir.

ABD ve Türkiye’de Kuru Üzüm Üretimi

Kuru üzüm üretimi konusundan ABD ile bir çok benzerliklerimizin yanında bazı farklılıklarımız bulunmaktadır. Türkiye’de üretilen çekirdeksiz kuru üzümün %92’si Ege Bölgesi'nde yer alan Gediz vadisinde üretilirken, ABD’de ise kuru üzüm Kaliforniya Eyaletinde bulunan Central Valley’de yer alan San Joaquin vadisinde üretilmektedir. Gediz vadisi 38 kuzey enlem derecesinde yer alırken iken San Joaquin vadisinin konumu 36 kuzey enlem derecesindedir. Bu vadi uzun ve sıcak yaz periyoduna sahip olması yanında yanı başında bulunan Sierra Nevada Dağları'nda bulunan su kaynakları ile mükemmel bir üzüm yetiştirme bölgesidir. Bizde toplam 1 milyon dekar alanda 10binin üzerinde üretici tarafından üretim yapılırken ABD de 809 bin dekar alanda 3bin civarında üretici bulunmaktadır. Türkiye’de kuru üzüm satış kooperatifleri ve üst birlik olarak Tariş bulunurken ABD’de benzer şekilde Sun Maid adlı köklü bir kooperatif bulunmaktadır. Türkiye’de potasa çözeltisi içerisine bandırılarak kurutulan üzümlerden daha açık renkli kuru üzüm elde edilirken ABD’de üzümler bandırmasız kurutulmakta ve esmer renkli kuru üzüm üretilmektedir. Bizde üzümler genellikle bağların yanı başında ayrılan sergi yerlerine kaneviçe sergiler üzerinde kurutulurken ABD'de bağların sıra arasında kağıt sergiler üzerinde kurutulmaktadır. Ayrıca bizde olmayan bir tarz olan omca üstünde kurutma yöntemi de 1990’lı yıllardan itibaren ABD'de kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöntemde üzümlerin bulunduğu dallar kesilmekte ve 8 hafta kuruma sürecinden sonra tanelerdeki nem %10-12 düzeyine düşürüldükten sonra makine ile hasat edilmektedir.

Gediz Vadisi ve  Central Valley Türkiye ve ABD’de kuru üzüm üretiminin yapıldığı yerlerdir.     
 Kaliforniya güneşi altında bandırmasız kuruyan üzümler esmer renkli olurlar.
     Bandırılarak kurutulan üzümlerde istenen renk kehribar rengidir.
 
Eski bir Mesele ‘Üzüm İdaresi’

İlginçtir, kuru üzüm için istenen kurumsal yapıya sahip olmaya bir asır önce bugünden daha yakındık. 1910 tarihinde 2. Meşrutiyet Meclisi'nde aynen bugünkü gerekçeler ile hazırlanan ve kabul edilen bir kanun bulunmaktadır [5]. Bilindiği üzere o zamanki Aydın Vilayeti günümüzün İzmir, Manisa, Denizli ve Muğla illerini içine alan bir idari yapıya sahiptir. Aşağıda bu kanun maddelerinin günümüz Türkçesi'ne göre sadeleştirilmiş hali yer almaktadır.

Aydın Vilâyeti çekirdeksiz kuru üzüm mahsulünün te'mini revacı hakkında kanun:
1. Madde: Aydın vilayeti çekirdeksiz kuru üzüm ürününün pazarlanması ve fiyatının korunmasının sağlanması üzere iş bu kanun gereğince uygulanacak tedbirleri takip ve idare etmek için merkezi İzmir’de olmak ve diğer gerektiren yerlerde şubeler bulunmak üzere Üzüm İdaresi namıyla bir idare teşkil edilecektir.
2. Madde: Üzüm İdaresinin, İdare Meclisi Vilâyet tarafından seçilecek ve muvazzaf bir müdürü olacak, beşi tüccardan yedisi çiftcilerden olmak üzere 12 azadan oluşan bir İdare Meclisi bulunacaktır. Tüccardan olan üye İzmir Ticaret Odası'nca ve çiftcilerden olanlar da Vilayet İdare Meclisince seçilecektir. Şubelerin müdürleriyle keza tüccar ve çiftcilerden 12 azadan oluşan İdare Meclisi, Mahalli İdare Meclisi tarafından seçilecek ve müdürleri muvazzaf olacaktır.
3. Madde: Üzüm İdaresi il içerisinde hâsıl olan çekirdeksiz kuru üzümlerin fiyatının korunmasını sağlamak üzere mahsulün satılığa çıkarılacak miktarını ihtiyaç ve talep dairesinde azaltabilecek ve yeniden pazarlar bulundukça genişletilmek üzere işbu sınırlamaya 45 bin ton dan başlanacaktır. Şöyle ki 45 bin tondan fazla hâsıl olan çekirdeksiz kuru üzümler çiftcilerin her birinden mahsulâtı nisbetinde ve kötü cinsinden olmak üzere ayrılarak gelecek maddede açıklandığı şekilde hamur haline getirilerek  ispirto ve şarap imaline sarf olunacaktır.
4. Madde: Üzüm İdare Meclisinin, mahsulât fazlasını tayin ve alıkoymak hususundaki görevleri,
  • Her sene Haziran ayı ile birlikte Ağustos başına kadar Vilâyetin çekirdeksiz üzüm hâsıl olan kaza ve köylerine bilirkişi memurlar gönderilerek o senenin yaklaşık hasılat miktarı hakkında toplayacakları bilgiler üzerine bir istatistik düzenlenerek yayınlanacak,
  • Çekirdeksizden başka nevi üzümlerin ve üzüm fiyatına tesir edebilecek meyvelerin o sene hasılat miktarı hakkında bilgilerin toplanması,
  • Yine aynı sene zarfında gerek Osmanlı memleketinde, gerek yabancı memleketlerde tüketilecek üzümlerin miktarının doğru bilgiler elde edilerek belirlenmesi,
  • Gerekli görülen yerlerde ambar kiralanarak el konulan mahsul fazlasının stoklanması ve muhafazası,
  • Her sene nihayetinde yapılan bütün işlerin bilançosunu tanzim ve İdare Meclisine tasdik ettirdikten sonra yayınlanması, alıkonulan üzüm mahsul miktarının üçte ikisinin uygun vasıtalar ile ile hamur haline getirilerek yerli ispirto ve şarap imalatcılarıyla diğer ortaya çıkacak taliplere açık arttırma ile satışı ve üçte birinin dahi gelecek sene mahsulünün olgunlaşmasına ve miktarının belirlenmesine kadar ihtiyat olarak saklanmasıyla yeni hâsılat, 45 bin tondan noksan olduğu ortaya çıktığında, iş bu üçte birlik hâsılat ile noksanın tamamlanması üzere tüccara ve fazla olursa, bahsedildiği şekilde hamur haline getirilerek ispirto ve şarap imalatcılarına, aynı şekilde ortaya çıkacak taliplere açık arttırma ile satışından ibarettir.
5. Madde: Elkoyma işlemi özellikle çekirdeksiz üzüm mahsulü için olup, diğer nevi üzümlerin hakkında alınmasına lüzum görülecek koruma tedbirlerine dair Üzüm İdaresi Meclisi'nin sunacağı değerlendirme üzerine Hükümetçe gerekli ve mümkün olan destekleme dahi uygulanacaktır.
6. Madde: Çekirdeksiz üzüm mahsulünün 45 bin tondan fazlasının alıkoyma işlemi, Aşar hakkındaki kaideye tabi olacak ve elkonulan mahsulatın öşür vergisi gelecek madde gereğince alınacaktır.
7. Madde:  Elkonulan ürünler satıldıkça, isimler Osmanlı Bankası'na teslim edilerek sene sonunda İdare Heyeti tarafından ibraz olunacak hesap cetveli, Vilayet İdare Meclisi'nce tasdik edildikten sonra ortaya çıkacak Net Gelirin nihayet yüzde yirmisi ilânat ve neşriyata ve diğer yüzde yirmisi üzüm ürününün geleceğinin sağlanmasına ait girişimlere sarf edilebilmek üzere ihtiyat akçesi olarak saklanacak ve kalanın bedelinden öşür vergisine karşılık gelen miktarı Aşar İdaresine teslim olunduktan sonra; üst tarafı, elkonulan mahsulatın sahiplerine teslim edilecektir.
8. Madde: Üzüm İdaresinin hesapları ve işlerine ve işbu kanunun uygulama hükümlerine nezaret etmek üzere gerek duyulursa Vilayet İdare Meclisi'nce bir komiser tayin edilecektir.

1910 yılında meclisce kabul edilen bu yasa uygulamaya geçilmesine fırsat bulunamadan patlak veren Trablusgarp, Balkan Harpleri, 1. Dünya Savaşı ve arkasından gelen işgal yılları üzümcülüğümüze de büyük sekteler vurmuştur. Öyle ki 1. Dünya Savaşı öncesindeki üretilen kuru üzüm üretim miktarına ancak 1950'li yıllarda tekrar ulaşabilmiştir.

1910'da Türkiye’de yasalaştırılan ama hayata geçirilemeyen Üzüm İdaresi benzeri bir düzenleme ABD’de 1937 yılında yasalaştırılıp 1949’da hayata geçirilmiştir. Serbest piyasa düzeninin bayraktarı olan ABD için böyle bir müdahale kurumu garip karşılanabilir. 1. Dünya Savaşı'nda fiyatların yükselmesi ile birlikte Amerikan çiftcisinin kuru üzüm üretimine yönelmesi neticesinde 1914 yılında 90 bin ton olan ABD kuru üzüm üretimi 1928 yılında 302 bin tona çıkmıştır. Ancak o yıllarda ABD’de patlak verip tüm dünyayı da etkileyen ‘Büyük Buhran’ yıllarının etkisi ile tarımsal ürünlerinin fiyatlarının düşdüğü ve Amerikan üreticisinin ürettiği üzümün ancak %75’ini güçlükle satabildiği bilinmektedir [6]. Bu durum üreticileri kollayan fedaral bir piyasa düzenlemesinin yapılması sonucunu doğurmuştur. Aynı dönemde Türkiye’de liberal çizgiden uzaklaşarak Devletçilik politikasını benimsemiş olması bu-hran yıllarında devletlerin ekonomik düzene müdahale etmek zorunda kaldığını göstermektedir.
 
Raisin Administrative Comittee (Kuru Üzüm İdari Heyeti)

Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinde 809 bin dekar alanda 3000 üreticinin üzüm bağlarında yetişen kuru üzümlerin idaresi Fresno şehrinde bulunan Kuru Üzüm İdari Heyeti (Raisin Administrative Comitte) adı verilen bir kurul tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu kurul 1937 tarihli Tarımsal Pazarlama Sözleşmesi Yasası (Agricultural Marketing Agreement Act of 1937)  yetkisi altında 1949 yılından beri faaliyetine devam etmektedir. Kuru Üzüm İdari Heyeti (KİH)  35 üretici, 10 işleyici (handler), 1 pazarlık kurumu  yöneticisi ve bir de Halk temsilcisi olmak üzere 47 kişiden oluşmaktadır. Bu heyet piyasaya arz edilecek kuru üzüme gerek gördüğünde sınırlama getirerek fiyatın korunmasını sağlamaktadır. Stoğa ayrılan üzümler hükümetin okul yemek programları, sosyal yardımlar ve ihracat gibi yöntemlerle satılıp elde edilen getiriden reklam ve promosyon giderleri ile KİH’in diğer masrafları düşüldükten sonra  kalan tutar üreticilere dönmektedir. KİH’in idari ve tatbik görevleri vardır. Gerektiğinde mevzuatın hüküm ve şartların değişimi için öneride bulunur. Heyet işlerin yönetimi ve denetimi için bir Başkan/Genel müdür ve destek personeli atar. Mevzuatın kapsamında doğal ve işlenmiş kuru üzümlerin asgari kalite ve durum standartları koşulları, piyasaya arz edilecek kuru üzüm miktarını kontrol düzenlemeleri, gönüllü derivasyon, ihraç değişimi, ve satış teşvikleri şartları yer almaktadır. Asgari kalite ve durum standartları düzenlemesi tüketiciye sunulan ürünlerin sağlıklı ve yüksek kaliteli olduğundan emin olmak için kurulmuştur. Bu standartları karşılamak için ıslah edilemeyen ürünler normal pazarın dışındaki uygun yerlere dağıtılır [4].

Sisteme İsyanın adı:  Marvin Horne

Günümüzde buhran yılları çok gerilerde kaldı ve hiç bir üretici  buhran yıllarını hatırlamıyor. Artık ABD’de bu müdahaleci sisteme itiraz sesleri yükseliyor. Marvin Horne adlı üreticinin başlattığı ve hukuk zemininde devam eden bir mücadelenin medyadaki yansımalarından görüleceği üzere bu sistemin üreticileri memnun etmediği ve artık kaldırılması gerektiği ifade ediliyor [7,8]. Marvin Horne adlı üretici, üreticilerin ürünlerinin %47’sinin, ulusal kuru üzüm stoğuna devredilmesinin kararlaştırıldığı 2002-2003 sezonunda itibaren isyan bayrağını çekmiş ve ürününün tamamını satmıştır. (KİH 2003 yılında ürünlerin %47 sinin 2002’de %37’sinin, 2001 yılında ise %47’sinin rezerve ayrılmasına karar vermiştir. Marvin Horne davası ortaya çıkana kadar KİH’in (1991-2004) stoğa ayırma oranı ortalaması %26.8 iken davadan sonra (2005-2014) bu oran ortalamasının %7 düzeyinde kalması ve son 5 yıldır rezerv oranının %0 olması anlamlıdır). Hükümet kestiği para cezaları ile harekete geçmiştir. Marvin Horne ve Tarım Bakanlığı arasındaki dava mevcut uygulama ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine taşınmış ve 22 Haziran 2015’de Yüksek Mahkeme Marvin Horne lehine karar vermiştir. Kararda Horne’nün üzümlerine el konulmasının anayasanın 5. maddesinde belirtilen ‘Hiç bir özel mülkiyet kamu yararı için tazminsiz olarak elkonulamaz’ hükmüne aykırı olduğu  belirtilmiştir [9].

Acaba ABD’nin vazgeçmek üzere olduğu bir sisteme mi talibiz? Sonuçta üreticinin ürününün bir kısmına el konulması ve el konulan üzüme karşılık bir sene sonra ve kesintilerden kalan bakiyenin ödenmesi üreticiyi nasıl memnun edecektir? Kriz döneminde ölümü görüp sıtmaya razı olabilecek üretici herşey yolunda olduğunda kazancından feragat etmek istemeyebilir. Türkiye için sektör paydaşlarının önerdiği müdahale kurumu düzenlemesi nasıl olacaktır? Böyle bir düzenlemeye gerçekten ihtiyaç var mıdır? Yapılacak düzenleme ‘düzenlemenin etkilediği hedef kitleyi en az derecede rahatsız etmeli’ ilkesine ne kadar uyacaktır. Bu konuda yapılacak sosyo-ekonomik araştırmaların faydalı olacağını düşünüyorum. Böylece kalıplaşmış beyanatlar dışında daha analitik değerlendirmelere de sahip olabiliriz.


Kaynaklar:
  1. http://bit.ly/1N1XCTL
  2. http://bit.ly/1N1XGmt
  3. http://bit.ly/1WZim1E
  4. http://bit.ly/1EoYWx3
  5. http://bit.ly/1LBV37z
  6. Reşat. Kuru Üzüm.1. Ziraat Kongresi Uzman raporları. Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti.1931.
  7. http://fxn.ws/1MUaWbi 
  8. http://econ.st/1C60qXK 
  9. http://onforb.es/1NZQKTO
 
Görseller:
  1. http://on.wsj.com/1KtciJB
  2. http://bit.ly/1PZhSUt
  3. http://n.pr/1dcMkfp

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.