DÜNYA ve TÜRKİYE BAĞCILIĞI

Dünya’da çok geniş bir alanda yapılmakta olan bağcılıkta asma veya omca (Vitis sp.) denilen bitki yetiştirilmektedir. Milyonlarca yıl öncesine dayanan asmanın anavatanı konusunda birbirinden çok farklı görüşler bulunmakta; lakin çok büyük form zenginliği göstermesi sebebiyle de anavatanı olarak Kafkasya, Hazar Denizi’nin güneyi ve Kuzey Doğu Anadolu yöreleri gösterilmektedir. Fakat 20. YY'da bu konuda yapılan jeolojik ve arkeolojik araştırmalar sonunda günümüzden yaklaşık 60 milyon yıl öncesinde bile asmanın dünyanın bir çok yöresinde yetişmekte olduğu tespit edilmiştir.
 
İlk insan yaşamının başladığı 10.000 yıl önceki dönemden kalma olduğu tespit edilen pres artığı üzüm çekirdekleri bize üzümden şarap yapılmasının insanlık tarihi kadar eski olduğunu ve bağcılık kültürünün de bu yıllarda Anadolu’da başladığını göstermektedir. Bağcılığın tarihi Anadolu uygarlıkları ile iç içedir. M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu’ya gelerek 600 yıllık büyük bir uygarlık yaratan Hititlerden, bağcılığın önemini anlatan çok sayıda arkeolojik buluntu günümüze kadar ulaşmıştır. Ayrıca, bu döneme ait kaya resimleri ve heykellerde, üzüm ve şaraba ait figürlerin yer alması, Hitit kanunlarında bağların ve ürünün korunmasına yönelik özel hükümlere yer verilmesi, Boğazköy metinlerinde kuru üzümden söz edilmesi, sosyal ve ekonomik açıdan Anadolu bağcılığının önemini günümüze taşıyan diğer belgelerdir. Arkeolojik buluntulardan Anadolu’da Hititler zamanında asma ve şarabın büyük önem taşıdığı, M.Ö. 1800–1550 yıllarında bağcılığın çok gelişmiş olduğu, dini merasimlerde ve sosyal yaşantıda üzüm ve şarabın tanrılara adak olarak sunulduğu kaydedilmektedir. Hititler bağ ve bahçe gibi varlıklarını korumak için bugünkü anlayışa uygun tarım yasalarını da uygulamışlardır (Oraman 1965, Akşit 1981). Yozgat Alişar’da elde edilen kazılardan M.Ö. 1800–1600 yıllarına ait üzüm salkımı şeklinde şarap ve içki kabı bulunmuştur. Bütün bunlara ek olarak Çorum Alacahöyük’de kral mezarlarından M.Ö. 2300 yıllarına ait altın şarap bardağı ile şarap testisinin bulunması, Ege ve Marmara bölgesinde bağcılığın geliştiği yörelerde (Lapseki, Çanakkale, Bergama, Aliağa ve Dikili, Bozcaada, Çeşme, Karaburun ve Seferihisar ‘da) basılan paralar üzerinde üzüme, şarap kabına ve Amfora yer verilmiş olması bağcılığa ve şaraba verilen önemi göstermektedir.
 
Osmanlı dönemi bir İznir seramiği
 
Hititlerden sonra Anadolu, çeşitli uygarlıklara yurt olmaya devam etmiştir. Bunlardan Frigya ve Pers uygarlıkları ile Helenistik dönem boyunca bağcılık, önemini korumuştur. Avrupa için çok farklı ve yeni olan sofralık üzüm yetiştiriciliği Osmanlı İmparatorluğu döneminde Balkanlardan İtalya, Fransa ve İspanya’ya kadar yayılmıştır. Selçuklu ve Osmanlı süslemelerinde asma yaprağı ve üzüm salkımı önemli figürler olarak yer almıştır. Bağcılık kültürünün Anadolu’nun batısındaki yayılışında Anadolu’dan Girit ve Ege adalarına göç ederek Minos uygarlığının (M.Ö. 2200–1400) kurulmasına öncülük eden Hititlerin büyük etkisi olmuştur. Minos uygarlığının Girit’te başlattığı bağcılık, daha sonra Mora Yarımadası ve Trakya’ya yayılmıştır. Deniz ticaretinin önde gelen toplumları olan Yunanlılar ve özellikle Finikeliler, bağcılık kültürünü Akdeniz’in batısına taşımışlardır. Fransa’da ilk bağlar M.Ö. 500 yıllarında Yunanlı göçmenler tarafından kurulmuşsa da, bu ülkede bağcılığın gelişmesinde Romalılar daha etkili olmuştur (M.Ö. l.YY.). Roma İmparatorluğu’nun gelişmesiyle birlikte bağcılık, Almanya’nın Ren Vadisi’ne ulaşmıştır. Bu dönemde ülkeler arası şarap ticareti Romalıların hâkimiyetinde de olsa da, imparatorluğun çöküşü ile birlikte şarap ticaretinde önemli bir gerileme yaşanmıştır ancak Avrupa’da hızla yayılmakta olan Hıristiyanlığın etkisi ile şarap ticareti yeniden canlanmıştır. Ortaçağ’da (M.S. 500–1000) bağcılık ve şarapçılık daha çok manastırın himayesinde sınırlı kalmıştır. 16. ve 19. yüzyıllar arasında Avrupa’da 30 Yıl Savaşları’nın Ren Vadisi’ndeki bağlara, 1709 yılındaki büyük don olayının ise; Fransa ve Almanya’nın kuzeyindeki bağlara büyük zarar vermesine ve 1868’de ilk olarak Fransa’da hızla yayılan filokseraya rağmen bağcılık, Avrupa’daki önemini ve gelişimini günümüze kadar sürdürmüştür.
 
Dünyada Bağcılığın Yayılım Alanı
 
Dünyada bağcılık genel olarak kuzey yarım kürede 20–52, güney yarım kürede ise 20-40 enlem dereceleri arasında yayılmış bulunmakta (Winkler, 1974). Sıcaklık bağcılığın dünyada bu enlem dereceleri dışına doğru yayılmasını önleyen en önemli faktördür.
Bağcılık için yerkürenin en elverişli iklim kuşağı üzerinde bulunan ülkemiz, kültür asması (Vitis vinıfera L.) ve bağcılık kültürünün anavatanı olması nedeniyle zengin bir gen potansiyeline sahiptir ve iklim koşullarının uygun olması ve asmanın heterozigotik yapısından dolayı çok geniş çeşit ve tip zenginliğine sahiptir. Üzümlerde çekirdeksizlik, erkencilik, geççilik, verim ve kalite yüksekliği çok önemli genetik karakterler olup, bu karakterler ilk defa Anadolu’nun lokal çeşitlerinde ortaya çıkmış ve yayılmıştır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yapılan çeşit belirleme çalışmalarında ülkemizde 1200’ün üzerinde üzüm çeşidi veya tipinin mevcut olduğu bilinmektedir.
 
Dünya ve Türkiye Üzüm Üretim Alanı Miktarı
 
Türkiye 2011 yılı istatistiklerine göre dünya 7.098.755 ha’lık bağ alanları içinde 472.545 ha’lık bağ alanı varlığı ve 69.093.293 ton’luk dünya yaş üzüm üretiminin 4.296.351 ton luk kısmıyla önemli bir bağcı ülke konumundadır (FAO, 2012).
Wines of Turkey'nin hazırlamış olduğu Türkiye bağ haritası
 
Dünya’da üretim alanı olarak İspanya, Fransa, İtalya, Çin ve Türkiye ilk beş büyük üretici ülke olarak göze çarpmaktadır (Çizelge 2). Ülkeler üzüm üretim miktarı açısından değerlendirildiğinde Çin, İtalya, ABD, Fransa, İspanya ve Türkiye olarak sıralanmaktadır. Bu ülkelerden Fransa ve İspanya şaraplık üzüm üretimi ile ön plana çıkarken, İtalya sofralık ve şaraplık, ABD ve Çin sofralık, kurutmalık ve şaraplık ve Türkiye ise hem sofralık hem de kurutmalık üzüm üretimi ile öne çıkmaktadır. Arjantin, Şili ve Güney Afrika Cumhuriyeti Güney yarım kürede bağcılığın gelişmiş olduğu ülkelerdir ve buralarda da sofralık, şaraplık ve kurutmalık amaçlı üretim sırasıyla önem taşımaktadır.
Ülkemizde üretilen toplam yaş üzümün %52,8’i sofralık, %36,4’ü kurutmalık, %10,8’i  şıralık-şaraplık olarak çeşitli gıda ürünleri elde etmek amacıyla kullanılmaktadır. Üzümün diğer değerlendirme ürünlerinden pekmez, sucuk, reçel, köfter, bastık, samsa, pestil vb. yoğun olarak iç pazarda tüketilmektedir.
 
Çizelge 2. Dünya Bağ Alanları (ha) 2011
  1
İspanya
963.095
2
Fransa
764.124
3
İtalya
725.353
4
Çin
596.900
5
Türkiye
472.545
6
ABD
388.539
7
İran
227.000
8
Arjantin
218.000
9
Şili
202.000
10
Portekiz
179.472
 
Dünya Toplam
7.098.755
Kaynak: www.faostat.fao.org
 
Ülkemiz dünyada çekirdeksiz kuru üzüm üretimi ile bilinmekte ve yıllar itibariyle değişmekle birlikte üretim açısından birinci veya ikinci, ihracat açısından ise birinci durumdadır. Dünyada 20-52 kuzey, 20-40 güney enlem dereceleri arasında yer alan A.B.D., Şili, Güney Afrika, Avustralya, Türkiye, Yunanistan ve İran önemli çekirdeksiz kuru üzüm üretici ülkeleridir 
Çekirdeksiz üzümün üretimi için özel ekolojik şartlar gerektiğinden bu ülkelerin üretimleri de bu koşulları sağlayan özel bölgelerde olmaktadır. Çekirdeksiz kuru üzüm hasadı, kuzey yarım küresi ülkelerinde Ağustos- Eylül aylarında, güney yarım küresi ülkelerinde ise Mart, Nisan aylarında yapılmaktadır. ABD’de Kaliforniya’nın San Joaquin Valley bölgesi, Yunanistan’ da Polopenez, Korent kesimleri ve Girit Adası, Avustralya’ da Yeni Gal ve Victoria bölgesi, İran’ da: Güney Azerbaycan, Horosan ve Şiraz, Türkiye’de Ege Bölgesi üretim anlamında en yoğun bölgelerdir.
 
Çizelge 4. Dünya Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretimi 2012 (1000 ton) 
Ülke
Üretim (ton)
ABD
343.064
Türkiye
289.952
Çin
150.000
İran
135.000
Hindistan
135.000
Şili
60.000
Arjantin
29.000
Özbekistan
25.000
Güney Afrika
21.200
Avustralya
13.600
Yunanistan
5.000
Dünya Toplam
1.206.816
 
Çizelge 5. Tarım Bölgelerine Göre Bağ Alanı ve Üzüm Üretim Miktarları
 Bölgeler
 
2008-2012 Ortalaması
Oran
(%)
Sıra
ORTAKUZEY
Alan
32.539
6,84
6
Üretim
154.416
3,67
7
 EGE
Alan
149.249
31,38
1
Üretim
2.067.992
49,15
1
 MARMARA
Alan
18.735
3,94
7
Üretim
197.923
4,71
5
 AKDENİZ
Alan
103.323
21,72
2
Üretim
820.96
19,53
2
KUZEYDOĞU
Alan
1.165
0,25
8
Üretim
7.565
0,18
8
GÜNEYDOĞU
Alan
75.977
15,97
3
Üretim
408.078
9,71
3
KARADENİZ
Alan
1.012
0,21
9
Üretim
4.486
0,11
9
ORTADOĞU
Alan
35.522
7,5
5
Üretim
194.538
4,63
6
ORTAGÜNEY
Alan
58.135
12,22
4
Üretim
347.527
8,27
4
TÜRKİYE
 
Alan
475.657
100
 
Üretim
4.203.485
100
 
Ülkemizde yer alan 9 tarım bölgesi içinde hem alan, hem de üretim yönünden Ege Bölgesi birinci sırada gelmektedir. Sadece bu bölgemiz bağ alanlarının %31,38’i üzüm üretiminin% 49,15’ine sahiptir. Modern bağcılık tekniği sayesinde dekara ortalama kuru üzüm verimi bazı yerlerde 1.000 kg’ın üzerine çıkmıştır. Son yıllarda tesis edilen hemen hemen bütün bağlarda telli terbiye sistemleri kullanılmaktadır. Bölgede kurutmalık üzüm yetiştiriciliği yaygın olarak yapılmakta olup, %90 oranında yuvarlak çekirdeksiz üzüm çeşidi üretilmektedir. Toplam kuru üzüm üretiminin %85’lik bölümünü ithal eden en büyük alıcılar ise İngiltere, Hollanda ve Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ülkeleridir. Sofralık olarak ise Manisa’nın Alaşehir, Sarıgöl ilçeleri, Denizli’nin Buldan ve Çal ilçeleri yoğun üretim yapan ve ürünlerini dış pazarlarda değerlendiren yörelerdir. Sofralık olarak Sultani Çekirdeksiz üzüm çeşidi olmak üzere Superior Seedless, Trakya İlkeren, M. Palieri, Red Globe ve Crimson Seedless gibi çeşitlerin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Ege Bölgesi son yıllarda şaraplık bağcılık açısından da önemli gelişmeler içerisindedir. Denizli’nin Güney ilçesi, İzmir’in Kemalpaşa, Urla ve Çeşme ilçeleri ve Manisa’nın Turgutlu ilçelerinde geniş alanlarda modern şaraplık amaçlı bağlar tesis edilmiştir.
 
Bağ alanı ve üretim açısından ikinci sırada gelen Akdeniz Bölgesi özellikle erkenci üzüm yetiştiriciliği açısından önemlidir. Örtü altı bağ yetiştiriciliği son yıllarda artmıştır. Yalova İncisi ve Trakya İlkeren Superior Seedless çeşitleri ile Mayıs ayı sonunda ilk turfanda ürün alınabilmektedir. Akdeniz Bölgesi’nde yayla bağcılığı konusunda da gelişmeler vardır.
Marmara Bölgesi’nin Trakya kesiminde şaraplık, Anadolu tarafında ise orta mevsim ve geç mevsimde olgunlaşan sofralık üzüm çeşitleri yetiştirilmektedir. Tekirdağ ve Edirne’de şaraplık üzüm üretimi çok yaygındır ve ürünler genellikle özel sektöre ait şarap fabrikalarında değerlendirilmektedir. 
 
Elazığ, Diyarbakır, Mardin, Gaziantep, Kilis ve Malatya illeri Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde önemli bağ alanlarına sahip illerdir. Özellikle kurutmalık çekirdekli çeşitlerle birlikte, Öküzgözü ve Boğazkere gibi uluslararası alanda bilinen kaliteli şaraplık çeşitlerin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bağcılıkta son yıllarda ortaya çıkan büyük değişimlere rağmen, Türkiye bağlarının büyük bölümünde, mekanizasyona elverişli olmayan ve verim seviyesinin düşük olduğu terbiye şekilleri kullanılmaktadır. Oysa verimlilik açısından insan iş gücünün azalması mekanizasyonun artması gerekmektedir. Bunun için geleneksel terbiye şekli olan Goble vb. sistemlerden yüksek telli sistem bağcılığa geçilmelidir. Özellikle sofralık üzüm üretiminde çardak terbiye şekli verim ve kalite açısından teşvik edilmelidir.
 
KAYNAKLAR
 
Akşit,İ. 1981. Hititler. Türkiye’nin Tarih Hazineleri Orta Anadolu Uygarlığı, Sandoz yayınları:2, 160 s
Anonim, 2012, TUİK Kayıtları.
Anonim, 2010, Ege İhracatçı Birlikleri kayıtları.
Oraman, M.N., 1965. Arkeolojik Buluntuların Işığı altında Yürkiye Bağcılığının Tarihçesi Üzerinde Araştırmalar-I.                         Ankara Ün. Ziraat fak. Yıllığı 15(2): 96-108 s
Winkler A.J., Cook, J.A., Klıewer, W.M. & Lıder, L.A., 1974, General Viticulture, Univ. Calif. Press. Berkeley, Los                               Angeles.
http://www.faostat.fao.org
 
Manisa Bağcılık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü, e-mail: skarabat@gmail.com 

 

BAĞCILIK VE KURU ÜZÜM İLE İLİGİLİ OKUNMASI GEREKLİ MAKALELER
 
 
 

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.