Bir Bağbozumu Hikayesi

Ölmek ve toprağa kavuşmak,
Yeniden dirilip, göğe erişmek için dallarını büyütmek,
Bu iki uç arasında hiç bitmeyen bir yolculuk...
 
Sonbahar, güneşin yakıcı ışıklarınının eğiminin azaldığı, hafif serinleten rüzgarlara bıraktığı mevsimdir. Uzun kollu giysilerin giyilmeye başlandığı, okulların açılma telaşının yaşandığı, günlerin erken geceye yaslanmasıdır sonbahar. Ama biz şarap dostları için sonbahar demek Bağbozumu demektir. Üzümün bağda başlayıp şişede sonuçlanacak olan o muhteşem yolculuğunun ilk adımıdır ve bu nedenle şarap aşıkları için çok önemli bir mevsimdir sonbahar.
 
Tarihçe

Bağbozumu dendiğinde ilk akla gelen Olimpos tanrılarından Dionysos’dur; bağbozumu tanrısı olarak da tanınan Dionysos, Yunan Mitolojisi’nde Şarap Tanrısı’dır. Tanrılar tanrısı Zeus’un, Thebai kralı Kadmos ve Harmonia dan olma kızı Semele ile yaşadığı yasak aşkın meyvesi olan Dionysos, Hera’nın hiddetinden korunmak için uzaklarda Nysa isimli bir dağ yamacına gönderilmiş ve burada su perileri Nymph'ler, Maenad'lar ve Cupid'ler arasında büyümüş ve böylesine bir ortamda şarabı bulmuştur.
 
“Ben Lidya’nın altın ovalarından geliyorum. Vatanım Lidya’dır”
der Dionysos.
 
Friedrich Nietzsche “Tragedyanın Doğuşu” adlı yapıtında Apollon ve Dionysos’u inceler. Bu tanrıların anlamsal açılımlarını yeniden ele alır. Nietzsche'de Apollon biçimin, uyumun ve kontrolün, Dionysos ise taşkın ve coşkun duyguların, tutkunun simgelendiği iki kavramdır. Nietzsche'ye göre bu iki öğe, tabiatın yaratış/yıkış süreçlerini devindirir. Dionysos, sembolü olan asma ağacı gibi ölüp yeniden dirilir, bu nedenle ölümün ve yaşamın yenilenmesi tanrısı olarak da bilinir.
 
Dionysos bir doğa tanrısıdır. Onun simgelediği asıl büyük kuvvet doğanın kendisi değil, insanla doğa arasında bir ilişki ve uyum içinde birlikte yaşayabilme ve bundan keyif alma yolculuğudur. Bu yolculukta en önemli arkadaşı tahmin edebileceğiniz gibi şarap ve sarhoşluktur. Hal böyle olunca, bağlardan şarabı elde etmenin günü geldiğinde, şenlikler, eğlenceler ve bağların yeniden dirilişinin başlangıcı diye kabul edebileceğimiz bağbozumu yüzyıllardan beri yapılagelmiştir.

Bu şenliklerin insanın tüm duyularına hitap edebilecek yapıya gelmesi çok uzun sürmedi. Şiir, müzik, sanat, yarışma, yemek, sarhoşluk bu şenliklerin vazgeçilmez unsurları olarak evrildi. Gerek çizimler,  yazılı belgeler ya da nesillerden günümüze gelen bilgiler, bu törenlerde kullanılan tef, davul ve kaval gibi sazların Anadolu kaynaklı olduğunu göstermektedir. Yılda sadece bir kez gerçekleşen ve tüm yıl harcadığınız emeğin ürününü alacağınız bu şenlikler bir çok sanatçıya ilham olmuş ve yıllar içersinde sayısız yapıt üretilmiştir.
Günümüzde

Bir kaç yıldır sevindirici bir gelişme olarak Anadolu’nun değişik yerlerinde Ağustos ve Ekim ayları arasında bu şenlikler artan bir çoşkuyla kutlanmaya başlandı. Gerek turizmi canlandırması gerekse bağcılık kültürüne katkısı açısından çok faydalı olduğu kesin olan Bağbozumu gezileri giderek popüler olmaya başlamış ve alternatif turizm listelerine girmiştir.
 
Bu geziler ve bağbozumu şenliklerine katılım şarabın sadece marketten satın alınan ve tüketilirken zevk alındığı bir içecek olmaktan ileriye taşıyarak, tüm bir yıl içersinde bağın aldığı yağmur miktarı, güneşli gün sayısı, hastalıklarla mücadele dolu geçen bir ürünü tanımak isteyenler için önemli bir fırsat.
 
Şarap Amaçlı Bir Grup

2004 yılında temelleri atılan bir grup var, ismi EvdeŞarap. Bu grubun temel amacında Anadolu kültürünün bir parçası olan ve gittikçe unutulan şarap ile ilgili herşey yeralmaktadır. Bu temel amacın açılımı olarak “şarap kültürü" ve "yeme-içme kültürü" ile yazışmalarda, ülkemizde keşfedilmeyi bekleyen lezzetlere yolculuklar yapılmaktadır. Grubumuzda yapılan yazışmalar dışında, üyeler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve amatör olarak şarap üretim aşamasında yaşanan tecrübelerin paylaşılması için aylık Şarap Tadım toplantıları düzenlenmesi, panel düzenlenmesi, Şarap Bağbozumu gezileri düzenlemesi gibi faaliyetler yapılmaktadır.
 
İzmir EvdeŞarap grubu 5. İzmir Bağbozumu Şenlikleri düzenlemiştir.
 
Bu sene EvdeŞarap grubu İzmir’de yerleşik şarap severler için beşincisi olmak üzere 31 Ağustos 2015 Pazar günü bir bağbozumu düzenlemiştir. Yaklaşık 50 kişi sabah saat 07:00 de bağda buluşup sabah sessizliği ve serinliğinde kesilmeyi bekleyen üzümler ile güne başlamışlardır.
 
Bağları bozmak tüm yıl bouyunca her türlü şarttan sağ kalıp bize o dünyanın en güzel içkisini sunan omcaları önce kutsamak ardından bize verdiği bu hazzı şölene döndürmek anlamını da içerir. Dionysos gibi önce ölüp sonra tekrar dirilen yapraklar hayatın hiç bitmeyen evrimini özetler. Dionysos aynı zamanda değişim, yaratma ve yıkma, hareket, yaratıcı taşkınlık, kendinden geçme, birlik/birleşmeyi temsil eder. Biz de Dionysos’un açtığı bu yoldan heyecan, emek ve keyifle ilerliyoruz.
Dolayısıyla “Bağı bozmak” her ne kadar rahatsız edici bir sözcük gibi dursa da, aslında tam anlamıyla yeniden doğuşun lirik bir ifadesi olarak algılanabilir. Bu bağla buluşma aslında son değil yeni bir başlangıcın ilk adımı olarak ta kabul edilebilir. Bağ bozumuna katılan şarap dostları gençler, yaşlılar, çocuklar ellerinde makaslar omcaların arasına girdiklerinde hafif bir müzik onlara eşlik etmektedir. Dionysosçu sanatların başında, göze değil kulağa hitap eden müzik gelmektedir. Bu geleneği EvdeŞarap grubu devam ettirmektedir. Müzik denilen uğraş dünyanın bir yinelemesi ve yeni bir biçime sokulması değil midir? Bu ortamda kesilen üzümler toplanıp ikinci yolculuğuna başlayacak yere taşınmaktadır. 
Toplanan üzümler saplarından ayrılıp tanelerinin patlatılacağı bir soraki aşamasına doğru kasalar içinde gelmiştir. Katılımcılardan ilk defa amatör olarak şarap yapanların varlığı düşünülerek EvdeŞarap grubu olarak maya, maya besini, kükürt metabisülfit gibi yardımcı malzemeler kendilerine anlatılarak teslim edilmiştir.  Ayrıca tüm aşamaları özetleyecek bir animasyon DVD'si verilmiştir. 
Sabah kesilen, saplarından ayrılan ve taneleri patlatılan üzümler mayşe ya da cibre aşamasına gelmiş olarak katılımcıların bidonlarına aktarılarak şarap olmaya adım atmışlardır. Bu yorucu ama zevkli uğraşı paylaşan katılımcılar biraz nefes almak için ve yükselen güneşten kendilerini korumak için bağ alanı içersinde muhtelif yerlere dağılarak biraz dinlenme fırsatı bulmuşlardır. Bu arada saatler 12:30'u gösterirken yavaş yavaş Bağbozumu Şenlikleri'ne devam edeceğimiz yemek alanına geçiş yapılmıştır.

Bundan sonra sıcak sohbetler ile yemek ve kendi yaptığımız şarapların tadımı ile şenlik devam etmiştir. Karnımızı biraz doyurup rahatladıktan sonra bir yarışma sorusu ile devam edilmiştir. Yarışma sorusu olarak “Şarabı tarif eden en iyi ve en kısa cümle”yi yazmalarını istediğimiz katılımcılar, yaratıcı örnekler sergilemişler ve dereceye girene ödüller verilmiştir. Bunun devamında Hayyam'dan şiirler, hediye çekilişi ve devam eden konuşmaların sonucunda saat 17:00 olduğunda tüm grup bağa son bir kez bakıp gelecek sene görüşmek dileklerini iletirken, kendi amatör şaraplarını yapacakları bidonları ile evlerine dönmüşlerdir.

Bir Kaç Son Cümle

Şarap bilgisi salt kitaplarından ve okullarından elde edilebilecek bir bilgi değil.
Şarap en mürekkep yalamış kişileri dahi gülünç duruma düşürebilecek kudrete sahip bir bilgi okyanusu.
Şarap topraktan geliyor. Köklü, kökleri derinlere inen bir içecek. Bu yüzden şarap öyle uçulacak, atılacak, tutulacak bir konu değil. Doğa üzümü yaratıyor, insanoğlu onu işliyor. Şarap bağda yapılır. Dolayısıyla şarabı anlamak için herşeyden önce toprağı, üzümü anlamak gerekiyor.
Şarabı hissetmek için onu işleyen ellerin zahmetini, kızgın güneşin, dondurucu bir geceyi sabaha bağlayan saatlerde hasatı yaşamak gerek.
 
Her şişe şarap şişelenmiş bir tarih yaprağı, bir coğrafyanın üç boyutlu, beş duyulu haritası aslında.  Şarap şiirin şişelenmiş hali...
 
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Ahmet Çelikkol - 01.10.2015 17:08
Kaçırdım. Çeşmealtı - Menderes, uzak geldi, göze alamadım. Seneye inşallah.