Kış Bitmeden Dere Kıyısına Gidelim

Eskiden “yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü bize anlat” denirdi. Şimdi gördüklerimizle birlikte yediğimizi içtiğimizi de anlatıp, paylaşıyoruz.

Size yağmurlu bir günün ertesinde Bayındır’ın Yakapınar Köyü'ne gitmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Yolu kolay, İzmir’den Aydın otobanı ile Torbalı’ya, oradan Bayındır yoluna... Çiçekçilerin seraların arasında renklere bakarak ilerlerken Yakapınar Köyü tabelasını kaçırmayın. Köye gelmeden önce mezarlıktan geçeceksiniz, kabirlerin üzerindeki sundurmalar dikkatinizi çekecektir zaten. Biraz daha ilerleyin. Solda Dere Alabalık Restoran diye bir tabela göreceksiniz. İşte orası! Yolun sağında geniş bir alan var, aracınızı oraya bırakın. Dikkat! Hafta sonları karşınıza çok sayıda doğa yürüyüşçüleri çıkar.

Yağmurlu bir günün ardından gidin dememin sebebi ise renkler... Islak ve parlak, canlı kış renkleri gözünüzü okşayacak. Yağmurun ardından dere de gürül gürül su sesiyle daha coşkun akar. Korkmayın, “Yaa şimdi her yer çamurdur” demeyin. Çınar yaprakları yorgan gibi toprağı örtmüş. Sizi mekânın aile ağırlıklı olduğu konusunda bir duvar yazısı karşılar, ipsiz sapsızlara da bir uyarı bu not hani, “Ayağını denk al” diye.

Telefon görüşmeniz varsa önceden yapın, kendinizle baş başa kalacaksınız, öyle karşılıklı oturalım ama facebook, instagram, twitter ile bireysel takılalım yok. Mekân sahipleri telefonun çektiği tek noktayı tespit edip, pet şişeden telefon kutusu üreterek bir çözüm bulmuşlar.

Sarı, kahve, kızıl ıslak parlak zemin halısı yaprakların üzerinde hışır hışır gezerek etrafı bir dolanın, kendinize bir masa seçin. Yerde oturmayı sevenler dere üzerindeki ağaç ev misali ahşap localara da yerleşebilir. 
Menüde kebap köfte filan saysalar da aldırış etmeyin, alabalık isteyin. Mısır ununa bulanıp kızartılmış alabalık leziz. Dışı çıtır, içi sulu. Yanına da çökelekli salata, bol zeytinyağlı, ekmekler de taze.

Ördekler için ekmek ayırmayı unutmayın, aman sakın siz yerken masadan vermeyin, çok insancıl olmuşlar, bir masanıza çıkmadıkları kalıyor. Çocuklarınız sıkılırsa diye düşünmeyin, dere kıyısında oynamak, ördeklere ekmek vermek, ağaçlara tırmanmak yetmezse salıncak ve kaydırakları da var.

Yemeğin üzerine bir de demli çay için bizim gibi, çaydanlıkta geliyor.

Fiyatlar makul, doğa güzel, hava kapalı diye yağmur sonrası evde kalmaya değmez. Hem güzel bir gün geçirmiş olur, hem de Bayındır’a kadar gitmişken yol üzerindeki seralardan o güzelim çiçeklerden alıp siz de benim gibi balkonunuzu süslersiniz.
Görseller:
Yazara aittir.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Zehra Şengül - 08.02.2016 16:30
Doğaya davetiniz ne kadar samimi ve sıcak. Dönüşümüz hep doğaya; özümüze zira ondan yoğrulmuşuz, ayrı kalamıyoruz. Kendisini hep hissettiriyor ve bizi çekiyor. Ondan ayrı kalamayız, değiliz ki; önce ruhsal ardından da fiziksel bir yenilenme gözlemliyoruz kendimizde. Dengeleniyoruz, dinginleşiyoruz yeniden aktive oluş için... Seslenişinizle doğa(sın)dan uzaklaşmış olana tercüman olmanız sebebiyle teşekkür ediyorum.