Türkiye'de Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Sektörü ve Sorunları

Türkiye bulunduğu coğrafya ve sahip olduğu farklı iklim ve topoğrafya özellikleri nedeniyle zengin biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Türkiye florasında 174 familyaya ait 1.251 cins ve 12.000’den fazla tür ve tür altı taksonu (alt tür ve varyete) bulunmaktadır ve ayrıca birçok bitkinin de gen merkezi konumundadır. Floranın zengin bitki türü ve çeşitliliği nedeniyle doğadan toplanan ve kültürü yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler açısından büyük bir ekonomik potansiyele sahiptir. Bununla beraber ülkemizde bazı tıbbi ve aromatik bitkilerin tarımı yapılmakta bazıları da doğadan toplanmaktadır.

Zengin bitkisel çeşitlilik içerisinde tıbbi ve aromatik bitkiler önemli yer tutmakta ve Türkiye’de 500 civarında bitki türünün halk arasında tedavi amaçlı kullanıldığı bilinmektedir . Ayrıca bazı bitkiler baharat olarak veya parfüm sanayisinde kullanılmaktadır.

Birçok tıbbi ve aromatik bitki doğada yabani olarak bulunmasına rağmen, Anadolu’da uzun yıllardır anason, kimyon ve  haşhaş  gibi baharat bitkilerinin geleneksel olarak tarımı yapılmaktadır. Bunun yanında son yıllarda doğada mevcut genetik kaynaklarımızı kullanarak tarıma ve ülke ekonomisine kazandırılan bitkiler de mevcuttur. Bunların en önemlilerinin kekik,adaçayı  ve defne olduğu söylenebilir.

Tarımı Yapılarak Üretilen Tıbbi ve Aromatik Bitkiler

Tıbbi ve aromatik bitkilerinin çoğunun anavatanı Akdeniz ülkeleridir. Özellikle kekik, defne ve adaçayı bizim dağlarımızda doğal olarak yetişmektedir. O nedenle Türkiye diğer ülkelere göre çok daha avantajlı durumdadır. Ayrıca yaz aylarının sıcak ve kurak gitmesi ise, bu ürünlerin doğal kurutma (güneşde kurutma) olanağını sağlamaktadır. Çünkü tüketici doğal kurutmayı daha fazla tercih etmektedir. Hatta Ege Bölgesi'nin tüm  ekolojik faktörleri dikkate alındığında, bu bitkilerin üretilmesinin çok daha avantajlı olduğu söylenebilir.

Tıbbi ve aromatik bitki tarımını yaygınlaştırmak için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tıbbi ve aromatik bitkileri 2015 yılında ilk defa destekleme kapsamına almıştır. Tarımı yapılan bitkiler içerisinde kekik, kimyon, anason ve haşhaş ilk sıralarda yer almaktadır.

Türkiye’de kekik tek bir türe ait bitkilerden oluşmaz. Beş farklı cinse ait tür, halk arasında kekik olarak bilinmekte ve isimlendirilmektedir. Bunlar Origanum, Thymus, Satureja, Coridothymus ve Thymbra cinsine ait türlerdir.

Dünyada ise genel olarak Origanum cinsine giren türlerden elde edilen baharat oregano, Thymus cinsine giren türlerden elde edilenler thyme, Satureja türlerinden elde edilenler savory olarak isimlendirilmektedir. Ancak Türkiye’den ihraç edilen kekiğin %90 gibi çok büyük bir bölümü Origanum cinsine ait bitkilerden oluşmaktadır. Origanum’lar içerisinde de tahminen %80 gibi büyük bir paya İzmir kekiği (O. Onites, Syn. O. Smyrnaeum) sahiptir. İzmir kekiğinden sonra İstanbul kekiği veya kara kekik olarak bilinen O. vulgare ssp. hirtum gelmektedir.
Son dönemlerde tıbbi ve aromatik bitkilerin tarımının yaygınlaşmasının başlıca sebepleri  şöyle  sıralanabilir:
 
1. Ürün deseni değişikliği: 
 
1990’lı yılların sonlarında tüm Türkiye’de olduğu gibi, Ege Bölgesi'nde de tütün alanlarında kısıtlamalar (kota) getirilmiştir. Bu yıllarda  tütüncü üreticiler, tütüne alternatif ürünler araması, yöre çiftçisinin kekik tarımını tütün tarımına göre daha kolay ve kazançlı bulması, kekik ve tütün tarımının uygulamada benzer noktalarının olması, toprak ve ekolojinin kekik tarımı için uygun olması gibi faktörler rol oynamıştır.  Özel sektör (Kütaş A.Ş.) ve Denizli İl Tarım Müdürlüğünün çabalarıyla Denizli’nin rakımı yüksek(800-1200 m.) köylerinde kekik  üretim  başlatılmıştır.
 
2. Alternatif tıb’da kullanılması,
3. Tüm insanların son yıllarda doğal ve organik ürünlere yönelmesi,
4. Baharat bitkilerinin gittikçe önem kazanması,
5. İhraç olanağının fazla olması,
6. Tarımının diğer ürünlere (tütün, pamuk) göre daha kolay  ve çok yıllık olması,
7. Diğer ürünlere göre, birim alandaki getirisinin fazla olması,
8. Son yıllarda tıbbi ve aromatik bitkilere IPARD-TKDK-kırsal kalkınma projeleri kapsamında  %50 hibe desteğinin verilmesi,
9. İyi tarım uygulamaları(İTU) kapsamında tıbbi-aromatik bitki üretimi yapan çiftçilere ,Tarım Bakanlığınca dekar başına 100 TL. destek verilmesi.
 
Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Ticareti
 
Tıbbi ve  aromatik bitkiler; ilaç, gıda, kozmetik, temizlik ürünleri  ve aroma bitkisi olarak kullanılmakta olup, dünya ticaret hacmi her geçen gün artmaktadır. 2000 yılında tıbbi ve aromatik bitkiler piyasasının yıllık yaklaşık 60 milyar dolarlık bir pazar payına sahip olduğu kaydedilmiştir ki bu rakam dünyadaki yıllık ilaç pazarının yaklaşık %20’sini oluşturmaktadır. Tıbbi bitkisel ürün ve ilaçların global pazarının, yaşlanan nüfus, genel sağlık ve refah konusunda bilinçli tüketicinin artması ve ivmelenerek 2015’den sonra 90 milyar dolara ulaşması beklenmektedir.

Ülkemiz tıbbi ve aromatik bitkilerin ihracatından yıllık 140 milyon dolar civarında bir gelir sağlamaktadır. Türkiye kekik, defne, kapari, kimyon gibi bitkilerde önemli tedarikçi ülke konumda olup, en büyük geliri 56 milyon dolar ile kekik ve 32 milyon dolar ile defne bitkisinden elde etmekteyiz. 
Ülkemizden kekik adı altında en fazla ihraç edilen tür İzmir kekiği olarak bilinen Origanum onites’tir. Ayrıca doğadan toplamalara ilaveten, yaklaşık 100.000 dekarlık bir alanda yaklaşık 10.000 ton kekik üretim yapılmaktadır. Kekik ekiliş alanı ve üretim miktarlarına göre Denizli, Türkiye’nin kekik ekiliş alanının %95’ini sağlayan en önemli il konumunda olup, Salihli-Manisa ikinci sırada gelmektedir.
 
Türkiye kekik üretiminde önde gelen ülkelerden birisi olup dünya kekik ihracatında birinci sırada bulunmaktadır.  Ülkemiz, dünya kekik üretiminin %80'ini tek başına yapmaktadır. Yıllık üretilen 10-12.000 ton kekikiğin de %90’ı da, yaklaşık olarak 70 ülkeye ihraç edilmektedir.
 
Sonuç ve Öneriler

Ülkemizde gerek iç tüketimi, gerekse dış satımı yapılan tıbbi ve aromatik bitkilerin yirmi kadarının tarımı yapılmakta, diğerleri yöresel kullanımı, ticareti ve dış satımı için yüzlerce ton kök, yaprak ve çiçek doğal floradan toplanmaktadır.

Tıbbi ve aromatik bitkilerde sürdürülebilir üretim ve pazar potansiyelini yeterince değerlendirmek için bu ürünlerin istenen miktarda ve kalitede olması gerekmektedir. Türkiye’de tıbbi bitkilerin öneminin artmasına paralel olarak tarımsal çalışmalara başlanmış, özellikle son yıllarda bu bitkilerde çeşit geliştirmeye yönelik ıslah çalışmalarında artışlar gözlenmiştir. Kekik, anason, kişniş gibi birçok tıbbi ve aromatik bitkide standarda uygun çeşitler geliştirilmiştir. Ayrıca; tıbbi ve aromatik bitkiler alanında faaliyet gösteren üretici, toplayıcı, ihracatçı, sanayici, araştırmacı ve diğer tüm paydaşların koordinasyonunu sağlayacak bir sistem ve araştırma sonuçlarının pratiğe aktarılması için, araştırıcı, sanayici, üretici arasında bilgi akışını sağlayacak yayın sistemi oluşturulmalıdır.

Tıbbi aromatik bitkiler konusunda çalışmalar diğer kültür bitkilerine göre daha az ve yenidir. Zirai Araştırma Enstitüleri, bazı Ziraat Fakültelerinin Tarla Bitkileri Bölümleri bu konuda temel araştırmalar yapmaktadırlar, ancak yeterli değildir.

Söz konusu bitkilerin 3 temel sorunu bulunmaktadır. Bunlar,
 
1.Genetik materyal (tohumluk - fide) yetersizliği:
Öncelikle kekik, adaçayı, savory, taragon vb. bitkilerinin genetik materyal (tohum, fide, çelik) sıkıntısı bulunmaktadır. Bu bitkiler bir kalite ve aroma bitkisi olduğundan yağ içerikleri de önemlidir. O nedenle resmi kuruluşların özek sektör ile işbirliği yapmaları gerekmektedir.  Kekik açısından olayı incelersek: kekiğin çok farklı türleri vardır. Örneğin Origanum onites, Origanum vulgare,Origanum marjoram.,Origanum syriacum gibi. Söz konusu bu kekikler için de tohumluk üretimi yeterli değildir.

Ayrıca, adaçayında yağ oranı en az %2 olmalıdır ki, yurtdışı pazarlarında değer bulabilsin. Ancak Türkiye’de  ekimi-dikimi yapılan adaçaylarında %2 ve üzerinde  yağ oranı içeren,  adaçayı varyetesi  ve yeterli tohumluğu bulunmamaktadır.
 
2.Zirai mücadele sorunları:
Denizli’de yer yıl 100.000 dekar alanda kekik üretimi yapılmaktadır. Her üründe olduğu gibi kekiğin de bazı hastalık, zararlı ve yabancı ot sorunu bulunmaktadır. Kekik çiftçileri de sorunlarını  çözmek için bazı zirai ilaçlar kullanmaktadır. Ancak Türkiye’de kekik ve adaçayı gibi tıbbi bitkiler için ruhsatlı hiçbir pestisit bulunmamaktadır. Durum böyle olunca, üretici bilinçsiz bir şekilde zirai ilaç kullanmakta olup, kalıntı sorununun önüne geçilememektedir.

3. Tağşiş (yabancı madde karıştırma) problemi:
Bazı firmalar kekiğin ve/veya diğer  tıbbi- aromatik bitkilerin içerisine zeytin yaprağı, mersin yaprağı, çilek yaprağı veya cistus yaprağı katarak, ucuza mal etmekte; haksız rekabet oluşturmakta ve pazarlamaktadırlar. Hatta bu konu İngiltere basınında tirajı yüksek gazetelerde haber konusu olmuştur. Böylesi  olumsuz durumlar ülkemizin dış dünyadaki  imajını zedelemektedir.

İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının bu konularda yeterli önlemi alması tıbbi ve aromatik bitkilerin  geleceği  açısından çok önemlidir.
 
Kaynaklar:
  1. Akdemir, H., 2014. Tıbbi Aromatik Bitkiler. Apelasyon, Ocak-2014, sayı:3.  http://bit.ly/1Q3ftWR
  2. Akdemir, H., 2015. Tıbbi ve Aromatik Bitkilerle İlgili Daha Çok Araştırma Yapılmalı. TÜRKTOB, Türkiye Tohumcular Birliği Dergisi, Yıl:4, Sayı:15, Ankara.
  3. Akdemir, H., 2012-2013-2014-2015. Kekikte İyi Tarım Uygulamaları,  1. 2. 3. ve 4. Kekik  Paneli Oral  Sunumları. Denizli.
  4. Kırıcı, S., 2015. Türkiye’de Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Genel Durumu. TÜRKTOB, Türkiye Tohumcular Birliği Dergisi, Yıl:4, Sayı:15, Ankara.
  5. Sarı, A.O.; Altunkaya, M., 2015. Doğadan Tarlaya Kekik. TÜRKTOB, Türkiye Tohumcular Birliği Dergisi, Yıl:4, Sayı:15, Ankara
Görseller:
  1. http://bit.ly/1QPyEs5
  2. Apelasyon.com
  3. http://bit.ly/1nFOn1N
     

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Tahir Mesli - 01.02.2016 19:53
Sayın Hocam; elinize ve emeğinize sağlık, çok beğenerek ve öğrenerek okudum makalenizi,teşekkürler...