Bağ Tesisi ve Çeşit Seçiminde Sıcaklık Faktörünün Önemi

Bağcılık yeryüzünde en eski kültürlere sahip tarım kollarından biri olup, günümüzde de önemini korumakta ve iklimsel olarak elverişli dünya ülkelerinde en yaygın tarımsal üretim alanlarından birini oluşturmaktadır. 2014 yılı verilerine göre dünyada 7.155.187 ha bağ alanında, 77.181.122 ton üzüm üretimi gerçekleşmiş olup, ülkemiz 467.092  ha bağ alanı ve 4.175.356 ton üzüm üretimiyle dünyanın başta gelen ülkeleri arasında altıncı sırada yer almaktadır. Üretilen bu üzümün yaklaşık olarak %51’i sofralık, %37’si kurutmalık, %10’u da şarap üretiminde değerlendirilmektedir (TÜİK, 2016).
Ülkemizin tarımsal üretimi içerisinde bağ alanlarının yaygınlaştırılması ve üzüm üretiminin arttırılması bağcılığa elverişli iklim koşullarına sahip bölgelerin tercih edilmesiyle gerçekleşmektedir. Bilindiği üzere asma çok yıllık bir bitki olup, ekonomik ömrü bakım şartlarına göre değişmekle birlikte 30-40 yıl civarındadır. Aslında her asmanın “doğru yetiştiricilik” anlayışıyla yetiştirildiğinde 50, 60 hatta 100 yaşına kadar yaşayabileceği fakat kaliteli ve yüksek miktarda üzüm üretiminin gerçekleşmesi en fazla 30 – 40.yıla kadar mümkün olabileceği değişik kaynaklarda ifade edilmektedir. Bağın tesis edileceği yerin seçiminden fidan dikimine kadar pek çok konuda oldukça dikkatli davranmak ve tesisi tekniğine uygun olarak oluşturmak şarttır. Bu şekilde yapılan planlamalar sonucu kurulan bağların verimliliği yüksek ve ekonomik ömrü de uzun olacaktır. Aksi halde çok defa başlangıçta tesis aşamasında yapılan hataların sonradan düzeltilmesi mümkün olmamakta, kısa ömürlü ve verimsiz bağ alanları ortaya çıkmaktadır. Bağ tesisinde temel şart, yörenin iklim ve toprak faktörleri ile asmanın çok iyi uyum içinde olmasını sağlamaktır (Ünal ve ark., 2002). Aynı zamanda bağ tesisinin oluşturulmasında, bağın kurulması düşünülen lokasyonun su temini, yaygın hastalık ve zararlı durumu gibi hususlar da kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır.

Bağ Tesis Yerinin Belirlenmesinde Sıcaklık Faktörünün Etkisi

Kaliteli üzüm yetiştirmenin öncelikli koşullarından biri bağın tesis edileceği yerin doğru olarak seçilmesi ile mümkün olmaktadır. Özellikle değişken iklimsel olayların hakim olduğu yerlerde doğru planlama yapılamadan bağ tesis etmek zamanla ciddi ürün kayıplarına neden olabilmektedir.

Asmaların iklim isteklerinde sıcaklık faktörü çok önemlidir. Bağın tesis edileceği yerin iklimsel olarak değerlendirilmesi yapıldığında o yere ait yıllık ortalama sıcaklığının 90C’nin, en soğuk ay ortalamasının 00C’nin, yaz ayları ortalamasının 200C’nin, gelişme dönemine (Kuzey yarıküre için 1 Nisan – 31 Ekim) ait ortalamanın ise 130C’nin üzerinde olması gerektiği belirtilmektedir. Aynı zamanda Vogt ve Götz’e (1977) göre yıllık ortalama sıcaklığı 11 – 160C arasında olan yörelerin, bağcılık için en elverişli yöreler olduğu kabul edilmektedir (Çelik ve ark., 1998).
Herhangi bir yerin bağcılığa elverişliliğine karar verilmesinde bu bilgilerin dışında göz önünde bulundurulması gereken iki önemli unsur daha bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Etkili Sıcaklık Toplamı (EST)’nın hesaplanması; ikincisi ise, vejetasyon (gelişme) döneminin uzunluğu’dur. Birbirleriyle yakın ilişkisi olan bu iki unsur; o yerin enlem derecesine, rakım durumuna (deniz seviyesinden yüksekliğine), büyük su kaynaklarına yakınlığına, bağın tesis edileceği meyilin baktığı yöne ve derecesine göre değişebilmektedir. Özellikle üzüm çeşitlerinin EST isteklerinin belirlenmesinde en duyarlı hesaplama yöntemi, tomurcukların kabarmaya başladığı tarihle, üzümlerin olgunlaşma tarihi arasındaki dönemde, günlük ortalama sıcaklıklarının 100C’nin üzerindeki değerlerin toplanmasıdır. Çelik ve ark. (1998) EST değerinin pratikte, aylık ortalama sıcaklıklardan hareket edilerek daha kolay bir hesaplamanın tercih edildiğini ifade etmektedirler. Bunun için gelişme döneminde aylık ortalama sıcaklığın  100C’nin üzerinde olduğu tam aylarda, aylık ortalama sıcaklıklardan 100C çıkarılarak bulunan değerin, o ayın gün sayısıyla çarpılması sonucu bulunan yıllık EST değerleri ile, eksik aylara ait günlük etkili sıcaklıkların birlikte toplanması sonucu çeşitlerin EST isteklerinin bulunabileceğini bildirmektedirler. Örneğin; bunun için Temmuz ayına ait günlük ortalama sıcaklığın 240C olduğu bir ekolojide, bu aya ait EST değeri (24-10) X 31 = 434 gün-derece’dir. Bağcılığın ekonomik olarak bir getiri sağlayarak yapılabilmesi için gelişme döneminin 180 günün, EST değerinin ise 900 gün-derece (gd) üzerinde olması gerekmektedir. Buna göre EST değerlerine göre sınıflandırma yapıldığında; 900 – 1400 gd olan yerler soğuk, 1401 – 1700 gd olan yerler serin, 1701 – 1950 gd olan yerler ılıman, 1951 – 2250 gd olan yerler sıcak-ılıman, 2251 gd ve üzeri olan yerler ise sıcak ekolojiler olarak sınıflandırılmaktadır (Winkler ve ark., 1974). Etkili sıcaklık toplamının yanı sıra bağ kurulacak yörede vejetasyon süresince (Nisan – Ekim) günlük sıcaklık ortalamalarının toplamı 3000 – 40000C arasında olması gerekir. Donlu günlerin sayısı ve süresi de ayrıca bağcılık yapılacak yerin seçiminde önem arz eden parametrelerdendir. Çeşide göre değişmekle birlikte genel olarak kış aylarında sıcaklık, uzun süre –150C ile  –300C’lerin altında kalmamalıdır.
 
İklim verilerinin elde edilmesi ve değerlendirilmesi için bağ tesisi edilecek yere ait meteorolojik kayıtların incelenmesi ve sıcaklık değerlerinin asmaların iklim isteklerine uygunluğunun belirlenmesi ayrıca sınırlayıcı minimum ve maksimum sıcaklıkları göz önünde bulundurulması, üreticilerin o ekolojiye uygun çeşitlerin yetiştirmesine olanak vermektedir. Bu kayıtlara ait sıcaklık değerlerinin yanında yağış, hava nemi, güneşlenme, don ve rüzgar hızı değerleri de birlikte incelenmelidir.

Meteorolojik kayıtlardan elde edilebilen güneşlenme değerleri, hava ve toprak sıcaklığı ile fotosentez üzerindeki etkisi nedeniyle önem taşımaktadır. Asma, tanelerinde yüksek oranda şeker biriktirdiği için, güneşi seven bir bitkidir. Gelişme dönemi boyunca en az 1250 – 1300 saatlik güneşlenme istemektedir. Ekonomik anlamda bir bağcılık için bu değerin 1500 – 1600 saatten az olmamasının gerekli olduğu ifade edilmektedir (Çelik ve ark., 1998).

Ekolojiye Uygun Olan Çeşitler Tercih Edilmeli

Tesis edilecek bağda tercih edilecek çeşidin seçimi son derece önemlidir. Tesis edilmesi düşünülen yerin sıcaklık değerlerine uygun olmayan çeşitlerle tesis kurulumu, ilerleyen yıllarda üreticilerin o çeşitten elde etmeyi istedikleri ürün kalitesi ve miktarına ulaşmalarında zorluk yaşamalarına ve akabinde bağdaki mevcut çeşidin aşı ile değiştirme isteğine neden olacaktır. Fakat bu durum üreticilerimizin hem ekonomik anlamda hem de zaman ve iş gücü anlamında kayıplar yaşanmasına neden olması kaçınılmaz olacaktır.

Dünyada temel olarak ekonomik anlamda Amerikan (Vitis labrusca) ve Avrupa (Vitis vinifera) üzümleri yetiştirilmektedir. Avrupa türleri Amerikan türlerine daha farklı özelliklere sahip olmaktadır. Amerikan türlerinin genel özelliklerinin ‘foxy’ olarak adlandırılan bir aromaya sahip, meyve etinin üzüm kabuğundan kolay ayrılan, Avrupa türlerine göre daha kuvvetli gelişen, filoksera ve hastalıklara karşı daha dayanıklı olan ve bu türden elde edilen çeşitlerin daha çok meyve suyu ve unlu mamüller gibi ürünlerde kullanıldığı belirtilmektedir. En önemli özelliklerinden biri ise mevcut sert iklim koşullarına daha toleranslı olmaları ile ön plana çıkmaktadırlar (Strik, 2011).

Avrupa üzümlerinin (Vitis vinifera L)’nin anavatanı ülkemizin kuzeydoğu bölgesini de içine alan, Karadeniz ve Hazar Denizi arasındaki alanlardır. Fakat kültür asmasının anavatanı içerisinde yer alan ülkemizde pek çok çeşit bulunmakla birlikte bunlardan çoğunun ekonomik değeri yoktur (Çelik ve ark., 1998) ya da yeteri kadar incelenmemiştir. Günümüzde milli koleksiyon parselinde 1453 çeşit bulunmakta ve her geçen gün bu sayı araştırmalar sayesinde artmaktadır. Ekonomik anlamda yetiştirilen üzüm çeşitleri ise yaklaşık 50 adet civarındadır. Avrupa türlerinin üzümünün karakteristiği, asmalarının gelişim durumu ve iklime adaptasyon kabiliyetleri Amerikan türlerine göre farklılık göstermektedir. Birbirini ayıran en önemli özellik ise ülkemizde yetişen üzümlerin hastalıklara ve zararlılara karşı daha az toleranslı olması ve soğuğa karşı daha dayanıksız olmasıdır (Strik, 2011).

Ülkemizde yetiştirilen üzüm çeşitlerinin yetiştirileceği yerlerin seçiminde özellikle bölgeye iyi adapte olmuş veya adapte olması mümkün ve ekonomik anlamda getiri sağlayacak yerler tercih edilmelidir. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere EST ve vejetasyon gelişme süresi söz konusu çeşitlerin seçiminde etkili faktörlerdendir. Genel olarak sıcak bölgelerde erkenci, serin ve kuzey bölgelerde geççi çeşitlerin tercih edilmesi gerekmektedir (Çelik, 1988). Aksi takdirde uygun olmayan ve yetiştirilmesi düşünülen çeşit için gerekli toplam aylık sıcaklık değerlerine ulaşılamayan yerlerde, üzümlerinin düzgün olgunlaşması mümkün olmayacaktır. Bu durum farklı ekolojilerde aynı üzüm çeşidinin yetiştirilmesi üzerine yapılmış çalışmalarda farklı sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Örneğin, yapılan çalışmalarda erkenci üzüm çeşidi olan Cardinal, EST bakımından sıcaklık isteğinin Manisa ilinde ortalama 1444 gd, Ankara ilinde 1210 gd ve Akdeniz Bölgesinde ise 1339 gd olduğu belirlenmiştir (Çelik ve ark., 1988; Uzun, 1996).
Sonuç olarak;
 
Kaliteli üzüm yetiştiriciliği için bağ tesis edilirken ekolojik faktörler içerisinde yer alan sıcaklık öncelikle ele alınması gereken değerlerden biridir. Özellikle hasat işleminin zamanında gerçekleştirilmesi, erkenci, orta, orta geççi ve geççi çeşitlerin yetiştirilmesinde bahsedilen gerekli tüm sıcaklık değerlerinin elde edilmesi ve göz önünde bulundurulması kaçınılmaz bir gerçektir.

Bağcılıkla uğraşan ve uğraşmayı düşünen üreticilerimizin bu konuda hassasiyet göstermesi ve çeşidin sıcaklık isteğine göre uygun yerlerin seçimi bağ tesisi planlamasında önemli bir aşamayı doğru şekilde sorunsuz olarak tamamlamalarına imkan verecektir.
 
Anahtar Kelimeler:

Kuru Üzüm, Sultani Çekirdeksiz Kuru Üzüm, Kuru Meyve, Kuru Üzüm Rekoltesi, Sultanas, Raisins, Dry Fruit, Raisin harvest, изюм, Виноград урожая, 葡萄乾, 葡萄收穫, pasas, レーズン, Rosinen, عنب مجفف, raisins secs,

Kaynaklar:
  1. Çelik, H., Marasalı, B. ve Demir, İ., 1988. Ankara Koşullarında Yetiştirilen Sofralık ve Şaraplık Üzüm Çeşitlerinin Etkili Sıcaklık Toplamı İsteklerinin Belirlenmesi. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları. Ankara.
  2. Çelik, H., Ağaoğlu, Y.S., Fidan, Y., Marasalı, B., Söylemezoğlu, G., 1998. Genel Bağcılık Kitabı. Sunfidan Eğitim Serisi No:3. Ankara.
  3. Strik, B.C., 2011. Growing Table Grapes. Oregon State Universty, Extension Service. EC 1639, May 2011.
  4. TÜİK, 2016. “Bitkisel Üretim İstatistikleri” Türkiye İstatistik Kurumu İnternet Adresi. http://bit.ly/20Ab9pC. (Erişim Tarihi: 12.01.2016).
  5. Uzun, H. I. 1996. Fercal Asma Anacına Aşılı Bazı Sofralık Üzüm Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özellikleri Üzerine Araştırmalar. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 9, 40-60.
  6. Ünal, A., Yüksel, İ., Erdem, A., 2002. “Bağ Tesis Tekniği”. M.B.A.E. İnternet Adresi. http://bit.ly/1PIXO6i (2002) (Erişim Tarihi: 12.01.2016).
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.