Dedemin Nergisleri

1900'lü yılların başlarında doğan Nuri Dedem çocuk yaşlarında dağlarda gezerken bulduğu yabani nergisleri soğanlarıyla kökler evinin olduğu Yanık Kışla’ da bir düzlüğe dikermiş. Bir süre sonra nergisler orayı kaplamış; çoğalmış ve kış aylarında açarak güzel kokularını rüzgâra vermişler. Ancak dedem sonra bu toprağı terketmiş. 1950'li yıllarda babam aynı yamaçları gezerken dedemin nergis soğanlarından birkaç tane köklemiş ve Karşıyaka’daki toprağına dikmiş. Kentin sıkboğaz ettiği bu küçük çiftlik de bir süre sonra arsa olup betonlaşınca orada çoğalan nergisler 1998'de kardeşim tarafından bir kez daha köklenerek bana armağan edildi. Ben de yeni topraklarına gömdüm onları; meyve bahçemize. Neredeyse yirmi yıldır yeni yerlerinde yazın uyuyup kışın coşkuyla topraktan fışkırıyorlar. Yüz yıl öncesinden ailemizin kaderine ortak olan, sayısız toprak parçasını yitirmemize sessiz bir sabırla katlanan nergisler.

Dedemin nergisleri çarşıda satılan ticari nergislere benzemez: göbeğindeki yoğun sarı renkli kısmı tek bir çanaktır, katmerli değil. Karaburun ve Mordoğan’da yetiştirilen katmerli nergisler kokusuyla kış günlerini umutla doldurur; “az kaldı, sabredin, bahar neredeyse göründü” mesajıyla karanlığa çentik atar. Oysa nergisin bilinen öyküsü fazla umut taşımaz: Yunan mitolojisine göre Narkisos suda gördüğü yansımasına o kadar hayran olur ki kendini seyretmekten başka bir şey yapamaz. Güzel yüzüne âşık olur ve su kenarında sararıp solar. Ölen delikanlının yerine topraktan hoş kokulu bir çiçek çıkar. Çiçeğin boynunun bükük olması sanki sudaki aksine bakmak ister gibidir. “Narsizm” sözcüğü de aynı öyküden gelir ve kişinin kendini fazla beğenmesi demektir. Hatta “narkotik” sözcüğü de nergis çiçeğinin kokusunun bayıltıcı, baş döndürücü, hatta uyuşturucu olmasından kaynaklanır.

Şiirden metal müziğe, resimden romana binlerce yıldır sayısız sanatçıya ilham kaynağı olan bu nazlı çiçek pek çok sembolde kullanılmıştır. Nergis isim olarak Farsça'dan gelen bir sözcüktür ve doğu edebiyatında baygın bakan gözlere işaret eder. Şeyh Galip’den Fuzuli’ye, Mevlana’dan Baki’ye kadar edebiyatımızda çok sık kullanılan nergis kırılgan ve nazlı olarak bilinir. Ünlü Eleşkirt türküsü de “konma bülbül konma nergis dalına” demektedir çünkü nergis, bülbülün ağırlığını bile kaldıramayacak kadar naziktir. Oysa dedemin nergisleri bunca yıldır hiçbir emek ve bakım istemeden İzmir’in dağlarında hayat bulmuş, birkaç kez sökülüp yerinden yurdundan göçürülmesine aldırmayıp yeni topraklarda köklenmiştir. Bu yönleriyle toprağından göçürülüp yeni yurtlara dikilen göçmenlerle, mübadillerle, muhacirlerle, mültecilerle, haymatloslarla ortak öykülerin kahramanıdırlar.

Yüz yıl öncenin dağlarının kokusunu dedemden anneme, oradan bana, benim çocuklarıma ve onların çocuklarına taşıyan nergisler bende hem alçakgönüllülüğün simgesidir, hem de maddesel değerlerin geçici olduğunun öğretisi.
 
Kendini fazla beğenmenin patolojisini taşıyan narsizm sözcüğü sadelik ve yalın olmanın erdemini hatırlatır.
 
Bu nedenle dedemin nergislerinin sarı çanakları dümdüz ve sadedir, katmerli değil. Katmer çanaklı ticari nergisler çarşıdan alınır, dedemin tek çanaklı nergisleri bahçeden toplanıp eve getirilir. Annemle muhabbeti yapılır, dedeme rahmet okunur, Yanık Kışla’daki o son bulmuş hayatlar ve artık hayatta olmayan Nergis Nine, Ayşe Hala, Emine Nine, Kıbrıs’lı Hüseyin Dede, anneannem, dedem, dayılarım, onca nüfusa yaşama alanı sağlayan o bayırlar anılır.
 
Bu yıl da nergisleri gördük, kokladık şükür. Seneye kimler varsa, kimler kaldıysa onlar birbirine daha sıkı sarılsın, nergisler aracılığıyla aramızda olmayanları ansın denir. Dedemin nazlı nergisleri kısa ömürlerimize bellek köprüsü olur; eski topraktan yeni toprağa, kadim kuşaktan taze kuşağa uzanır; ailenin öykülerini ipe dizer.
 
Bu yıl da sakin bir gururla açtı nergislerimiz. Eh, artık bahar uzakta değildir. Cemreler düşmeye başladı mı zemherinin en belalısı gelse bile korkulmaz. Bahar yakındır.

Görseller:
  1. http://bit.ly/1QfLGNA
  2. http://bit.ly/1ThqRoV

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

VAKİYE - 09.03.2016 20:58
Bir kızım olsaydı adı Nergis
Selin Tozkoparan - 03.03.2016 18:23
Hocam ne sıcacık bir yazı olmuş, sizin gibi...
Hatice Demircioğlu - 03.03.2016 13:49
Nergisler çok güzel doğru ilişkilendirilip anlatılmış. Elinize sağlık. Dedemin nergisleri olarak tanımlanan nergis ve diğer katmerli nergis Aladağ'ın (Adana)orman köylerinde de var. Dedemin nergisini orada ben gördüğümde kültüre alınmış demiştim. Şimdi bu yazıyı okuyunca nergis kökleyen yetiştiren başka dedelerimizin olduğunu anladım. Teşekkürler
Ömür Dündar - 03.03.2016 12:25
Çok duygusal ve bilgilendirici olmuş elinize sağlık.
Emel/winesarap - 01.03.2016 19:16
Ne kadar güzel bir paylaşım bu böyle teşekkür ediyorum...Apelasyon gönüllülerine saygilar
Esra - 01.03.2016 13:37
Yine gönlüme dokundunuz ümit verdiniz Teşekkürler