Bağcılıkta Neden Anaç Kullanıyoruz?

Evet neden bağ tesis ederken asma anacı kullanıyoruz?
Birinci ve en bilinen nedeni filoksera (Viteus vitifoliae).

Asmanın en önemli zararlılarından filokseranın kanatlı (sexupare) ve kanatsız formları bulunmaktadır. Kanatsızlar da kendi aralarında, köklerde yaşayanlar (Radicicol’ler) ve yapraklarda yaşayanlar (Gallikol’ler) olmak üzere iki alt gruba ayrılmaktadırlar.

Yapraklarda yaşayanlar taze yapraklarda ve genç sürgünlerin özsularını emerek gal denilen şişkinlikleri oluştururlar. Bu formun büyüklüğü 1.7 mm civarındadır, sarı renkli olup sırtında leke bulunmamaktadır. Hortum uzunlukları; kısa hortumlularda 0.120-0.145 mm, uzun hortumlularda ise 0.150-0.180 mm arasında değişmektedir.

Kanatsız ve köklerde yaşayanların renkleri esmer sarı olup sırtlarında koyu lekeler bulunur. Büyüklükleri 1 mm civarında, hortum uzunlukları; kısa hortumlularda 0.180-0.210 mm, uzun hortumlularda ise 0.205-0.230 mm arasında değişmektedir. Bitki köklerine hortumlarını sokarak bitki özsularını emmek suretiyle yaşarlar (Fidan ve Yavaş, 1987)

Filokseranın asma anaçlarının kökünü emişi sırasında açtığı yaranın kapanmasını ve hücre bölünmesini önleyici maddeler salgılanır. Genç kökçüklerin emgi yerlerinde çengel şeklinde şişlikler (nodozite) oluşarak kök gelişmesi durur. Yaklaşık bir ay içerisinde nodozite çürüyerek ölürken, yaşlı kökler üzerindekiler ise beslenerek daha büyük şişkinlikler (tuberozite) meydana getirirler ve 1-2 ay içerisinde çürürler. Böylece ince ve kalın kökler fonksiyonlarını yitirerek ölür.

 
Asma Anaçlarını Yerli (Aşısız) Asmalarla Karşılaştırarak Durumu İncelersek

Asma anaçları yerli asmalara nazaran daha fazla asit ihtiva ettiklerinden ve fazla asidin metabolizmadaki madde değişimine etki etmesiyle köklerde daha kolay ve çabuk mantar tabakası oluşması sağlanmaktadır (Oraman, 1959). Özsuların asidik karakterde olmasından filoksera hoşlanmamakta ve filokseranın bünyesinde yaptığı zehirlenme benzeri olumsuz etki nedeniyle emgiyi bırakmakta veya bundan zarar görmektedir.

Yerli asmaların kök yapılarının yumuşak, öz sularının tatlı ve filoksera tarafından açılan yaraların daha kolay kapanmaması nedeniyle filoksera bulaşık yerlerde yerli asmalarla bağcılık yapılamamaktadır. Buna karşılık kumlu topraklara sahip bazı bulaşık alanlarda halen yerli bağcılık sürdürülmekte olup burada en önemli etken filoksera böceğinin vücudunun yumuşak yapılı olması nedeniyle kumlu alanlarda yaralanarak zarar görmesi sonucu hareket edememesi ve ilerleyememesidir. (Fidan ve Yavaş, 1987).

Filokseranın Belirtileri Nelerdir?
  • Filoksera ile bulaşık olan bağlarda zamanla sürgünlerde genel bir durgunluk, asmada zayıflık, yapraklarda küçülme ve sararmalar görülür.
  • Boğum araları daralır, çubuklar odunlaşamadıklarından kışın soğuktan etkilenirler.
  • Ayrıca salkımlarda tanelerin seyrekleştiği, normal tatlanma ve renklenmenin olmadığı görülür.
  • Asmalar bir kaç yıl içinde ağır bir durgunluk göstererek kururlar.
  • Bu tip asmalar bağın içinde kümeler halindedir.

 
Sonuç olarak filokseranın tek çaresi olarak asma anacı kullanmalıyız. Ancak, asma anacı kullanmak için başka sebeplerimiz de var. Bağcılık yapılan topraklarımızın çoğunda bağcılığı sınırlandıran kireç (CaCO3), tuzluluk (EC), nematod, bünye farklılıkları gibi faktörler ekonomik bağcılık yapılmasını olumsuz etkilemektedir. Şimdi bu faktörleri inceleyelim:
 
Toprak Tuzluluğu

Toprakta suda eriyebilir tuz konsantrasyonunun yükselmesinin sonucu meydana gelen tuzluluk, su ve besin maddesi alımını kısıtlayarak büyüme ve gelişmeyi sınırlandırır. Toksik etki yaparak kurumalara neden olur. Toprağın tuz miktarı toprağın fiziksel özelliklerini bozduğu gibi (toprak strüktürü), toprakta mikrobiyolojik aktivitenin yavaşlamasına ve bitki kökleri ile topraktan suyun alınmasında problem yaşanmasına neden olur. Genel olarak topraktaki toplam eriyebilir tuz miktarının %0.15'ten fazla olması toprakta tuzluluğun başladığını göstermektedir. Toprak tuzluluğunun yanında sulama suyunun kalitesi ve tuz durumu da önemlidir (Anonim, 2016).
 
Kireç (CaCO3)

Bağcılıkta, toprakta fazla kirecin bulunması hem asmanın gelişmesi ve hem de asmanın beslenmesi bakımından büyük problem taşımaktadır. Kireç fazlalığında asmalarda özellikle kloroz, çinko ve mangan noksanlıkları sık sık ortaya çıkmaktadır. Yerli asmalar da özellikle %20'nin üzerindeki kireç oranlarında bu sorunlar görülmektedir (Anonim, 2016).

Nematod

Bağda kök nematodu, tamamen bitki köklerine yapışarak beslenen bir parazit türüdür. Bitki köklerinde oluşturduğu yumrular sayesinde varlıkları belli olur ve nematotlar bu ur içerisinde kendine yaşam alanı bulur. Bu urlar, bitkideki su dolaşım düzenini bozar ve kökün fonksiyonlarını engeller. Asmada gelişme yavaşlar ve durur, bodurlaşma görülür, yapraklarda sararma, çiçek ve meyve dökülmeleri olur. Nematodlar aynı zamanda bazı virüslerin vektörüdür.
Bünye Farklılıkları

Bünyelerinde %20-50 kil ve %50-80 kum içeren tınlı topraklar kaliteli ve verimli bağcılık için en uygun topraklardır. Ancak ülkemizde bu özelliklere sahip topraklar oransal olarak azdır. Ağır bünyeli, kumlu, taşlı-çakıllı topraklar ideal bağcılık için sorun oluşturan topraklardır. (Uzun, 2003)

İşte bu faktörleri olumsuz etkilerini tolere edebilmek için yine bu faktörlere dayanıklı asma anaçlarını tercih ederiz. İşte bu anaçlardan bazıları:
 
Berlandieri X Riparia Melezleri

420 A

Zayıf bir anaç olup üzerine aşılanı çeşitleri erken olgunlaştırır. Erkenci sofralık veya kaliteli şaraplık çeşitler için bu özelliğinden faydalanılabilir. Aktif kireç oranı %20’ye kadar olan topraklara iyi adapte olmasına karşın kurak toprakları sevmemekte, nemli ve verimli topraklarda iyi gelişmektedir. Çelikleri zor köklenen anacın masa başı aşılamalarda randımanı düşük olup arazide yapılan aşılamalarda tutma oranı yüksektir.
 

 
5 BB

Kuvvetli bir anaç olup vegetasyon süresi 420 A anacına nazaran kısadır. 5 BB anacı nemli ve killi topraklara uyabilen bir anaçtır. Çok kurak toprakları sevmemekte %20 civarında aktif kirece ve nematodlara iyi dayanmaktadır. Köklenmesi iyi olmasına karşın bağdaki aşılamalarda bazı sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Arazideki yerinde aşılamalarda kalemden çok fazla sayıda kökler oluşmaktadır.

SO4

Başlangıçta hızlı bir gelişme göstererek, üzerine aşılanan çeşitlerin tane tutumunu arttırma ve erken olgunlaştırma eğilimi vardır. Akdeniz ülkeleri ve özellikle sahil kenarlarında ince uzun bir gövde oluşturan çeşide terbiye şekli verilmesi zorlaşmaktadır. Nemli ve killi topraklara tavsiye edilen anaç çok kurak topraklarda iyi gelişemez. Toprağın %17-18’e varan aktif kirecine dayanan çeşidin köklenme ve aşı tutuması gayet iyidir.
 
Berlandieri X Rupestris Melezleri

110 R

1945 yılından beri tanınan ve en çok kullanılan anaçlar arasında yer almaktadır. Kuvvetli gelişen bir anaç olduğundan üzerine aşılanan üzüm çeşidinin olgunlaşmasını geciktirmektedir. %17’ye kadar aktif kirece ve kurağa çok dayanan bir anaçtır. Köklenme yeteneği çok zayıf olan 100 R anacının arazide yapılan aşılarda iyi sonuç vermesine karşın yıllık çubukların odunlaşması zayıf kalmaktadır.

1103 Paulsen

1103 P anacı 110 R'de olduğu gibi kuvvetli gelişmekte olup alt katmanı nemli ve killi-kireçli topraklara da iyi adapte olmakta, aktif kirece %17-18 civarında dayanmaktadır. Toprakta mevcut 0.6 g NaCl/kg oranındaki tuza dayanabilen anacın köklenme ve aşı tutma oranı yüksektir.
 
140 Ruggeri
 
Çok kuvvetli gelişen anacın kurak koşullara dayanımı oldukça iyi olup  %20 oranında aktif kirece tolerans gösterebilmesine karşın yapraklarında filoksera galleri oluşabilmektedir. Çelikleri zor köklenen 140 Ruggeri'nin masa başı aşılarda aşı tutma oranı düşük olmasına rağmen arazide yapılan aşılamalarda tutma oranı yüksek olup Akdeniz sahil kuşağına en uygun anaçlardan birisidir.

Vinifera X Amerikan Melezleri

41 B (Vinifera x Berlandieri)

Vegetatif devresi kısa olan anacın kirece karşı mukavemeti fazla olup özellikle aşırı kireçli topraklar ve sofralık üzüm çeşitlerinde erkencilik için kullanılmasına karşın ilkbaharı yağışlı geçen yörelerde hafif sararmalar göstermektedir. İlk yıllar yavaş bir gelişen 41 B amacı daha sonraki yıllarda hızla gelişerek meyve tutumunu artırmakta ve yüksek verim oluşturmaktadır. Filokseraya orta derecede dayanmasına karşın tuz ve mildiyöye dayanıklılığı yeterli değildir. Çelikleri zor köklenen anacın masabaşı aşılarındaki tutuma oranı düşük iken yerinde yapılan aşılarda başarı oranı daha yüksek görülmektedir.
 
Fercal

Kirece fazla tolerans gösteren çeşidin neme dayanımı da iyi olmasına karşın nematodlara karşı hassasiyet göstermektedir. Çok fazla K’a ihtiyaç duymamasına karşın Mg noksanlığına çok duyarlı olmaktadır.  Birçok üzüm çeşidiyle afinitesi iyi olmasına rağmen bazı üzüm çeşitlerinin salkım iskeletlerinde solma ve kurumalar görülmektedir.
 
 
Bazı Türlerin Doğal Seleksiyonu veya Değişik Melezlerinden Elde Edilen Çeşitler
 
1613 C
 
Filoksera ve kirece çok toleranslı olmasına karşın nematodlara oldukça dayanıklı olan 1613 C anacının yaprakları filoksera gallerini taşıyabilmektedir. Kolay köklenebilen bu asma anacının aşı tutuma oranı da yüksektir.

1616 C

Çok verimli topraklara uyabilen ve zayıf gelişen anaç üzerine aşılanan üzüm çeşitlerinin olgunluğunu hızlandırmaktadır. Filoksera yanında %11 aktif kireç ve 0.8 g NaCl/kg civarında toprak tuzluluğuna dayanabilmektedir. Anacın çelik verimi yüksek olup köklenme ve arazide yapılan aşılarda tutma oranı yüksek olan çeşit çevresel etkilere karşı duyarlı olduğundan masabaşı aşıları bazen iyi sonuç vermemektedir.

Ramsey

Üzerine aşılanan üzüm çeşitlerini kuvvetli geliştiren anaç kumlu ve az verimli topraklarda iyi gelişmektedir. 

Kuvvetli geliştiğinden üzerine aşılanan üzüm çeşidinde çinko noksanlığı yanında tane tutum oranı azlığı ve düşük kaliteli meyvelerin oluşmasına neden olmaktadır. Çelikleri zor köklenmesine karşılık aşı tutma oranının yüksek olduğu ifade edilmektedir. Filokseraya orta derecede mukavemet gösterirken nematodlara yüksek derecede dayanmaktadır.

Dogridge
 
Orta derecede filoksera ile kirece dayanan ve çeliklerinin köklenmesi zor olan çeşidin arazide yapılan aşılamaları iyi sonuç vermektedir. Nematodlara son derece dayanıklı olup daha çok kumlu ve sulanabilen yerlerde daha iyi gelişebilmektedir. Kuvvetli gelişen bir anaç olduğundan üzerine aşılı çeşitlerde çinko yetersizliği ve  tane tutum oranında noksanlık yaratmaktadır. İlk yıllardaki gelişmesi zayıf olan dogridge anacının dip sürgünü oluşturma oranının yüksek olduğu görülmektedir.
 
Harmony
 
Kök ur nematodu ve filokseraya karşı son derece dayanıklı anaçlardan biridir. Çelikleri fidanlık ve arazide kolay köklendiği gibi aşı tutma oranı da yüksektir. Toprak yapısı itibari ile seçiciliği olmayıp farklı toprak tiplerine uyum gösterebilmektedir. Sonuç olarak hem filokseranın hem de topraktan kaynaklanan ve asmanın gelişimini sınırlandıran bazı faktörlerin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ya da en aza indirebilmek için asma anacı kullanmak zorundayız. Toprağımıza uygun asma anacını belirlemek için mutlaka tecrübeli ve güvenilir bir kuruma toprak analizi yaptırmalı ve uzman görüşüne başvurmalıyız.
 
Unutmamalıyız iyi anaç yoktur, toprağımıza uygun anaç vardır!
 

Anahtar Kelimeler:

Kuru Üzüm, Sultani Çekirdeksiz Kuru Üzüm, Kuru Meyve, Kuru Üzüm Rekoltesi, Sultanas, Raisins, Dry Fruit, Raisin harvest, изюм, Виноград урожая, 葡萄乾, 葡萄收穫, pasas, レーズン, Rosinen, عنب مجفف, raisins secs, Raisin prices.

Kaynaklar:
  1. Anonim, http://bit.ly/1MvXrkz
  2. Anonim, http://bit.ly/1VRtAoY
  3. Anonim, http://bit.ly/1ZGulkA
  4. Anonim, http://bit.ly/25swvZf
  5. Anonim, http://bit.ly/1RKqDql
  6. Anonim, http://bit.ly/200O90G
  7. Fidan, Y., ve İ. Yavaş, 1987. Yeni Bağcılığa Geçiş. A.Ü. Ziraat Fak., Ankara.
  8. Oraman, M.N., 1959. Ampelografi. A.Ü.Ziraat Fak. Yayınları No: 154, Ankara.
  9. Uzun, İ., 2003. Bağcılık, Antalya.
  10. Yağcı, A., ve Erdem, A., Amerikan Asma Anaçlarının Kullanım Nedenleri Ve Bazı Anaçların Özellikleri, Targel Personeli Temel Bağcılık Eğitimi, Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları,Manisa
Görseller:
  1. http://bit.ly/1MvXrkz
  2. http://bit.ly/1ZGu8hB
  3. http://bit.ly/1ZGulkA
  4. http://bit.ly/25swvZf
  5. http://bit.ly/1RKqDql

Kalan görseller yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Mustafa Sacit İNAN - 06.04.2016 15:51
ahmet bey, gediz kenarı gibi kumsal yerlerde aşısız fidandan (tatlı çubuk) bağ tesis edilebilir. yazıda da anlatmaya çalıştığım gibi filokseranın yanı sıra kireç tuzluluk nematod vs. sebeplerden dolayı da anaç kullanmalıyız. şunu söyleyebilirim uygun anaçla aynı bağdan şimdikinden daha iyi sonuç alırsınız.
Ahmet Salihligil - 06.04.2016 12:53
Dedemde, babamda ve ben de hep tatlı çubuk kullandık! kullanmayalım mı artık yani? Yanlış mı yapmışız?