En Güzel Zeytinyağını Ürettim!!!

Ülkemizde, her bölgenin içerisinde mevcut olan o yöreye ait zeytin ağaçlarından elde edilen zeytinyağları diğer yerlerden gelen zeytinyağlarına oranla daha güzel olmaktadır. Yani her taş yerinde ağırdır. Geleneksel olarak her yıl düzenlenen kalite yarışması ülkemiz zeytinyağcılığı açısından önemlidir. Geçmiş yıllarda her bölgeden üreticilerimiz benim zeytinyağım en güzeli derken bugün en güzeli tarafsız bir şekilde Zeytindostu Derneği tarafından değerlendirilmektedir.

Böyle bir yarışma hem sektörel açıdan hem de bilimsel açıdan önem taşımaktadır. Tüketiciler bu yarışmanın en şanslı ayağını oluşturmaktadır. “En güzel zeytinyağlarının” doyumsuz tadına varabileceklerdir. Aynı zamanda en güzel zeytinyağın ne şekilde olması gerektiğini bilecekler, bundan sonraki alımlarında buna dikkat edeceklerdir.
Kimi zeytinyağı ile tanıştırsak sorunumuz “eski damak tadı” olmaktadır. Özellikle İstanbullu tüketicilerimiz sağlıklı ve güzel zannederek yol üzerlerinden zeytinyağı almaktadır. Ancak buralardan alınan zeytinyağlarının en önemli özelliği sıcak günlerde güneşin veya kışın soğuğun altında beklemesidir.

Zeytinyağının dört düşmanı ışık, ısı, nem ve oksijendir. Yani zeytinyağlarımızı saklarken koyu renk şişelerde, ağzı iyice kapatılmış şişelerde, sabit sıcaklıkta beklemiş şişelerde alınması gerekmektedir. Üzülerek görüyoruz ki tüketici bunları bilmeden almakta ve kandırılmaktadır. Peki en güzel zeytinyağı ne şekilde elde ederiz?

Hasat zamanımız geldiğinde ise mutlaka danelere en zararı verecek yöntem uygulanmalıdır. Elle hasat mümkünse yapılmalıdır. Yapılamıyor ise makine kullanmak gerekmektedir. Sırık asla kullanılmamalıdır. Toplanan zeytinler en fazla 25 kilogramlık kasalarda hava alan ve güneş görmeyen yerde bekletilmelidir. Aynı gün bahçeden alınıp daha önceden miktarı bildirilmiş ve randevusu alınmış şekilde fabrikaya taşınmalıdır. Yapılabiliyorsa sabah erken saatte toplanan zeytinler öğle olmadan fabrikaya yetiştirilmelidir. Öğleden sonra toplananlar ayrı sıkılmalıdır.

Gerekli özeni gösterdiğimiz zeytinyağlarımız kalite açısından üst seviye olmaktadır. Ülkemiz zeytinyağlarının en önemli kusuru posa ve sirkemsi tadıdır. Posa tadını bekletme esnasında oluşan posayı alttan almadığımız için, sirkeleşmeyi de fabrikaya gelen zeytinleri beklettiğimiz için oluştururuz.

Tüketicilere saf ve doğal zeytinyağı yedirmek hepimizin görevidir. Sattığımız ürünün kalitesi bizim işimizin aynasıdır. Oluşmuş bir damak tadı zincirini kırmak elbette zordur. Ancak yaygın kanı zeytinyağlı yemekler ağır oluyor şeklindedir. Bunun sebebi bizim zeytinyağı sıkım esnasındaki dikkatsizliklerimizdir. En iyi zeytinyağını üretmiş olsanız kötü saklama koşullarında zeytinyağımızı kaybediyoruz.

Bahçeden başlayarak depoya kadar, oradan şişelemeden üreticinin sofrasına gelene kadar başta sona emek isteyen zeytin tarımı dünyanın en keyifli mesleklerindendir. Uçucu yağların zeytinyağında bol olması, uçucu yağların insanlara sağlık ve mutluluk kaynağı olması sebebiyle güzel zeytinyağı üretmek aşktır. Bu aşkın kazanılmasında üreticilerin daha dikkatli olması gerekmektedir. Kaliteli ürün piyasada hakkını elbet bulacaktır.

Bu yılki yarışmamızın kurulu geçtiğimiz yılki başarının devam etmesini ve daha fazla yarışmacının dereceye girmesini temenni etmektedir. Yarışmanın üreticilerimize kazandırdığı en önemli birikim nasıl zeytinyağı üreteceklerini öğrenmeleridir. “ben bilirim” veya “ben zaten kaliteli üretiyorum” diyen tüm üreticileri, ayrıca zeytinyağını öğrenerek her sene kendini geliştirmek isteyen üreticilerimizi gelecek sene de yarışmamıza bekliyoruz.
 
Görseller:
  1. http://bit.ly/1RwNOil
  2. http://bit.ly/1UZzOlL

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Ahmet Balmumcu - 25.04.2016 18:10
Çeşitli üreticilerden Zeytinyağı alıyoruz.Açıkcası en çok anlarım diyen ençok yanılıyor.Gördüğüm kadar toplama, ambalaj,nakliye çok mühim bir sokak adamı olarak sizleri sıkı takip ediyoruz.Sağlıcakla kalın.