Organik Bağcılıkta Toprak Verimliliği

Gübreleme, asmaların gelişme dönemleri boyunca topraktan almış oldukları besin maddelerinin yeniden toprağa verilmesine denilmektedir. Bağcılıkta hedef, kaliteli ve bol üzüm elde edilerek yüksek fiyatla satılmak suretiyle daha fazla gelir elde edilmesi olduğundan söz konusu hedefe ulaşılmasında en önemli unsurlardan birisi de bağların uygun şekilde gübrelenmesidir.
 
Asma Fizyolojisi İle Beslenme İlişkileri
 
Asmaların gelişmeleri itibariyle yıl içerisinde iki farklı yaşamsal dönemleri mevcut olup uyku (dinlenme) ve aktif hayat (büyüme ve gelişme) safhaları olarak tanımlanmaktadır.
 
Bağlarda uyku dönemi sonbaharda asmaların yaprak dökümü ile başlayarak ilkbaharda su yürüme ve gözlerin uyanmaya başlaması ile birlikte sona ermektedir.  Aktif hayat dönemi ise gözlerin uyanmaya başlamasından itibaren asmaların yaprak dökümüne kadar olan dönemdir.
 
Asmaların uyku döneminde genel olarak beslenme konusuyla alakalı gelişmeler yaşanmayıp daha çok yapılarıyla ilgili bazı içsel değişimler söz konusu olmaktadır. Beslenme ile ilgili olaylar esas olarak aktif hayat döneminde görülmektedir.
 
İlkbaharda toprak sıcaklığının 10ºC’yi bulduğu andan itibaren gözler uyanmaya başlamaktadır. Bu dönemden itibaren sıcaklık, topraktaki rutubet ve besin madde durumuna göre sürgünler hızlı bir şekilde büyümeye devam ederken çiçeklenme döneminde büyüme kısmen yavaşlamaktadır. Daha sonra büyüme hızı çiçeklenme dönemindekine nazaran daha az olmak kaydıyla devam etmekte ben düşme döneminde ise yeniden yavaşlayarak durmaktadır.
 
Asmalar;
 
  • Organik madde ve besin maddeleri açısından zengin,
  • Su tutma kapasite ve havalanması yeterli,
  • Tınlı ve kumlu tınlı,
  • Orta düzeyde kireçli,
  • pH’sı 6,7-7,7 arasında değişen
özelliklere sahip topraklarda daha iyi gelişme göstermektedir.
 
Besin elementlerinin en fazla kullanıldığı dönem, gelişmenin en hızlı olduğu dönem olup gelişme hızının yavaşlamasıyla birlikte kullanım miktarları da azalmaktadır. Gelişme dönemleri itibarıyla besin elementlerinin asmaların kullandığı oranlarda ve dengeli bir şekilde toprakta bulunması, yeterli bir beslenme açısından önem arz etmektedir. Besin elementlerinin az veya fazla bulunması asmalarda bazı noksanlık veya fazlalıkların görülmesine neden olmaktadır.
 
Bağlarda Gübreleme
 
Asmaların uzun yıllar aynı toprak üzerinde yaşayan bitkiler olması sebebiyle gübrelemenin genç bağlar için ayrı, normal verime yatmış olan bağlar için de farklı uygulanması gerekmektedir. Genç bağlar için dip veya taban gübrelemesi olarak, diğerlerinde ise verim çağı (mevsimsel) gübreleme şeklinde yapılmaktadır.
 
Tesis Gübrelemesi
 
Tesis gübrelemesi için bağların 0-30, 30-60) ve 60-90 cm derinliklerinden ayrı ayrı alınan toprak örneklerinin analiz değerleri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmalıdır. Dikim öncesi gübreleme yapılırken gerek gübrelerin az hareketli olması nedeniyle derinlere ulaşması uzun zaman isteyen bazı gübrelerin bulundurulması ve gerekse asmaların kök sistemlerinin yeterince geliştirilebilmesi amacıyla fosforlu ve potasyumlu olanların tercih edilmesi lazımdır. Bağlara yeterince ve dengeli gübre önerilebilmesi amacıyla toprak yanında yaprak analiz değerlerinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
 
Organik madde, gerek toprağın verimliliği ve gerekse sürdürülebilir tarım yapılabilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Ülkemiz topraklarının tamamına yakınında organik madde içeriği yetersiz düzeyde olup söz konusu olumsuzluğun ortadan kaldırılabilmesi için organik gübreler önemli bir rol üstlenmektedirler. Organik gübreler içerikleri itibarıyla yapılarında makro besin elementleri ile birlikte önemli bazı mikro bitki besin maddelerini de bulundurmaktadırlar. Kimyasal gübrelere nazaran söz konusu maddelerin dışında bazı faydalı mikroorganizmalar da organik gübrelerin bünyesinde bulunduğundan suni gübrelere göre çok yönlü etkilere sahip durumdadırlar. Organik gübreler uygulandıkları toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerinde oldukça olumlu etkiler yapmaktadırlar. 
 
Organik gübreler, toprakların;
 
  • Su tutma miktarının dengelenmesi,
  • Havalanma kapasitesinin arttırılması,
  • Kolay ısınmasının sağlanması,
  • Kaymak tabakası oluşumunun ve toprak çatlamasının önlenmesi,
  • Erozyonun azaltılması suretiyle
bazı fiziksel özelliklerini düzeltirler.
 
Organik gübreler, toprağın kimyasal özellikleri açısından;
  • Yarayışsız olan bitki besin elementlerinin yarayışlı hale gelmesine yardımcı olarak bitkinin beslenmesini kolaylaştırır.
  • pH değerinin dengede kalmasını sağlar.
  • Besin maddelerinin tutulma kapasitelerini artırır ve topraktaki besin maddelerinin yıkanmasını azaltır.
  • Tuzluluğun azalmasına yardımcı olur.
  • Organik maddeler toprakta ayrışmaya uğrarken bünyelerindeki besin maddelerini toprağa vererek bitkinin beslenmesine destek verir.
  • Toprakta bitkinin kök gelişmesini teşvik eder.
Organik Gübreler, toprakta mikrobiyolojik aktivite açısından;
  • Tam parçalanmaya uğramamış organik maddeler toprak canlıları (mikroorganizmalar) için enerji ve besin kaynağı oluşturur.
  • Topraktaki mikroorganizma popülasyonlarının arttırılmasına yardımcı olur.
  • Organik maddenin toprakta ayrışması esnasında ortama verdikleri organik bileşikler vasıtasıyla bitkinin kök sisteminin gelişmesine olumlu yönde uyarıcı etkiler yaparlar.
Suni gübrelerden ziyade organik kökenli gübrelerin kullanıldığı organik tarım ile alakalı olarak “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” 18.08.2010 tarih ve 27676 sayılı, “Organik Tarım Kanunu” ise 03.12. 2004 günlü Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
 
Organik tarım uygulamalarında, organik tarım kanunu ve ilgili yönetmelikler dikkate alınmalı, kullanılacak gübrelerin sertifikasının olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli ve sertifikalı ürünler tercih edilmelidir.
 
Çiftlik Gübresi
 
Organik tarımda kullanılan çiftlik gübrelerinin miktar ve içerikleri hayvanın cinsine, yaşına, kullanılan yem türüne ve miktarına, barınma koşullarına, hayvanın sağlığına ve kullanılan altlık malzemesine göre değişim göstermektedir. Verilecek çiftlik gübre miktarları toprağın organik madde miktarına, toprak ve iklim şartlarına bağlı olarak değişim göstermektedir. Çiftlik gübrelerinin sonbaharda bağların yaprak dökümü sonrası atıldıktan sonra yayılıp sürülerek toprağa karıştırılması gerekmektedir.
 
Yeşil Gübreler
 
Gelişmelerini tamamlamış olan bitkilerin sürülerek toprağa karıştırılmasına yeşil gübreleme, bu amaçla kullanılan bitkilere de yeşil gübre bitkileri denmektedir. Yeşil gübre bitkisi olarak en çok yonca, fiğ, bakla ekilmekte olup, söz konusu bitkiler topraktaki azot miktarını havanın da azotunu bünyelerine alarak arttırmaktadırlar. Sonbahar ve kış aylarında sıra aralarına ekilerek yetiştirilen bitkiler çiçeklenme döneminin ortalarında toprağa karıştırılmalıdır.
 
Yeşil gübre bitkileri asmaların kılcal köklerinin erişemediği bölgelerde bulunan topraktaki mineral maddeleri bünyelerine alırlar, toprağa karıştırıldıktan sonra ayrışmaları sonucu aldıkları bu besin elementlerini tekrar toprağa geri vererek toprağın verimlilik değerine katkıda bulunurlar. 
 
Kompostlar
 
Bitkisel veya hayvansal organik atıkların oksijenli ortamlarda, yığın olarak veya çukurlarda kısmen ayrıştırılmak suretiyle fermantasyona uğratılmasına kompostlama ve elde edilen ürünlere de kompost adı verilmektedir.
Kompostlar humus niteliğinde olup, tarımsal işletmelerde bulunan çöplerin, hayvansal artıkların, mutfak artıklarının, şehir çöplüklerinin ve organik yapılı bazı fabrikasyon artıklarının çeşitli işlemlerden sonra mikrobiyal ayrışma sonucu mineralize olmalarından elde edilmektedirler. Aerobik ayrışmaya uğramış olduklarından patojenlerden arınmış, funda toprağı kokusuyla birlikte funda toprağı görünümünde organik yapılı gübrelerdir.
 
Diğer Organik Gübreler
 
Guano:
Deniz kuşlarının veya diğer deniz hayvanlarının dışkı ve cesetlerinin zamanla birikimlerinden oluşmuş doğal gübrelerdir. Genel olarak yapılarında %6-7 N, %9-10 P2O5, %1-2 K2O bulunmaktadır.
 
Kemik unu:
Hayvan kemiklerinin un haline getirilmesi ile elde edilmiş ticari gübreler olup kemik unları fosfor açısından oldukça zengindir. Kemiklerin yapısında bulunan ve yaklaşık olarak %10 civarındaki yağın kemikteki fosfatın ayrışmasını yavaşlatması nedeniyle işleme sırasında alınması gerekmektedir.
 
Boynuz ve tırnak unu:
Hayvanların kesiminden arta kalan tırnak ve boynuzların öğütülmesiyle elde edilen ve gübre olarak kullanılan maddelerdir. Organik tarımda azot ve fosfor kaynağı olarak kullanılmakta olup boynuz ve tırnak unlarının yapılarındaki azot, bitkiler tarafından alınabilir formdadır.
 
Su yosunları:
Tatlı su ve denizlerden sağlanan yosunlar makro ve mikro besin elementleri açısından oldukça zengin yapıya sahiptirler. Su yosunları yapılarında azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, kükürt, bor, bakır ve çinko gibi elementlerini ihtiva ederler.
 
Kan unu:
Mezbahalarda hayvanların kesimleri sonrası akan kanlarının kurutularak öğütülmeleri suretiyle elde edilirler. Azot ve protein içerikleri açısından oldukça zengin bir yapıya sahiptirler. Kan unları bitkiler tarafından hızlı bir şekilde alınabildiklerinde diğer ticari gübrelere kıyasla daha fazla avantaj sağlamaktadırlar. Söz konusu özelliklerinden dolayı diğer gübrelere nazaran daha pahalı olduğu için tarımda kullanım miktarları da sınırlı durumdadır.
 
Balık unu:
Balık artıkları da un haline getirilmek suretiyle ticari organik gübre olarak kullanılabilmektedirler. Balık artıkları sterilizasyonları yanında kötü kokularını da giderebilmek amacıyla önceleri buharda pişirilir ve daha sonra da kurutularak öğütülüp un haline getirilirler. Yüksek oranda azot, pek çok mikro element yanında aminoasitler ve birçok vitaminleri de yapılarında bulundurmaktadırlar.
 
Sıvı Organik Gübreler
 
Sıvı organik gübreler, hayvansal gübreler veya bitkisel maddelerden elde edilmektedir. Bu hammaddeler su içerisinde bekletilmek suretiyle kullanılan maddenin cinsine göre birkaç gün veya birkaç hafta su içerisinde bırakılarak organik maddeleri süzülür ve daha sonra da temiz su ile seyreltilirler. Elde edilmiş olan sıvı organik gübreler daha sonraları toprak veya yapraktan uygulama yapılmak suretiyle bitkilerin ihtiyaçları karşılanır.
 
Sıvı organik gübreler farklı özellik ve içeriklerde üretilmiş olup piyasaya bir ticari gübre çeşidi olarak da sunulup satılmaktadırlar. Sıvı organik gübrelerin bir kısmı guano, deniz yosunu ve balık artıkları kullanılarak üretilmekte ve söz konusu maddelerden elde edilen organik gübrelerin yapısında da yoğun miktarda besin elementleri bulunduğundan sulandırılarak uygulanmalıdır. Sıvı organik gübreler benzer ürünlere nazaran daha düşük dozlarda kullanılabilmektedirler. Diğer gübrelere göre tıkanmalara neden olmadıklarından dolayı sulama sistemlerinde daha fazla kullanım alanı bulmaktadırlar.
 
Doğal Kökenli Mineral Gübreler
 
Organik tarımda kullanılmakta olan mineral gübreler, doğal kayaların özel olarak öğütülmesi sonucu elde edilmektedir. Organik tarım yapılırken kullanılan başlıca mineral gübre kaynakları kaya tozları, bitki külleri, kireç ve kaya fosfatları olup, söz konusu mineral gübreler özellikle kalsiyum ve potasyum açısından zengin içeriğe sahiptirler.
 
Mineral gübreler organik tarım uygulamalarında, daha çok organik maddelere destek sağlanması ve toprağın asitliğinin giderilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Topraklarda çok çabuk bir şekilde çözündüklerinden dolayı tek başlarına kullanıldıkları zaman bitkiler bu gübrelerden yeterince faydalanamayıp organik maddelerle belirli oranlarda karıştırılarak uygulanmasında daha fazla yarar sağlaması mümkün olmaktadır.
 
Bitki küllerinden elde edilen mineral gübreler, kalsiyum ve potasyum bakımından zengindir. Yine mineral gübre olarak tavsiye edilen kireç, kireç taşının öğütülmesi ile elde edilmekte olup kalsiyum ve magnezyum bakımından çok zengindir. Mineral madde olarak fazla asitli topraklardaki pH dengesinin sağlanması amacıyla kullanılmaktadır.
 
Mikrobiyolojik Gübreler
 
Bitkiler için gerekli olan bazı temel bitki besin maddelerinin topraktan alınmasında rol oynayan canlı mikroorganizmaların, tarımsal üretimde kullanılmak üzere hazırlanmış olan ticari formlarına mikrobiyolojik gübreler denilmektedir.
 
Mikrobiyolojik gübreler, toprak verimliliği ve bitki gelişimi üzerine direkt olarak etki yaptığından dolayı organik tarımda çok önemli bir yer tutmaktadır. Organik madde bakımından fakir topraklara, organik gübrelerle birlikte yapılacak olan mikrobiyolojik gübre uygulamaları çok iyi sonuçların alınmasını sağlamaktadır.
 
Mikrobiyolojik gübreler;
  • Toprakta bulunan bazı mineral maddelerin, bitkilerin yararlanabileceği bitki besin elementi formuna dönüşmesini,
  • Toprak organik maddesinin kolayca ayrışmasını,
  • Atmosferin bileşiminde bulunan azot gazının toprağa bağlanmasını,
  • Bitkilerin ihtiyacı olan fosforun alınmasını,
  • Ayrıca su ve besin maddelerinin tedarik edilmesini
sağlarlar.
 
Mikrobiyolojik gübrelerin avantajları yanında çok uzun olmayan bir bekleme süreleri de bulunmakta ve belirlenen süre içerisinde kullanılmayan mikrobiyolojik gübreler canlılıklarını kaybetmektedirler.

Organik tarımda kullanılan bazı mikrobiyolojik gübrelerde yer alan başlıca mikroorganizmalar ve faydaları şöyledir;
 
Azotobacter:
Toprakta serbest olarak yaşayan bir bakteri türü olup en önemli görevi azotun fiksasyonunu (azotun toprağa bağlanması) sağlamaktır.
 
Rhizobium:
Baklagil türü bitkilerin topraktaki kök bölgesinde yaşamakta olan bir bakteri çeşididir. Baklagil kökleri ile ortak bir yaşam sürdürmekte olup başlıca görevi Azotobacter’deki gibi atmosferde bulunan azotu toprağa bağlamaktır.
 
Azospirillum:
Toprakta serbest olarak bulunan veya köklerde yaşayan bir bakteri cinsidir. Söz konusu bakteri de diğerlerinde olduğu gibi azotun fikse edilmesine yardımcı olmaktadır.
 
Mikoriza:
Bitkilerin kökleri ile ortak bir yaşam sürdüren bir fungus çeşididir. Aşağı yukarı bütün bitkilerin köklerinde bulunmakta olup görevi toprağın yapısının iyileştirilmesi, bitkiler tarafından su ve besin maddelerinin alınmasının sağlanması ve özellikle bitkiye yarayışlı fosforun tedarik edilmesinde rol oynamaktır.
 
Pseudomonas:
Sınıflandırmada oldukça geniş gruba sahip olan bakteri türlerinden birisidir. Pseudomonas bakterileri bitkilerin köklerini kullanarak yaşamaktadırlar. Fosfor bitki besin elementinin topraktaki çözünürlüğünü artırarak bitkilerin daha fazla faydalanmasına yardımcı olmaktadırlar.
 
Bitki Gelişim Düzenleyiciler
 
Bitkilerin yapılarında düşük oranlarda üretilen, üretildiği dokulardan başka dokulara da taşınabilen, taşındığı dokunun gelişim ve değişimleri üzerinde etkili olan organik maddelere bitki gelişim düzenleyiciler adı verilmektedir.
 
Bitkiler miktarları türlerine bağlı olarak değişiklikler göstermekle beraber birçok farklı  yapıda bitki gelişim düzenleyicileri üretmektedirler. Bitkilerin bünyelerinde ürettikleri bitki gelişim düzenleyicileri oksinler, gibberellinler, sitokininler, absisik asit ve etilen olmak üzere beş farklı ana grupta incelenmektedir.Gelişim düzenleyicileri, bitkilerin bünyelerinde çok az miktarlarda üretildikleri için ticari olarak kullanım imkânları hemen hemen yok gibidir. Bundan dolayı sentetik olarak üretilip tarımda kullanılmalarına karşın özellikle organik tarım mevzuatı bu tip sentetik kimyasalların kullanımına izin vermemektedir.
 
Ülkemizdeki organik tarım uygulamalarında bitki gelişim düzenleyicisi olarak tüketilen fakat dünyadaki sınıflandırmada bitki gelişim düzenleyicisi olarak kabul edilmemiş olan bazı organik maddeler de kullanılmaktadır. Bu maddeler deniz yosunları, humik asit, fulvik asit ve bazı aminoasitlerdir.
 
Deniz yosunları organik tarım yapılırken genellikle toprak düzenleyicisi olarak kullanılmaktadır. Yosunlar, oksin grubu bitki gelişim düzenleyicilerini ihtiva etmekte olduğundan elde edilen bazı özler, kontrol altında tutulmak şartıyla bitkilere yapraktan sprey olarak verilebilmektedir. Yapılan uygulamalar sonucu organik ürünlerde oldukça tatmin edici verim artışları sağlanabildiği görülmektedir. Ayrıca deniz yosunu özleri sıvı gübre olarak da verilebilmektedir. Organik tarımda kullanılan deniz yosunları mavi-yeşil algler, kırmızı algler, kahverengi algler ve yeşil alglerden elde edilmektedir.
 
Deniz yosunlarının bitkiler üzerindeki başlıca etkileri;
  • Bitkilerdeki verim artışlarının sağlanması,
  • Meyvelerin depolanma koşullarındaki kayıplarının azaltılması,
  • Bitki besin maddelerinin alınmasının kolaylaştırılması,
  • Bitkilerin stres koşullarına dayanıklılığının artırılması
gibidir.
 
Humik asit, fulvik asit ve aminoasit gibi organik preparatlar özellikle organik tarım uygulamalarında kullanılmaktadır. Bu maddelerin asıl etkilerini toprak yapısı üzerinde göstermekle birlikte bitkilere olan etkileri ise dolaylı yollardan olmaktadır.
 
Bu maddelerin bitkilerdeki başlıca etkileri;
  • Enzimlere uyarıcı etki yapması.
  • Köklerin büyümesine destek vermesi.
  • Kök hücre zarlarının geçirgenliğini artırarak bitkilerin topraktan daha fazla bitki besin madde almalarını sağlaması.
  • Klorofil, şeker ve aminoasit gibi maddelerin oluşumlarını teşvik ederek vitamin ve mineral madde ve ayrıca fotosentez miktarlarını arttırması.
  • Ürün kalitesinin yükselmesidir.
Organik gübreler bitkilerin ihtiyaç duyduğu makro ve mikro bitki besin elementleri ile organik madde taleplerinin direkt veya endirekt olarak karşılanması amacıyla katı ve sıvı çiftlik gübresi, yeşil gübre (yonca, bakla, fiğ vb.), torf, balık unu, çeşitli hayvan, bitki artıkları ve kentsel atıklardan elde edilmiş kompost, ağaç külü, deniz yosunları şeklinde uygulanabilmektedirler.
 
Mineral maddeler olarak da topraktaki sorunun giderilmesi için Jips (CaSO4.2H2O), toprak reaksiyonunun (pH) düşürülmesi için Leonardit ve Elementel kükürt (S), toprak yapısının düzenlenmesi gayesiyle klinoptilolit, curuf, perlit, vermikulit v.b. formlarında da kullanılabilmektedir. Ayrıca humik asit vb. preparatlar gerek toprağın fiziksel özelliklerinin iyileştirilmesi ve gerekse bitki besin elementlerinin alınmasının kolaylaştırılması amacıyla kullanılabilecek önemli girdiler arasında yer almaktadır.
 
Anahtar Kelimeler:

Kuru Üzüm, Sultani Çekirdeksiz Kuru Üzüm, Kuru Meyve, Kuru Üzüm Rekoltesi, Sultanas, Raisins, Dry Fruit, Raisin harvest, изюм, Виноград урожая, 葡萄乾, 葡萄收穫, pasas, レーズン, Rosinen, عنب مجفف, raisins secs, Raisin prices.

Kaynaklar:
  1. Ağaoğlu Y. S., Çelik H., Çelik M.,  Fidan Y., Gülşen Y., Günay A., Halloran N., Köksal A. İ., Yanmaz R., Genel Bahçe Bitkileri, Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Vakfı Yayınları, No:4, Ankara, 1997.
  2. Anonim,http://bit.ly/20QjCUF,
  3. Çakmakçı R., Erdoğan Ü., Organik Tarım, Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Ders Yayınları, No:236, Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ofset Tesisi, Erzurum, 2008.
  4. Güçdemir, İ., H., Türkiye Gübre Ve Gübreleme Rehperi, Yayın No 231, Ankara 2006.
  5. Kacar, B., Katkat, V., Gübreler ve Gübreleme Tekniği Nobel Yayın No:1119, Fen ve Biyoloji Yayınları Dizisi: 34, 2007.
  6. Katkat, B., V., Bitki Besleme . U. Ü. Güç. Vak. Yay. No:127-Vipaş Yayınları :3, 1998.
  7. Kırımhan S., Organik Tarım Sistemleri ve Çevre, Çevre Yönetimi Dizisi No:2, Turhan Kitabevi, Ofset Matbaacılık Tesisleri, Ankara, 2005.
  8. Konuk, F., Çolakoğlu, H., Gediz Ovası Çekirdeksiz Üzüm Bağlarında Makro Besin Elementleri, Toprak-Bitki İlişkileri ve Bağların Beslenme Durumu. TÜBİTAK Türkiye 3. Bağcılık Sempozyumu Bildiri Özetleri Tarım ve Ormancılık Araştırma Grubu-53 1988.  
  9. T. C. Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Projesi Tarım Teknolojileri Organik Tarımda Bitki Besleme, Ankara 2011.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

cem - 01.07.2016 14:57
geniş kapsamlı bır yazı teşekkurler fadıme hanım