Bağlarda Güneş Yanıklığı Sorunu ve Kaolin Kullanımı

Bildiğiniz gibi ülkemizde mevsim normallerinin üstünde seyreden sıcak günlerle karşı karşıya kaldık ve kalmaya devam ediyoruz. Aslında uzmanlar bu sene yaz aylarında görülmemiş sıcaklık yükselmelerinin olacağını daha geçtiğimiz kış aylarında dile getiriyordu. Daha geniş anlamda düşünmek için kendimizi zorladığımızda da dünya tarafından kabul edilen bir gerçek “küresel iklim değişikliği” ileriki yıllarda ne yapmamız konusunda hatta buna karşın önlemler almamız konusunda bizleri sertçe uyarıyor.

Sertçe mi ? Evet sertçe.

Bunu sizlere daha iyi anlatabilmek için birkaç örnek vermek isterim. Uzun zamandan beri bu kadar yıkıcı olmayan fakat son 2-3 yıldan beri yaşanan don olayları, bağları zarara uğratan sert dolu yağışları, şubat ayı içerisinde havanın çok ısınması ama gelin görün ki nisan ayında hava sıcaklıkların düşerek 'ilkbahar geç donları’nın ani olarak tekrar yaşanması gibi tüm bu olumsuz meteorolojik olaylar aslında bizleri alınması gereken önlemler konusunda bizi sertçe uyarıyor.

Bütün bu dile getirdiklerim bir yana yerkürede artık buzullar eriyor. Farkında mısınız ?

Son zamanlarda ülkemizin Ege ve Akdeniz Bölgeleri’nde daha çok hissedilen aşırı sıcaklıklara bağlı olarak, meyve üzerinde güneş yanıklığının verdiği zarar bugünlerin en çok konuşulan konusu olmaya başladı. Güneş yanıklıklarının nedenini hepimiz biliyoruz şüphesiz. Bahsetmeden geçmeyelim yine de…

Güneş Yanıklığı Nasıl Oluşur ?

Güneş yanıklığı genel olarak aşırı sıcaklıkların başladığı zamanlarda meyvelerin direkt güneş ışığı ile temas etmesi sonucunda meydana gelmektedir. Bu sorun yüksek sıcaklık, ışık ve radyasyon gibi çevresel etmenler sonucunda, meyve yetiştiriciliğinde verim ve kalite kayıplarına neden olan fizyolojik bir bozukluktur. Yüksek sıcaklık ışık ve doğrudan güneş ışığına maruz kalmış elma, armut, üzüm, nar vb. gibi birçok meyve türü ile açıkta yetiştirilen biber, domates, kavun ve karpuz gibi bazı sebze türlerinde meydana gelen güneş yanıklığı sonucunda meyvenin yüzeyi yanmakta veya rengi değişmektedir (Yazıcı ve Kaynak 2007).

Güneş yanıklığında yaprakların ve salkımların etkilenmesinin birincil nedeni aşırı yaprak alımıdır. Bu işlem genelde asma taç içi sıcaklığının ve neminin düşürülmesi (taç içi gölgelenmenin önlenmesi), salamuralık yaprak toplama ve vejetasyon döneminde yapılacak ilaçlamada hastalık ve zararlılarla mücadelenin daha etkin olabilmesi için yapılmaktadır. Ege Bölgesi'nde, Özcan ve ark. (2004) tarafından yapılan bir çalışma salkımları tamamen açıkta bırakacak şekilde yaprak alma uygulamalarında salkımların güneşten zarar gördüğünü işaret etmektedir.
 
Bölgemiz, zaman zaman yarı kurak bölgelerde görülen hava olaylarının etkisine maruz kalabilmektedir. Bu dönemlerde bağ yetiştiriciliğinin sulama olanaklarının yetersiz olduğu lokasyonlarda yapılması sonucunda, güneş yanıklığı zararı daha çok görülebilmektedir. Diğer tüm bitkilerde olduğu gibi asmaların da aşırı sıcaklıkların söz konusu olduğu yerlerde bitkisel aktiviteleri yavaşlamakta ve fotosentez hızı azalmaktadır.
 
Piyasada meyvelerde güneş yanıklığı etkilerini azaltmaya yönelik organik ve inorganik bazı preperatların olduğu bilinmektedir. Bu preperatlar içerisinde son yıllarda kaolin ön plana çıkmaktadır. Özellikle üreticilerin bu organik maddenin kullanımı hakkında kafalarında soru işaretlerinin olduğunu gözlemledim. Gelin detaylıca bir bakalım…

Kaolin Nedir?

• Beyaz, gözeneksiz, aşındırıcı olmayan,
• İyi öğütülmüş aliminosilikat ( Al4Si4O10(OH)8 ) bileşimli,
• Suda kolaylıkla dağılabilen,
• Geniş bir pH aralığında kimyasal olarak inert olabilme özelliklerine sahip,
• Tamamen organik,
• Toksik bir etkisi olmayan, değişik işlemlerden geçirilmiş bir kil mineralidir. Yaprak ve meyveler üzerinde koruyucu bir kaplamadır.

 
Bu organik maddenin Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından, çeşitli tarımsal ürünler üzerinde, güneş yanıklığından koruma ve böcek kontrolü üzerinde kullanılabilir olduğu belirtilmiştir. 
                                       
Yine Amerika Birleşik Devletleri Organik Malzeme İnceleme Enstitüsü (OMRI) tarafından hazırlanan organik tarımda kullanılan ürünler listesinde kaolin de yer almaktadır. Dünyada biyotik ve abiyotik stres koşullarına karşı kaolin kullanımı “Partikül Film Teknolojisi (Particle Film Technology) ” olarak da bilinmektedir.
                                                                 
Kaolin Formulasyonları

Kaolinin iki formulasyonu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; eski formulasyon olarak bilinen M-96 (hidrofobik, suda çözünmeyen, toz halinde uygulanan ve işlenmemiş kil minerali), ikincisi ise günümüzde kullanılan M-97 (hidrofilik özellikte, suda kolay halde çözünebilen, hastalık ve zararlılarla mücadelede ilaçlarla kolaylıkla karıştırılabilen, işlenmiş materyal)’dir.

Tarımsal Üretimde Kaolinin Kullanım Alanları

• Güneş ışınlarının zararı gibi çevresel streslerin azaltılması (Glenn ve ark, 2001; Yazıcı ve Kaynak 2007),
• Sıcaklık streslerinin önlenmesi (Glenn ve ark., 2002),
• Fotosentez için optimum fayda sağlanması (Jifon ve Syvertsen, 2003),
• Dona karşı koruyucu etkisi (Glenn ve Puterka, 2005),
• Böcek zararının azaltılması (Glenn ve Puterka, 2005).

Ben bu yazıda sizlere kaolin kullanımının güneş yanıklığı ve sıcaklık stresine karşı olan etkilerinden bahsedeceğim. Diğer kullanım alanlarıyla ilgili bilgileri daha sonraki sayılarda paylaşmayı düşünüyorum.
 
Kaolin Kullanımının Avantajları

Güneş ışığının, meyvelerin olgunlaşmasında olumlu etkileri bilinirken, aşırı ışık yoğunluğu ve farklı ışık dalga boyları meyvelerin zarara uğramasına neden olmaktadır. Bu nedenle oluşabilecek yüksek sıcaklık ve şiddetli güneş ışınların neden olduğu birçok meyve türünde güneş yanıklığını azaltmak için kaolin uygulanabilmektedir. Çünkü kaolin bitkilerin yüzeyinde beyaz yansıtıcı bir yüzey oluşturarak fotosentetik aktif radyasyonu (PAR) daha az yansıtmaktadır. Fakat bitkiler için zararlı ışınlar olan ultraviyole radyasyon (UV) ve infrared radyasyon (IR)’un daha fazla yansıtması sonucunda, güneş yanıklığı zararını önleyerek bitkinin aşırı sıcaklıklardan korunduğu çalışmalarla ortaya konulmuştur (Melgarejo ve ark., 2004; Glenn ve Puterka, 2005; Yazıcı ve Kaynak, 2007). Kullanılan kaolinin işlenme durumu da önemlidir. Yapılan bir çalışma, yüksek seviyede işlenmiş kaolinin (Surround WP) UV ışınlarını yansıtma derecesi kalsiyum karbonat ve işlenmemiş kaoline göre çok daha fazla olduğunu, buna göre güneş yanıklıklarının ana sebebi olan IR ve UV ışınlarının geri yansıtılmasında kaolin mineralinin uygun bir şekilde işlenmiş olmasının ana etken olarak saptandığı ifade edilmiştir (Glenn ve Puterka 2005).

Glenn ve ark., (2002), yaptıkları çalışma sonucunda kaolinin UV-A, UV-B ve UV-C ışınlarının geri yansıtdığını saptamış ve bu durumun meyvede ve yapraklarda oluşabilecek güneş yanıklığı zararını oldukça azalttığını tespit ettiklerini belirtmiştir. Aynı çalışmada meyve ve yaprak yüzeyinde kullanılan kaolin dozunun artması, UV ışınlarının yansıtılma oranını arttırmıştır. Çarpıcı sonuçlardan birinde kaolin uygulanan elma meyvesinin yüzey sıcaklığının kontrole oranla daha düşük olduğu tespit edilmiştir (Şekil 1).
Şekil 1. Kaolin uygulanan (sol) ve uygulanmayan (sağ) elmaların sıcaklık değerleri
(Glenn ve ark., 2002).
 
Burada önemli olan iki noktaya dikkatinizi çekmek isterim. Birincisi kaolin uygulanan ile uygulanmayan elmalar arasındaki yüzey sıcaklık farkı, ikincisi ise güneş ışınlarının zarar oluşturacak meyve yüzeyinin kavisli durumu... Her iki durumda da kaolin kullanımı istediğimiz doğrultuda bir sıcaklık değeri düşüşüne neden olmaktadır.

Yapılan çalışmalar genelde meyve kabuğunda meydana gelen zararlanmalara yönelik olduğundan başka bir çalışmaya daha yer vermek isterim. Melgarejo ve ark., (2004) nar meyvesinde güneş yanıklığı zararını azaltmak amacıyla yaptıkları bir çalışma sonucunda kaolin uyguladıkları meyve ağaçlarında, meyve ve yaprak yüzey sıcaklıklarının ortalama 2,5 ile 4,90C arasında bir azalmanın belirlendiğini ortaya koymuşlardır. Çalışmada güneş yanıklığının vermiş olduğu zarar  kontrolde %21,9 iken, kaolin uygulanan kısımlarda zararın %9,4’e kadar azaltıldığı (-% 12,5) belirtilmiştir.
 
Kaolin Fotosentezi Nasıl Etkiler?

Aslında bu konu biraz tartışmaya açık bir durum gibi görünüyor. Burada önemli olan parametre, sıcaklık ortalamalarına bağlı olarak iklimin yıl boyunca nasıl seyir ettiği ile ilgilidir. Göz önünde bulundurulması gereken husus ise kaolin etkisinin değişen hava sıcaklıklarında farklılık göstermesidir. Amaç güneş yanıklığını önlemeye yönelik bir kaolin kullanımı ise, soğuk ve ılıman iklimlerde kullanılması çok doğru bir tercih olmamaktadır. Çalışmalar sonucunda, kaolin (Surround Wp) uygulamasının yüksek sıcaklıklarda yapraklardaki fotosentez oranını yükseltmesine karşın (Jifon ve Syvertsen, 2003), normalden daha düşük hava sıcaklıklarda yapraktaki fotosentez oranını azalttığı (Grange ve ark., 2002; Wünsche ve ark., 2004; Aly, 2010) da bildirilmektedir. Bu durumu daha da netleştirmek istersek; hava sıcaklıklarının yüksek olduğu yerlerde bitkiler strese girerek fotosentez hızını yavaşlatmakta ve terlemeden dolayı su kayıplarını en aza indirebilmek için stomalarını kapatabilmektedir. Bu durumun önlenmesi açısında bitki ve meyve yüzeyleri kaolin ile kaplandığında aşırı sıcaklıkların etkisi düşürülerek mevcut fotosentez hızını azaltmakta ve stomaların kapanmasını kısmen olsa da önlemektedir. Her zaman dediğim gibi sıcaklıkların düşük olduğu yerlerde ise bu tarz bir kullanıma gerek olmamasının yanında mevcut stomaların kapanmasına neden olabilecektir.

Stomaların kapanmasıyla ilgili Glenn ve ark. (2003) elma çeşidinde yaptıkları bir araştırmada, kaolinin kullanılmasıyla; stoma iletkenliği ve fotosentez hızının arttırılabileceğini saptamışlardır. Ayrıca Glenn ve Puterka (2002), kaolin uygulamasında stoma yüzeylerinin kapanması söz konusu olmadığını belirtmişlerdir. Bu durum Şekil 2’de açıkça görülmektedir.

Şekil 2. Kaolin uygulanmış yaprakların mikroskobik görüntüsü
 
Shellie ve Glenn (2008) yaptıkları çalışmada, farklı oranlarda sulama uygulamalarıyla Merlot üzüm çeşidinde kaolin uygulanmasının, üzüm tane ağırlıklarında artışlara neden olduğunu, aynı zamanda asma yapraklarında net stoma iletkenliğinin yükseldiği ve tane renklenmesinde olumlu gelişmelerin görüldüğünü ifade etmişlerdir.
Ortada bilinen bir yanlışı düzeltmek amacıyla kaolininin direkt olarak bitkilerin fotosentez hızını azaltır ya da yükseltir demekten kaçınmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu saptama yapılırken bölgenin iklimsel durumu, meydana gelebilecek aşırı sıcaklıkların ulaştığı değer ve süresine bağlı olarak göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Oluşabilecek Dezavantajlar

Kaolin kullanımında net olan bir şey var. Kaolin rahatlıkla kabuğu yenmeyen meyvelerde (nar, turunçgiller vb.) güneş yanıklığı zararının önlenmesinde kullanılabilmekte. Meyve eti kabuk altında kalmakta ve kolaylıkla tüketilebilmektedir. Fakat üzüm gibi tane olarak yenilebilen meyvelerde bu maddenin kullanımı üzümün değerlendirme şekillerine göre değişebilmektedir. Dünyadaki çalışmalara bakıldığında kaolinle ile ilgili çalışmaların daha çok şaraplık üzümlerde yapıldığı görülmektedir. Özellikle de şarap yapım sürecinde tane kabuklarının maserasyon aşamasından sonra şıradan ayrılmasından dolayı üzüm kabuklarının üzerinde iz ya da leke bırakma durumu göz önünde bulundurulmamaktadır.
 
Sofralık üzümlerde kaolin kullanımında dikkatli olunmalıdır. Ben düşme sonrasında yapılacak uygulamalar hasat zamanında renkli çeşitlerin üzüm tanelerinin üzerinde beyaz leke bırakma riski bulunabilmektedir. Tanelerin saçma iriliği boyutuna (meyve tutumundan 10-15 gün sonra) geldiğinde uygulanması daha doğru olacaktır. Çünkü uygulama sonrasından hasada kadar olan dönemde tane boyutunun ve hacminin artacak olmasından dolayı kaolinin etki ettiği yüzeyi azalacak ve etkisini yitirebilecektir.
 
Kaolin tedarik eden firmalar yağmurlardan sonra tekrar uygulama yapılmasının gerekli olduğunu belirtmektedir. Yağmurla yıkanabilir bir madde olmasının yanında bazı durumlarda yine az da olsa beyaz bir leke bırakabilmektedir. Bu durum belki kurutmalık üzümler için sorun teşkil etmeyebilir. Yaş üzümlerin kurutulmasında kullanılan potasa eriyiği bu maddenin yıkanmasına neden olabilir. Göz önünde bulundurulması gereken hususlardan biri ise hasat zamanında kesilen sofralık üzümlerin pazara çıkana kadar yıkanmayacak olmasından dolayı üzüm taneleri üzerinde az da olsa beyaz lekeler kalabilir. Fakat insan sağlığına herhangi bir zararının olmadığı değişik kaynaklarda bildirilmektedir.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta…

Kaolinin uygulanmasında insan gücüyle çalışan pompalar yerine mutlaka motorlu pompalar kullanılmalıdır (Şekil 3). Aksi takdirde uygulandığı bölgede yüzey çapı büyük olmakta ve ortası boş kalmaktadır. Karışımın pülverize olarak atılması daha uygun olmaktadır.

Şekil 3. Sırt tulumbasıyla uygulanmış kaolin uygulaması 
 
Kaolin kullanımını bu bilgilerin ışığında kişilerin tercihine bırakıyorum. Bağcılıkta kullanımı olmakla beraber diğer meyve türlerinde kullanımına nazaran çok yaygınlaştığını düşünmüyorum. Umarım sizlerden gelen sorulara bu yazı bir cevap niteliği kazanabilmiştir. Bizlerin amacı, araştırmalar yaparak olabildiğince sizlere en doğru bilgiyi ulaştırabilmektir.

Görüşmek üzere…
 
Anahtar Kelimeler:

Kuru Üzüm, Sultani Çekirdeksiz Kuru Üzüm, Kuru Meyve, Kuru Üzüm Rekoltesi, Sultanas, Raisins, Dry Fruit, Raisin harvest, изюм, Виноград урожая, 葡萄乾, 葡萄收穫, pasas, レーズン, Rosinen, عنب مجفف, raisins secs,

Kaynaklar:
  1. Aly, M., El – Megged, N.A., Awad, R. 2010. Reflective Particle Films on , Sunburn, Yield, Mineral Composition and Fruit Maturity of ‘Anna’ Apple (Malus Domestica) Trees. Journal of Agriculture and  Biological Sciences, 6(1): 84-92 , 2010.
  2. Glenn, D.M., Prado, E., Mcferson, J. And Puterka G.J. 2002. A Reflective, Processed-Kaolin  Particle Film Affects  Fruit Temperature, Radiation Reflection and Solar Injury in  Apple. J. Amer. Soc. Hort.  Sci. 127(2): 188-193.
  3. Glenn, D.M. and Puterka, G.J. 2005. Particle Films: A New Technology For Agriculture. Hort. Rev. 31:1 – 44.
  4. Jifon, J.L. and Syvertsen, J.P. 2003. Kaolin Particle Film Applications Can Increase  Photosynthesis and Water Use Effeciency of ‘Rubby  Red’ Grapefruit Leaves. J. Amer. Hort. Sci. 128(1): 107 – 112. 2003.
  5. Melgarejo. P., Martinez, J.J., Hernandez, F., Martinez-Font, R., Barrows, P., Erez, A. 2004. Kaolin Treatment to Reduce Pomergranate Sunburn.  Scientia Horticulturae 100 (2004) 349 – 353.
  6. Özcan, B., Köylü, M. E., Bağdatlıoğlu, N., Noyaner, B., 2004. Sultani Çekirdeksiz Üzüm Çeşitine Ait Yaprakların Alım Zamanı Ve Miktarının Kuru Üzüm Kalitesine Olan Etkilleri İle Yaprakların Teknolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Yayınları, No:105.
  7. Shellie, K., Glenn, D.M. 2008. Wine Grape Response to Foliar Particle Film Under Differing Levels of Preverasion Water Stress. Hortscience 43  (5): 1392 – 1397. 2008
  8. Wünsche, J., Lombardini L., Greer, D. 2004. ‘Surround’ Particle Film Flim Applications: Effects on Whole Canopy Physiology of Apple. Acta. Hort. 636:565 – 571.
  9. Yazıcı K. ve Kaynak L. 2007. Kaolin: Bahçe Bitkilerinde Kullanım Durumu ile Etki Mekanizması. V. Bahçe Bitkileri Kongresi, s: 827 – 876 , 4-7 Eylül, Erzurum, 2007.
Görseller:

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.