ZEYTİNYAĞI: DOĞADAN GELEN SAĞLIK

Anayurdu Anadolu’dan Yunanistan, İtalya, Afrika, İspanya, Fransa ve Amerika’ya yayılmış olan zeytin ağacı, insanlık tarihi boyunca barış ve bereketin simgesi haline gelmiştir. Öyle ki Antik Yunan’da Zeus onuruna düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda kazanan sporculara ödül olarak zeytin dalından taç verilerek barış ve bereket sembolize edilmeye çalışılmıştır.
Dünyada zeytin ağacı sayısı bakımından en zengin ülkelerden biri olan Türkiye için zeytincilik sektörü, hem tarım hem de sanayi açısından büyük önem taşımaktadır. Akdeniz beslenme modelinde öne çıkan, yüksek fenolik madde içeriğine sahip zeytin ve ürünleri insan sağlığı açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Son yıllarda özellikle zeytin yaprağı, zengin fenolik madde içeriği ile önem kazanmış, tıp, ilaç, kozmetik ve gıda alanlarında kullanılmaya başlanmıştır.
 
Zeytin ve zeytinyağında bulunan ve üç temel yağ asidinden biri olan linoleik asit özellikle sinir hücrelerinin gelişmesinde rol oynamaktadır.
Zeytin meyvesi görme fonksiyonunda önemli olan vitamin A (retinol), doğurganlıkta, yaşlanmayı geciktirmede rol oynayan ve hücre yenileyici olan vitamin E (tokoferol), kanın pıhtılaşmasında rol oynayan vitamin K ve raşitizmi önleyen vitamin D (kolekalsiferol) içermektedir. Kan hücrelerinin kümeleşmesinde (agregasyonunda) rol oynayan faktörlere karşı etki göstererek, kan damarlarındaki pıhtılaşma riskini azaltmaktadır. Sindirim sistemini düzenleyerek toksik maddelerin atılımını sağlayıcıdır. Mide asitliğini azaltarak gastrit ve gastroduodenal ülserlere karşı koruyucu özelliği olduğu belirlenmiştir. Çocuklarda kemik ve diş gelişimini arttırdığı ve yaşlılarda kemik erimesini azalttığı rapor edilmektedir. Kanser oluşturan risk faktörlerinin oluşumunu engellediği ve radyoaktiviteye karşı vücudu koruduğu belirtilmektedir. Zeytinyağında yaklaşık %80 oranında bulunan oleik asit anne sütündeki en önemli yağ asidi olup doğumdan hemen sonra bebeğin sinir dokularının gelişimini sağlamaktadır.Kolesterolün öncü maddesi olan ve minör düzeyde zeytinyağında bulunan skualen, insan derisini lipid peroksitlenmesine karşı koruyucu ve oksijen radikali tutucu özellik gösterir. Bunun yanı sıra diyete ek olarak alındığında kolesterol ve trigliserit seviyesini düşürdüğü ileri sürülmektedir. Kolesterol düşürücü ilaçların etkisini arttırıcı bir katkı olarak da kullanılabilmektedir.
 
Ayrıca zeytinyağına yeşil-sarı rengi veren klorofillerin güçlü antioksidan oldukları kabul edilmektedir.
 
Zeytinyağı içinde bulunan ve vücut tarafından üretilemeyen, mutlaka dışarıdan gıdalar yoluyla alınması gereken “esansiyel yağ asitleri” Omega-3 ve Omega-6, hücre membranının fleksibilitesi ve akışkanlığını düzenler, vücuda enerji sağlar ve vücut ısısının korunmasına yardımcı olur. Esansiyel yağ asitleri, hücre membranının permeablitesini arttırır, eikasonoid metabolizması, gen ekspresyonu ve hücre içi haberleşme üzerinde etkilidir. Zeytin ağacında bulunan fenolik bileşenlerin başlıcası elenolik asit ve hidroksitriosolün heterozidik esteri olan oleuropeindir. Zeytin ağacının tamamında, özellikle de yapraklarında bulunan oleuropein, hastalık ve zararlılara karşı koruyucu etkisi ile zeytin ağacının dayanıklılığında oldukça önemli bir yere sahiptir.
Oleuropein'in Kimyasal Yapısı
 
Zeytinin hasattan hemen sonra tüketilebilir nitelikte olmamasından sorumlu olan oleuropein, zeytin ağacında, meyvesinde, dolayısıyla yağında ve zeytinyağı üretimi sırasında ortaya çıkan atıklarda (alperujo) bulunmakla birlikte, bu bileşiğin doğada bilinen en önemli kaynağı zeytin yaprağıdır.
 
Yüzyıllarca yaşayabilme özelliğine sahip olan zeytin ağacının ürünleri sağlığa yararlı etkileri ile uzun zamandır bilinen gıda maddeleri arasındadır. Bu ürünlerin yapılarında bulundurdukları oleuropeinin antioksidan, antimikrobiyal, antienflamatuar, antiaterojenik, antikarsinojenik, antiviral aktiviteler dahil olmak üzere çok sayıda farmakolojik özelliğe sahip olduğu birçok araştırmacı tarafından ortaya konulmuştur.
 
Yapılan çalışmalar, yüksek miktarda oleuropein içeren zeytin yapraklarından elde edilen fenolik fraksiyonun, lipoprotein oksidasyonunu önlediği ve bu nedenle besin takviyesi olarak önemli rolü olduğunu göstermektedir. Ayrıca oleuropeinin ana parçalanma ürünü olan hidroksitriosolün, güçlü bir antioksidan, diger parçalanma ürünü olan elenolic asidin ise güçlü antiviral etki gösterdiği belirtilmiştir. Bunun yanı sıra oleuropeinin Alzheimer hastalığının etyolojik faktörü Aβamiloid peptid ile non-kovalent kompleks oluşturduğu ileri sürülmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda oleuropeinin bazı kanser türlerinde tümör hücreleri üzerinde önemli ölçüde etkili olduğu görülmüştür.
 
İnsan sağlığı üzerinde yaptığı olumlu etkiler ve özellikle günümüzde sağlıklı beslenme trendlerindeki artış, yüksek değerde sofralık ve yemeklik zeytin çeşitleri ve zeytinyağı olarak zeytine olan ihtiyacın  artmasına yol açmıştır. Böylece zeytin ve ürünleri tarımsal üretimde önemli bir yer işgal etmektedir. Bu kadar önemi bulunan zeytin ve zeytinyağının kaliteli olarak elde edilme, işlenme ve tüketime sunulma aşamalarına kadar iyi durumda muhafaza edilmesi çok önem taşımaktadır..                               
KAYNAKLAR
 
1. Bouaziz,M., H.Hammami,Z.Bouallagui, H. Jemai, S. Sayadi, 2008. Production of antioxidants from olive processing by-products. EJEAFChe. 7(8):3231-3236.
2.Gikas,E.,Bazoti,F.N.,Tsarbopoulos,A.,2007. Conformation of Oleuropein,The Major Bioactive Compound of Olea europea, Journal of Molecular Structure:THEOCHEM 821(2007) 125-132.
3.Malik,N.S.A.,Bradford,J.M.,2006.Changes in Oleuropein Levels During Differentiation and Development of Floral Buds in ‘Arbequina’ Olives,Scientia Horticulturae 110(2006)274-278.                     
4.Owen,R.W.,Giacosa,A.,Hull,W.E.,Haubner,R.,Spiegelhalder,B.,Bartsch,H., 2000. Olive oil consumption and health: the possible role of antioxidants. Lancet. Oncol. 21:107-112.
5.Tokuşoğlu, Ö., Özel Meyve Zeytin Kimyası,Kalite ve Teknoloisi,2010.
6.Visioli,F., A.Poli and C. Galli,2002. Antioxidant and other biological activities of phenols from olives and olive oil. Med. Res. Rev. 22:65-75.
7.Yıldız,G.,Uylaşer,V.,2011. Doğal Bir Antimikrobiyel:Oleuropein. Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi,2011,Cilt 25,Sayı 1, 131-142.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

engindeniz - 22.07.2014 19:41
kutlarım...
sadikabok - 24.03.2014 00:00
Sevgili Nilay , yazin cok aydinlatici ve daha da baska gelismelerini bekliyoruz. Zeytinyagi sanki bir ilac. Bence herkes kullanmali.Bebeginden yaylisina kadar.
Gulşen Yavaş Tatar - 07.03.2014 13:53
Çok başarılı bir anlatım olmuş. Yeni yazılarını merakla bekliyorum :)
hülya onat - 07.03.2014 10:15
sevgili kardeşim böyle faydalı gıda hatta daha da ötesi bir ilaç da diyebileceğimiz zeytinyağını anlatan yazınız gayet güzel olmuş bilginize ellerinize teşekkürler. Dilerim bundan sonra mahalli idarecilerimiz de 18.madde uygulamalarında daha hassas olurlar zeytin ağaçlarını katletmezler üstelik barış semmbolu bu nebat bunu haketmiyor.saygı ve sevgilerimle.....
yüksel - 05.03.2014 20:24
Zeytinyağının faydalarına yönelik güzel bir yazı olmuş. Tebrik ederim.
FİLİZ ÖZGÜL OKCU - 04.03.2014 10:29
BAŞARILARIN DEVAMINI DİLERİM