Gelecek 10 yılda soframızı neler bekliyor?

Yemek pişirmek ve yemek yemek insanlık tarihi kadar eski bir eylemdir. İnsanoğlu yaşamak için acıktığında yemek yiyerek ayakta kalmayı ve varlığını sürdürerek neslini devam ettirmeyi başarmıştır. 

Bir gün içersinde ortalama üç öğün var diye varsayarsak, bir yetişkin bir yıl içersinde toplam bin kez yemek yemiş olarak kabul edebiliriz. Hayatımızın önemli bir parçası olan yeme-içme eylemi geçtiğimiz yıllar içinde Twitter, Instagram, Facebook gibi sosyal medyada en çok konuştuğumuz ve paylaştığımız konu olmuştur. Yemek mekanları, beraber topluca yemek yemek gibi konular nerdeyse en çok paylaşılan mesajlar olmuştur. Bu konu hiç şüphesiz kimlik, sosyal konum belirleme gibi özellikleri ile birlikte güncel konularımızın en baş sırasında yerini almıştır.
 
Yıllar içersinde sayılara artarak büyüyen yemek kitabı sayısı, yemek ile ilgili çevrilen film sayılarında artış, gazete sütünlarında çoğalan yemek köşeleri, TV programlarındaki popülerlik ve ayrıca hiç ilgi alanı olmasa da bu işe yatırım yapan holdinglerimiz, konunun ne kadar canlı olduğunun bir göstergesidir.

Özetle yemek yemek, yiyecek içecek endüstrisi ve belki de tüm ticari, sosyal, keyif boyutları ile bütünleşen gastronomi, hepimizi ilgilendiren ve yaşantımızın en önemli parçalarından birisi haline gelmiştir.

Buna ilave olarak günümüzde nüfusu yaklaşık 7,3 milyar olan dünyamızın, Birleşmiş Milletler verilerine göre  2050 yılında 9,7 milyara ulaşmasını öngörmektedir. ABD merkezli Global Harvest Initiative isimli kuruluşun hazırladığı rapora göre, küresel gıda üretimi, nüfus artış hızına yetişemeyecektir. Dolayısıyla bu yeme-içme konusu giderek daha önem kazanmakta ve bu alanda bilim insanları çalışmalarına artan bir şekilde hız vermektedirler.

 
Gelecek 10 yılda yemek, yiyecek, gıda, tüketim, sağlık, sunum, gıda bileşenleri, teknoloji ve bunun gibi konularda bizleri neler bekliyor olabilir sorusuna yanıt şu beş ana başlıkta incelenebilir:
 
1. Nasıl yetiştireceğiz,
2. Nasıl pişireceğiz,
3. Ne yiyeceğiz,
4. Nasıl yiyeceğiz,
5. Kimler için yiyecek hazırlayacağız.

1. Nasıl yetiştireceğiz

• Dikey tarım
 
Toprak yerine suda yetiştirme son 10 yıldır üzerinde çalışılan ve deneysel olarak başarılı sonuçlar alınmış bir alandır. Hidrofonik tarım da denilen bu yöntem su devridaimi kullanarak verimli üretimlere imza atmaktadır. Neden “dikey”, çünkü bu yetiştiricilik daha az alana ihtiyaç duyar. Geniş alanlar yerine üst üste yetiştirme alanları demektir. Böylelikle dünyanın yüzde 70'inin yaşadığı şehirlere daha yakın alanlarda üretim anlamlı bir hale gelmektedir.
 
Neler yetiştirebiliriz:  Başta domates, biber, yeşilliklerin tümü bu tarıma çok uygundur.

Dikey tarım, dar alanda çok üretim
 
Bu konuda en büyük engel enerji maliyetleri olmaktadır. LED teknolojisinin gelişmesi ile daha iyi yerlere geleceği kesindir. Temiz ve iyi tarım olarak gelecekte önemli olacak bir tarım olacağına inananlar çoğalmaktadır.
 
• Boş alanlarda tarım

Gerek şehir içi gerekse şehirlerin çevrelerinde var olan “boş alanlar” geniş tarım alanları isteyen buğday, arpa, mısır, pirinç gibi ürünlerin üretilmesi için olanaklar sağlamaktadır. Bina tepeleri, kapalı alanlar, kullanılmayan hava meydanları buna iyi örneklerdir. Havalandırması olan tünellerde ürün yetiştirmeye geçtiğimiz sene başlayan İngiliz Growing Underground şirketi ürün kalitesi ve lezzetlerinden çok memnun olduklarını ifade etmişlerdir.
 
• İnsansız yetiştiricilik

Kaynak: CNH Industrial/Case IH
 
Gelecek 10 yılda, tarımda devrim niteliği taşıyacağı tahmin edilen insansız traktörler CASE şirketi tarafından prototip olarak üretilmiş durumdadır. Geleneksel olarak insanlar tarafından yapılan zaman tüketici işler, insansız makinalar tarafından daha doğru, daha kısa, daha sağlıklı bir şekilde yapılabilecektir.
 
Gelecekte çiftlik sahipleri çalışma odalarında var olacak geniş ekrandan traktörün hareketleri izleyip kontrol edebilecek. İnsansız aracının santimetre kesinliğinde tohum diktiğini  izleyecebilecek, üzerinde yerleştirilmiş olan algılayıcılar sayesinde toprağın 100 santimetre derinliğine kadar olan alanda nemi ve sıcaklığı ekrana yansıtabilecektir. Örneğin, marul, kıvırcık, yeşillik gibi ürünlerin çapalama işlemleri “marul robotu” tarafından kolaylıkla ve hızlıca yapılacak duruma gelecektir.

Chalon-sur-Saône,bölgesinde bir “bağ robotu”.
 
Ya da yukarıda görülen bağ “bağ robotu” hafızasında var olan yöntemler ile bağı budama işlemi yapabilecektir. Diğer tarım ürünlerinde uzaktan kumanda ile ürünün gelişmesi, nem, hastalık gibi şeyler denetleneblir hale gelecektir.

Başka bir tarım alanında, üretim sorumlusu ekrandan bin adet inek görüntüsüne bakmakta ve her ineğin ne kadar süt vereceğini izlemektedir. Bugüne ait veriler ile geçmiş verileri karşılaştırma istediği bilgisayarında, geçtiğimiz aylara ait sadece tek bir ineğin süt verimi, kilosu, yediği yem miktarı, kalp atışı, vücut sıcaklığı verilerini karşılaştırmalı görerek, olağan dışı bir durum gördüğünde vardiya amirine sms göndermesini isteyebilecektir. Cep telefonunda yüklü olan uygulama ile ve ineklere takılmış olan hareket sensörleri ile olası hastalıkları önceden teşhis edip diğer hayvanlara geçmesini engelleyebilecektir.
 
Tüm bunlar büyük veri, makinaların giderek daha çok otonom olmaları, hava durumu bilgileri, tarım bilimi, algılayıcılar, yazılım araçları, gsm, gprs ve bunun gibi teknolojik gelişmeler sayesinde ürün verimi artışı sağlayacaklardır.
 
• Gelişmiş tarım teknolojileri

Ev ortamlarına uygun mini-hidrofonik tarım uygulamaları yaygınlaşmaktadır. Küçük alanlarda kişiye özgü ve yeterli miktarda üretim metotları her geçen gün artmakta ve maliyet olarak ucuzlamaktadır. Robotların portakal, mandalin, elma ve bunun gibi ürünlerde sadece olgunlaşmış meyvaların hasat edildiği günleri görmek çok uzak olmasa gerek.

Robobee, Harvard Üniversitesinde çalışan bir grup bilim insanının çalışmaları sonucu geliştirdikleri minik “robot arıların” koca bir mahsul alanını çok kısa bir sürede tozlaştırma deneyleri çok başarılı sonuçlar vermiştir.
İlginç bir Robobee videosu için : http://bit.ly/1SCN5OX
 
2. Nasıl pişireceğiz

• ROBO-CHEF

İngiltere de araştırma laboratuvarları olan Moley şirketi, dünyanın ilk mutfak robotunu geliştirmiştir. (www.moley.com)

Kamerası tarafında kayıt altına alınan yemek tariflerini öğrenebilen ve veritabanında saklayabilen, pişiricinin hareketlerini kopyalayarak taklit eden kollardan oluşan profesyonel bir mutfak kabini içersinde çalışan bir sistem. Ayrıca yemek bittikten sonra kendi kendini temizleyen bir robot!  Herhangi bir yemek sitesi ya da iTunes'dan tarifleri alıp uygulayan bir yapı. Yakın gelecekte mutfaklarımızda yerini alacak gibi görünüyor.
 
IBM şirketi tarafından desteklenen Watson sistemi, farklı şeflerin bir araya gelip robotik ve yazılım kullanarak farklı lezzetler içeren yemeklerin hazırlamak için hazırlanmış bir platform.
 
San Francisco da kurulmuş Momentum Machines şirketi baştan sona el değmeden bir hamburger pişirip, süslemelerini yapıp paketlenebilecek bir hale getirecek robotu ürettiğini ve prototiplerin kullanılmaya başladığını duyurmuştur.
 
• 3 Boyutlu yemek yazıcıları

Yaklaşık 10 yıl içersinde 3D yazıcıların ucuzlaması ve yaygınlaşması mutfaklara da girmesini sağlayacak.  İspanyol Natural Machines şirketi en son teknoloji içeren Foodini isimli yazıcısını satışa sunmuştur.

Foodini üç boyutlu olarak pişirilmiş halde yemeğe hazır pizza, kurabiye, hamburger gibi yiyecekleri kolaylıkla mutfağa getiren bir teknoloji.
Foodini tanıtım videosu:http://bit.ly/1lELnig
 
• Akıllı fırın

Bilim insanları pişirmeye yönelik hem yeni teknolojileri çokça çalışılmakta hem de geleneksel olanlara yeni ekipmanlar ilavesi ile bize sürpriz pişirme teknikleri ve yöntemleri sunmaktadırlar. Fırınlara yerleştirilecek kameralar ve algılayıcılar sayesinde yemeğin ısı, nem, pişirme derecesi, tat ve lezzettin en yüksek noktaya ulaştığı konumu algılayıp cep telefonuna mesaj göndermesi çok yakında söz konusu olacaktır.

• Yeni pişirme ekipmanları

Hiç şüphesiz son yüzyılımızın mutfaktai en büyük devrimi mikrodalga fırınlar olmuştur.  Fakat yeni eklentiler ile bu fırınlar bir adım daha teknolojik olabilir. Bettermicrowave.com yetkilileri infra red kameralar ilavesi ile yiyeceklerin sıcaklık haritasını ekrana getirerek mükemmel pişirme ve/veya ısıtma sağlanabileceğini göstermişlerdir.
 
Akıllı tavaların, SmartPromptPan örneğinde olduğu gibi algılayıcılar sayesinde kaynama, soteleme gibi olanakları olan tavaları daha kolay kontrol edilecek yazılımlar ve uyarı sistemleri ile geliştirmiş ve kullanımımıza sunacak aşamaya gelmiştir.
 
Mutfağımıza yakın zamanda girmesi beklene başka bir ekipman olara SITU örnek verilebilir. SITU aslında basit bir tartı, ancak onun cep telefonları ve tabletlerle konuşma özelliği var.  Üzerine konan yiyeceği ilk önce tartıp ardından kalori ve gıda ve besin değerlerini ekrana getirmektedir.  Böylelikle ne yediğinizi kolaylıkla besin değeri cinsinden sakalam şansınız olacaktır.

3. Ne yiyeceğiz
 
• Hastalıkları önleyici ve tedavi edici yiyecekler
 
Önümüzdeki 10 yıl içersinde yeme içme den bahsedildiğinde “sağlık” kavramını daha çok kullanıyor olacağız. Belki yenilebilir aşılar devreye girecek. Antioksidan içeceklerden probiyotik sodalara kadar geniş bir yelpaze tüketimimize sunulacak. Bunlara ilave olarak fonksiyonel yiyecekler yaygınlaşacak gibi ipuçları bugün bile görünüyor.
 
• Süper yiyecekler

Günlük tüketimimize uyarlanmış ve ölçümlenmiş gıda tüketimimiz için uygun besleyici gıdalar. GreenOnyx, tek bir yiyecekte üç farklı sebzeden elde edilebilecek besi değerlerine sahip olan süper yiyecekleri gelecek sene piyasaya süreceklerini duyurmuşlardır. Brokoli, ıspanak ve kabak (40% protein, 30% lif, iron, magnesium, çinko, kalsiyum, A, B, C, E vitaminler, antioxidanlar ve Omegas 3 ve 6).

Silikon vadisinden çıkan Soylent firmasının ürünleri geleceğin yiyeceği olarak süper yiyecekler kategorisinde yerine çoktan almıştır.
 
• Yiyecek yerine geçen yeni alternatifler

Tabağınıza kadar gelen mühendislik uygulamaları bizleri beklemektedir.

Açgözlü ve doymak bilmeyen bir şekilde yükselen et talebi, 10 yıl sonra sürdürülebilir olmaktan uzaklaşabilir. Bu nedenle bazı firmalar lezzet, görüntü ve tat olarak hayvani yiyeceklerden ayırt edilemeyecek gıdalar üzerine çalışmalara başlamışlardır. Böylelikle hayvan popülasyonunda ciddi bir kazanç elde edilebilir. Örneğin, Modern Meadow gibi firmalar bio üretim teknikleri ile bir canlı dışında, laboratuvar ortamında, hazırlanan malzemeden hamburger üretmeyi başarmışlardır.
 
Aynı hedefle yola çıkan Impossible Foods, (Bill Gates tarafından 108 million dolara satın alınmıştır)
 

Sebze proteinlerinden yapılmış hamburger.
 
Hampton Creek sebze proteinlerinden alternatif yumurta üretmiş ve pazarlamaya çok kısa zamanda geçeceğini duyurmuştur. Gene aynı yöntemi kullanan Beyond Meat şirketi, tavuk ve dana etinin aynı lezzet ve dokuya sahip yiyecekleri bir yıl içinde üreteceğini açıklamıştır.
 
• Akıllı yiyecekler

10 yıl içinde midemizde nanoteknoloji ile donatılmış gıdalara hazır olalım. Kişiye özel beslenme diyetleri içeren mikroçipli yiyecekler yolda.
 
• Ne yiyeceğimize başka örnekler

Yosun: Japonya'da uzun zamandır popüler olan deniz ya da suyosunu çok yoğun besin değeri içermektedir. Hem tuzlu hem de normal suda yetiştirilebilmesi bir avantaj olabilir.
Böcekler: Yaklaşık 2000 tür zaten şu anda farklı coğrafyalarda yenmektedir. Böcekler protein olarak yüksek değerlere sahip olmalarının yanısıra az toprak ve su gereksinimi olduğu için hayvan yetiştiriciliğinden daha ekonomik yapılar oluşturabilir.
Quinoa: Güney Amerikadan dünyaya yayılan bu tahıl, vücudumuzun ihtiyacı olan amino asitleri içermektedir. Ayrıca protein zengini olan bu yieyecek Glüten de içermez.
Gernik Buğdayı (Emmer wheat): Yerel ürünlere dönüşün en güzel örneklerinden birisi olan bu tür gelecekteki ekmeğin malzemesini oluşturmaya aday. Aynı zamanda siyez, kavılca gibi adları olan ve Türkiye'nin doğusunda yetiştirilen, en erken kültüre alınan, bir buğday türüdür. Yetiştiriciliğinde daha az gübreye ve ilaç kullanılmaya yatkın tür, aynı zamanda ekonomik değer taşımaktadır.
Darı: Bu tahıl çok eski zamandan beri Asya'da yetiştirilmekte olup, pirinç ve mısır ekim alanları giderek darı tarlaları olarak değiştirilmektedir.
Doğal işlenmiş gıdalar: Fermente ürünler, yüksek basınçta hazırlama gibi yöntemler yaygınlaşacaktır.
Organik, vejetaryen ve glutensiz ürünlerde artış izlenecektir.
 
4. Nasıl yiyeceğiz
 
• Şeffaflık ve takip edilebilirlik

Teknolojik olanaklar kullanan üretim şirketleri, tam olarak ne yediğimizi takip edilebilir hale getirmek için çalışmalarına hız vermişlerdir. Gıda güvenliği bizleri bekleyen ve çözülmesi gereken büyük sorunları beraberinde getirmektedir. Gıda zincirindeki şeffaflık ile bu problemler aşılabilir. Önümüzdeki yıllarda tarladan sofraya kadar olan gıda zincirinin takip edilebilmesi için yazılım araçları geliştirilecektir.

Türkiyeden güzel bir örnek: http://bit.ly/2eY9rfo
 
• Yemek teslimatında yenilikler

Özelleştirilmiş siparişler robotlar veya uçağı tarafından teslim edilecektir. Dominos Pizza, İngilterede bazı bölgelerde drone lar ile teslimat yapılmaya başlanmıştır. Teslimat esnasında pişirme için kullanılan araçlar için araştırmalar başlamıştır.
 
• Yüksek Teknoloji 3D Lokantalar

Akıllı masalar, interaktif menüler, müşteri DNA sına uygun yemek hazırlanması.
 
Pizza Hut, her masaya monte edilecek tabletler sayesinde müşterinin göz hareketlerini takip eden, bir malzeme yada pizza çeşidinde geçirdiği süreyi hesaplayıp pizza önerisi yapan bir sistemi test etmeye başladığını duyurmuştur.
 
Let’s Pizza firması iş yerlerine yerleştirecekleri otomatlara yüklenecek malzeme ve yazılımlar sayesinde istenilen malzeme lere sahip bir pizza yı 2,5 dakikada yapabilecekleri bir prototip üretmişlerdir.

Foodini 3Boyutlu yazıcıları ile yakın gelecekte mutfaklarda çeşitli kek, kurabiye, pizza benzeri yemekleri hazırlayabilecekleri bildirmişlerdir.
 
• Otomatikleşmiş akıllı mutfaklar

Robotların evlerimizde var olan birçok mutfak ekipmanını kullanacak, denetleyecek ve yönlendirecek zamanlar çok uzak değil.

• Sanal beslenme önerileri

Kişiselleştirilmiş yemekler mutfağımıza giriş yaptı, daha da geliştirilmesi bekleniyor. Vücudumuza yerleştirilecek donanımlar, sağlık kontrollerimizi yapabilecek aygıtlar gelecek yıllarda bizlerin kullanımına sunulacaktır.
 
5. Kimler için yiyecek hazırlayacağız
 
• Dünyada yaklaşan açlık problemi için

İnsanlık yararına yapılan en önemli çalışma açlığa karşı savaş olmalıdır. Eşit ve adil beslenme her canlının temel ihtiyacıdır, gelişmiş ülkeler bu dengesizliği çözmek için zaman ve para harcamalıdırlar.
 
• Obezite


“Şişko kadının hayatta kalması” heykel, Jens Galschiot, Danimarka
 
Hiç şüphesiz son yirmi yılın giderek büyüyen problemlerinden birisi olan obezite savaşılması gereken önemli bir insanlık sorunu olmaktadır. Dünya Sağlık Teşkilatı raporunda obeziteyi önlemede kullanılan stratejilerin hiçbirinin başarılı olmadığı konusunda uyarıda bulunmuştur. Obeziteyi önlemek ve/veya ortadan kaldırmak için özel yemekler geliştirilmeli ve buna uygun perhiz yöntemleri hazırlanmalıdır.
 
• Z Kuşağı

Gelecek kuşaklar ne ad  konarsa konsun, kişiselleşmenin öne çıkacağı bir gerçektir. Cep telefonu uygulamalarını günde defalarca kullanan kuşaklar, yemeklerini de buradan sipariş edip, belki de yeni tabakalar yapmak için kullanacaklardır.
 
• Yaşlı nüfus

Dünyadaki yaşlı bireylerin nüfus ortalamaları, tarihte eşi görülmemiş bir oranla artmaktadır.  2050 yılına gelindiğinde dünya üzerindeki nüfusu yüzde 20'sinin 65 yaşından daha büyük olacağı tahmin edilmektedir. Bu yüzde yirmiyi besleyecek özel menüler oluşturulacaktır.
 
• Evcil hayvanlar

Geçtiğimiz sene dünyadaki evcil hayvan beslenmesi için harcanan paranın 100 milyar dolar’a yaklaştığı raporlanmıştır. Bu nedenle gelecek yıllarda evcil hayvanlar içinde bir beslenme formülü bulunmak durumundadır.
 
Yarının yiyecekleri
 
Gelişen ve giderek daha dijital olan dünyamızda hemen hemen her alanda devrim yaşanırken gıdanın, beslenmenin, yeme-içmenin bundan ayrı olarak düşünülmesi olası değildir. Belki 10 yıl sonra ne tüketeceğimiz bugün daha ortada yok. Araştırmacılar ve bilim insanları var olan kaynakları kullanarak ve yeni malzemeler geliştirerek daha sağlıklı, çevreye zarar vermeyen, lezzet ve besin değerleri arttırılmış gıdalar üzerine çalışmalarını sürdürmektedirler. Yeni teknolojiler bu gelişmeyi destekleyecek ve gelecek güzel haberler sunacak diye düşünüyorum.
 
 
 
Kaynaklar:
  1. Why do we eat what we eat? Heston Bluementhal http://bit.ly/2dS5Z50
  2. Why we eat the way we eat: Dr. Scott Kahan
  3. http://bit.ly/2fd9PLQ
  4. http://bit.ly/2eWxah7
  5. http://bit.ly/2eYaX0V
  6. Heykel, “Survival of the fat woman”, http://bit.ly/2e3tk7f
  7. http://bit.ly/1tquEpB
  8. http://bit.ly/295iNmZ
Görseller:
  1. www.soylent.com
  2. Observer
  3. Philippe Desmazes/AFP/Getty Images
  4. Wyss Institute, Harvard Üniversitesi
  5. Moley Labs
  6. Natural Machines
  7. Impossible Foods
     

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Turhan Çifci - 28.11.2016 08:09
Bu güzel çalışma için teşekkürler.