Yağış Değerleri ve Türkiye Zeytinyağı Rekoltesinin Karşılaştırılması

Ülkemizde ve dünyada küresel iklim değişikliği hissedilmektedir. Tarımsal faaliyetlerde de küresel iklim değişikliğine göre gelişmeler yaşanmaktadır. Zeytin ağacı bir sene çok ürün verip bir sene az ürün vermektedir. Periyodisite Türkiye’de olduğu gibi diğer ülkelerde de sorundur. Verim kayıplarının yaşandığı yıllarda zeytinyağı fiyatları yükselmektedir. Zeytinyağının bol olduğu yıl fiyatlar düşmektedir. Ekonomik bir ürünün fiyatları yıllara göre çok değişmemelidir.

Periyodisitenin oluşmasında ilk etken genetik faktörlerdir. Zeytin ağacı buna yatkındır. Diğer faktörler ise iklimsel faktörler, hasat, bitki koruma önlemleri, budama, sulama ve gübrelemedir. Tarımsal gelişmelerin ve mekanizasyonun ilerlemesi zeytin çiftçisini de geliştirmiştir. Üreticiler daha dikkatli üretim yapmaktadır. Kalite ve verime önem vermektedirler.

Türkiye’de son 10 yılda kaç ton zeytinyağı hangi iklim koşullarında üretildiğinin araştırılmıştır. Yağışların ve sıcaklıkların değiştiğini bu değişimlerin zeytinyağı rekoltesine etki ettiği gözlemlenmiştir. Toplam yağış miktarlarının değişmediği ancak mevsime göre farklılıkları oluştuğu görülmüştür. 

Türkiye’deki zeytinlik alanlar, 600,000 ha civarında olup, toplam tarım alanlarının % 2’sini oluşturmaktadır. Zeytin çoğunlukla su kaynaklarının kısıtlı olduğu alanlarda yetiştirilmektedir. 
Zeytinliklerin yaklaşık %75’i sulama olanaklarından yoksun, besin maddelerince fakir ve meyilli yerlerde, geri kalan %25 zeytinliklerimiz az meyilli veya düz arazilerde bulunmaktadır.
 
Zeytin ağaçlarının hayatiyetlerini devam ettirmesi, geliştirmesi ve ürün verebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Zeytin ağaçlarında sulama zamanı, verilen su miktarından daha önemlidir. Sulama için en kritik dönem yaz sonudur. Yağışların yeterli olmadığı alanlarda kış sulaması faydalı olabilir. Günümüzde yeni zeytinliklerin çoğunluğu sulanabilecek şekilde oluşturulmaktadır. Geleneksel olarak oluşturulmuş zeytinlikler sulu tarıma dönüştürülmektedir.
 
Zeytin Bahçelerinde Sulamanın Önemi
 
Zeytin ağacı diğer ağaçlar gibi çok fazla su isteğinde bulunmamaktadır. İhtiyacı olduğu zamanlarda su bulamaz ise verim ve kalite kayıpları söz konusu olmaktadır. Özellikle periyodisite, yani var yılı yok yılı gösteren çeşitlerde sulamanın ve bitki beslemenin önemi daha çok olmaktadır.

Zeytin ağacı 3 dönemde kritik su ihtiyacı vardır. Çiçeklenme esnasında, zeytin meyveleri belirdiğinde son olarak da çekirdek sertleştiğinde suya ihtiyacı vardır. Bahçe ve hava durumu iyi takip edilmeli, havaların sıcak ve yağışsız gittiği bahar ayında çiçeklenmeden 10 gün önce sulama yapmak çiçek tutumunu ve çiçek oluşumunu olumlu etkilemektedir.

Dane tutum döneminde sulamaya ihtiyacı olan zeytin ağacı suyu bulamaz ise danelerini dökmektedir. Zeytin ağacı mevcut olan suyunun çiçeklenme ve çiçeklerin meyve tutum esnasında büyük kısmını harcamış olacaktır. Yağmur yağmaz ise sulama yapmak zorunluluğumuz vardır. Son dönemde ise çekirdeklerin sertleşmeye başladığı dönemde zeytinin suya ihtiyacı vardır. Bu dönemde suyu havadan çiğden de temin edebilmektedir. Ancak son yıllarda havaların değişken olması nedeniyle yağan çiğe güvenilmemekte ve sulama yapma ihtiyacı doğmaktadır.

Sulama damlama ile sabahın erken saatlerinde yapılırsa çok verimli olmaktadır. Öğle saatlerinde yapılan sulama yarardan çok zarar vermektedir.
 
Sulama sistemi olmayan arazilerde nasıl sulama yapacağız?
  • Pimaş Boru yardımı ile
  • Çöp torbalarına su doldurarak
  • Kış suyunu araziden kaçırmayarak
  • Tankerle
  • Tankere damlama sistemi kurarak
  • Gövdeyi toprak ile kapatarak
  • Gövdeye kireç sürerek
  • Budamayı esasına göre yaparak
  • Su tutucu maddeler kullanarak
  • Topraktaki organik madde miktarını arttırarak
Kuraklıktan korunmak için toprak işleme derin yapılmamalı, ilkbaharda ağaçların altındaki yabancı otlar temizlenmeli, tek yönlü gübre kullanımından kaçınılmalı, kuraklığın sorun olduğu yerlerde ağaçlar alçaktan taçlandırılmalı, budama ile gereksiz dal ve dalcıklar kesilerek ağaç üzerinden uzaklaştırılmalı, zeytinliklerde kesinlikle ara ziraatı yapılmamalı, yeşil gübreleme amacıyla kullanılan bitkiler erkenden sürülerek toprağa karıştırılmalıdır.

Ağaçların yaşamak, gelişmek ve ürün vermek için suya ihtiyaçları vardır. Zeytin yetiştiriciliğinin yapıldığı Akdeniz Havzası ülkelerinde sulama ilkbahar ve yaz aylarında yapılmalıdır. Zeytin ağacına sulama suyu, çiçeklenme, meyve bağlama, çekirdek sertleşmesi, renk dönüşünün olduğu dönemlerde, köklerin en yoğun olduğu bölgeye verilmelidir. Zeytin ağaçları susuzluktan etkilendiği kadar su fazlalığından da olumsuz yönde etkilenir.

Kısaca, sulamadan beklenen vejetatif gelişme verim ve kaliteye yönelik yararların sağlanabilmesi için sulamaya uygun kalitede, ağacın suya ihtiyaç duyduğu dönemde, ekonomik yöntemle, ağaca verilmelidir. Yeni kurulacak zeytinliklerin maksimum geliri getirecek ve mevcut teknik imkanlardan yararlanacak şekilde düzenlenmesi gerekir. Uygun toprak ve iklim şartları yanında uygun sulama imkanı da sağlanmalıdır.

Zeytincilikte sulama çeşitli yöntemlerle yapılmaktadır. Bu yöntemlerin seçiminde toprak, iklim, ekonomi, sosyal faktörler etkili olmaktadır. Yapılan çalışmalarda yöntemler arasında farklılıkların çok önemli olmadığı, buna karşılık sulanan ağaçlarla sulanmayan ağaçlar arasında vegetatif gelişme, ürün miktarı ve kalitesinde önemli farklılıklar olduğu görülmüştür.

Zeytin için en uygun sulama yöntemi, ağaç dikim aralıklarına bağlı olarak, 6-12m ıslatma çapına sahip küçük yağmurlama başlıklarının kullanıldığı ağaç altı mikro yağmurlama sulama yöntemidir. Uygun tomografik koşullarda, karık, tava (çanak) ya da uzun tava sulama yöntemleri uygulanabilir. Kısıtlı su kaynağı koşullarında, damla sulama yöntemi de uygulanabilmektedir.

                                  

1970-2015 Yılları Arasında En Yağışlı yıl: 2009 793,8 mm
1970-2015 Yılları Arasında En Az Yağışlı yıl: 2008 493,1 mm
1970-2015 Yılları Türkiye Yıllık Toplam Yağış Ortalaması: 624,6 mm
 
Tablolardan anlaşılacağı üzere ülkemizde yağışın az olduğu yılları takip eden yıllarda rekoltemiz azalmaktadır. Yağışın çok olduğu yılı takip eden yıllarda ise rekoltenin yükseldiği görülmektedir. Gelecek yıllarda da bu tablo değişmeyecektir.
 
Görseller:
Arşiv

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.