Ülkemizde Jeotermal Seracılık

Jeotermal Enerji

Jeotermal enerji, yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan ve çevresindeki normal yeraltı ve yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral, çeşitli tuzlar ve gazlar içerebilen sıcak su ve buhar olarak tanımlanmaktadır (Çetin, 2014; Çerçioğlu ve Şahin 2016). Türkiye için önemli yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi jeotermal enerjidir. Ülkemizin jeolojik yapısının uygunluğu nedeniyle yüksek jeotermal enerji potansiyeli bulunmaktadır. Türkiye’de jeotermalle ilgili çalışmalar ilk olarak 1960’lı yıllarda başlamış ve günümüze kadar 227 jeotermal alan çalışması yapılmıştır. Bu alanlarda 1500’e yakın sıcak ve mineralli su kaynağı ve arama-işletme kuyusu bulunmaktadır. Türkiye’deki mevcut jeotermal kuyu ve kaynakların toplam jeotermal kapasitesinin 8000 MWt değerinde olduğu hesaplanmış, potansiyelin ise 60000 MWt değerinde olduğu belirlenmiştir (TJD, 2015; Çerçioğlu ve Şahin, 2016). Güney Ege Kalkınma Ajansı (2011)’na göre Türkiye’deki mevcut jeotermal enerji uygulamalarının %6’sı elektrik üretimi, %67’si konut ısıtması, %9 termal tesis ısıtma, %18’i sera ısıtmasında kullanılmaktadır. Buna göre ülkemizde jeotermal kaynakların daha çok konut ve sera ısıtılmasında kullanımının yoğunlaştığı görülmektedir. Sera ısıtması 2002 yılında 500 dönüm iken; 2015 yılında 3931 dönüme çıkarak % 686 artış sağlanmıştır. Konut ısıtması 2002 yılında 30.000 konuttan 2015 yılında 114567 konut eşdeğerine çıkmış ve % 281 artış olmuştur. Elektrik üretimi 2002 yılında 15 MW iken 2015 yılı sonunda 612,83 MW elektriğe çıkmış ve % 3985 artış gerçekleşmiştir. Ülke görünür ısı kapasitesinde ise 2002 yılında 3000 MW’den 2015 yılında 14000 MW’ e çıkarak % 366 artış sağlanmıştır (www.enerji.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Jeotermal, 2016).
                                   
Seracılık

Birim alandan yüksek verim alınmasını ve küçük alanların marjinal şekilde değerlendirilmesini sağlayan örtü altı yetiştiriciliği, aynı zamanda yıl içerisinde düzenli istihdam sağlaması nedeniyle de önemli tarımsal faaliyetlerdendir (Yavuz, 2005). TÜİK (2011) verilerine göre; ülkemiz, sera varlığı açısından, 2010 yılı itibarıyla dünyada 4. sırada yer almaktadır. Türkiye’de seracılık ilk defa 1940’lı yıllarda Antalya ilinde başlatılmıştır (Aybak, 1992). Ülkemizdeki sera alanlarının yaklaşık %58’i Antalya, %28’i İçel, %11’i Muğla, %2 İzmir ve %1’i İstanbul’da bulunmaktadır (Yağcıoğlu, 2005). Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre ise örtü altı alanlarımızın; %95’inde sebze (domates, hıyar, biber, patlıcan, kabak), %4’ünde süs bitkileri, %1’inde meyve (muz, çilek) yetiştirilmektedir (Kervankıran, 2011).

Seracılığın en önemli sorunlarından biri ısıtmadır. Seralarda sıcaklık değerinin uygun sistemler kullanılarak istenilen değerlerde tutulması modern yetiştiriciliğin şartlarındandır. Sera içi iklimini oluşturan diğer unsurların da uygun olması koşulu ve yetiştirilen bitki için izin verilen en yüksek sıcaklığı aşmamak kaydıyla, sera içi sıcaklık derecesinde her 10°C’lik artışın bitki gelişmesini yaklaşık iki kat attırdığı bilinen bir gerçektir (Yağcıoğlu, 2005). Ülkemiz şartlarında, ısıtma giderleri de sera karlılığını etkileyen önemli bir unsurdur. Sera ısıtmasında kullanılan yakıtların pahalılığı üreticiyi ısıtma yapmadan yetiştiriciliğe yöneltmektedir. Seracılık işletmelerinde ısıtma giderleri, yetiştirme mevsimi ve konuma bağlı olarak, toplam üretim giderlerinin %40-80’ini oluşturabilmektedir. Ülkemiz seralarında düzenli bir ısıtma yapılmamakta, sadece bitkileri dondan korumak amacıyla ısıtma uygulanmaktadır. Düzenli ısıtma yapılmaması, verim düşüklüğü, üretim çeşidinde sınırlama, tarımsal mücadele için ilaç ve hormon kullanma zorunluluğu gibi problemleri beraberinde getirmektedir (Kendirli ve Çakmak, 2010).
 
Sera Isıtmasında Jeotermal Enerji

Jeotermal kuyulardan çıkarılan su çok sıcak olduğundan soğuk su ile karıştırılarak (suyun sıcaklığı 75-80°C’ye düşürüldükten sonra) seralara verilir. Hava sıcaklığının arttığı günlerde seralara verilen suyun sıcaklık derecesi daha da azaltılır ve havalandırmalar açılır. Havalandırma aynı zamanda bitkiler için gerekli karbondioksitin sera içine girmesini sağlar. Isıtmada, seraların içine döşenen çelik izolasyonlu borular kullanılır. En fazla ısıtma sıcaklık ortalamalarının en az olduğu kış mevsiminde yapılır. Seraların bazılarında termometre bulunsa da ısıtma sistemi seralardaki termometre ölçümüne endeksli değildir. Amaç sadece bitkiyi dondan korumak değil, aynı zamanda bitkinin gelişimini devam ettirebilmesi için gerekli sıcaklığı sağlamaktır. Oysa ülkemiz seralarındaki ısıtma çoğunlukla bitkilerin istediği optimum sıcaklığı sağlamak için değil, dondan zarar görmelerini önlemek için yapılır (Kadıoğlu, 2013). Bunun nedeni ısıtma maliyetlerinin yüksek oluşudur. Üst üste bir kaç gün sıcaklığın 10-12°C’nin altında kalması verim ve kaliteyi olumsuz etkiler (Magein, 1992).
 
Türkiye’de, sıcaklığı genellikle 70°C ve üzerinde olan jeotermal kaynaklar seracılıkta kullanılır (Titiz, 2004). Güney Ege Kalkınma Ajansı tarafından hazırlanan bir rapora göre Türkiye’de 2811 dekar alanda jeotermal seracılık yapılmaktadır (Güney Ege Kalkınma Ajansı, 2012). Ülkemizin sahip olduğu jeotermal enerji potansiyelinin bölgeler arası dağılımında Ege Bölgesinin kuyuların %61.64’üne sahip olduğu görülmektedir. Akdeniz ve Ege bölgesinin kıyı kesimindeki iklim özellikleri seracılığa uygun olduğundan sera tarım alanları bu kıyılarda hızla büyümüştür. Sıcaklık ortalamalarının düşük olduğu diğer bölgelerde ise yüksek ısıtma giderleri nedeniyle seracılık gelişmemiştir. Ancak jeotermal kaynaklar, sıcaklık ortalamalarının düşük olduğu bölgelerde ısıtma maliyetlerini azaltarak seracılığı cazip hale getirmiştir. Uygulamalar, jeotermal enerji ile ısıtılan seraların sıvı ve gaz yakıtla ısıtılan seralara göre çok daha ekonomik olduğunu göstermiştir (Milivojevic ve Martinovic, 2003).
 
T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, jeotermal ısıtmalı seraları desteklemektedir. Bakanlık, alternatif enerji kaynakları kullanan seralara %75’e kadar hibe vermektedir. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı çerçevesinde 2006-2010 yılları arasında alternatif enerji kaynakları kullanan 199 sera projesine yaklaşık 36 milyon TL hibe verilmiştir (www.tedgem.gov.tr; Karataş ve Durdu, 2013).

Tablo 1. Türkiye’de jeotermal sera alanları ve tahmini güç (Dağıstan, 2013)
                        
            
Jeotermal enerji ile sera ısıtma prensibi
(Çerçioğlu ve Şahin, 2016)


Seralardaki ısıtma sistemi (Çerçioğlu ve Şahin, 2016)
 
Sonuç olarak, günümüzde her mevsim sağlıklı sebze-meyve üretme isteği seracılığı önemli tarımsal faaliyet alanlarından birisi haline getirmiştir. Yetiştirilen ürünlerin kaliteli ve sağlıklı olması hayati bir öneme sahiptir. Bitkilerin gelişebilmesi için belirli bir sıcaklığa ihtiyaçları vardır ve bu nedenle seracılıkta ısıtma önemli bir unsurdur. İklim şartları nedeniyle geleneksel yollarla seraları ısıtmanın ekonomik olarak mümkün olmadığı yörelerde alternatif bir enerji kaynağı olarak jeotermal enerji büyük bir önem kazanmaktadır.  Özellikle karasal iklim şartlarının hakim olduğu yörelerde jeotermal seracılık çok elverişli ve ekonomik bir kaynaktır.  Seraların jeotermal kaynaklarla ısıtılması teknik ve çevre ile ilgili gerekli önlemler alındığı takdirde, ısıtma giderlerini en aza indirerek ekonomik bir yetiştiricilik imkanı sağlayarak sera alanlarımızın artmasını da sağlayacaktır.
 
Abstract

Geothermal energy as an alternative source to supply increasing energy needs of countries which have suitable geological structure and the rich geothermal sources are investigated and developing rapidly. The use of geothermal energy source for greenhouse heating provides economic and enviromental benefits in the agricultural sector. Therefore, the implementation of modern greenhouse treatments has become a necessity.
 
Kaynaklar:
  1. Aybak, H.Ç. (1992). Türkiye’de Seracılık ve Seracılıkta Teşvikler. Antalya Bölgesinde Seracılık Konulu Uzmanlar Danışma Kurulu Toplantısı. Seracılık Ürünleri Araştırma Enstitüsü, Antalya.
  2. Çerçioğlu, M., ve Şahin, H. (2016). Simav’daki seraların ısıtılmasında jeotermal enerji kullanımı.  The Journal of Academic Social Science Studies: International Journal of Social Science, 47 (1): 459-475.
  3. Çetin, A. (2014). Ülkemizin Jeotermal Enerji Kapasitesi ve Yapılabilecekler, GÖNDER Geleceği Önemseyenler Derneği.
  4. Dağıstan, H. (2013). Türkiye Jeotermal Kaynak Aramaları, Kullanımı Ve Sürdürülebilirliğinin Sağlanması, Maden Tetkik ve Arama, Doğal Kaynaklar Ve Ekonomi Bülteni, Sayı 15, 1-10. http://bit.ly/2fDXlI6 Erişim: 15.02.2016.
  5. Güney Ege Kalkınma Ajansı. (2011). TR32 Düzey 2 Bölgesi (Aydın, Denizli, Muğla) Jeotermal Kaynakları Ve Jeotermal Enerji Santralleri Araştırma Rap., 27s.
  6. Güney Ege Kalkınma Ajansı. (2012). Jeotermal Enerjinin Seracılıkta Kullanımının Önündeki Engellerin Tespiti Projesi, Araştırma Raporu, Aydın.
  7. Kadıoğlu, Y. (2013). Simav’da jeotermal seracılık. Marmara Coğrafya Dergisi 28: 64-80.
  8. Karataş, S.B. ve Durdu, F.Ö. (2013). Aydın ili koşullarında sera ısıtmasında jeotermal enerjinin kullanılabilirliğinin incelenmesi. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 50 (1): 47-56.
  9. Kendirli, B. ve Çakmak B. (2010). Yenilenebilir enerji kaynaklarının sera ısıtmasında kullanımı. Ankara Üniversitesi Çevre Bilimleri Dergisi 2 (1): 95-103.
  10. Kervankıran, İ. (2011). Afyonkarahisar ilinde alternatif tarım çalışmalarına bir örnek: Jeotermal seracılık. Marmara Coğrafya Dergisi 24: 382-402.
  11. Magein, H. (1992). Antalya’da yetiştirilen bazı önemli sebze ve meyvelerin iklim gereksinimleri.  Antalya Bölgesinde Seracılık Konulu Uzmanlar Danışma Kurulu Toplantısı. Seracılık Ürünleri Araştırma Enstitüsü, Antalya.
  12. Milivojevic, M. and Martinovic, M. (2003). Utilization of geotermal energy in Serbia, Proceedings of the International Geothermal Conference IGC-2003 September 2003, Session 10, (p. 37), Reykjavik.
  13. Titiz, K.S. (2004). Modern Seracılık, Antalya Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yayını, Antalya.
  14. TÜİK. (2011). Türkiye İstatistik Kurumu. Karşılaştırmalı Bölgesel İstatistikler.
  15. Yağcıoğlu, A. (2005). Sera Mekanizasyonu, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları No:562. Bornova.
  16. Yavuz, F. (2005). Türkiye’de Tarım, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Aralık-2005, 243 s.
  17. http://bit.ly/2gxMkg5, 2016. Erişim: Haziran 2016
  18. http://bit.ly/2fHVbdO. Erişim: Mart 2012.
Görseller:
Yazara aittir.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.