Az Gübre, Az İlaç

Tarımsal üretim yaparak geçimini sağlayanların ortak olarak şikayet ettikleri bir durum mevcut. Bu da tarımsal girdilerin maliyetidir. Hatta bazen çiftçilerden şu şikayetleri alırım: "Ürün para etmiyor, mahsül elimde kaldı, aldığım para ancak maliyetimi kurtarır ya da kurtarmaz, kazanamıyorum!".

Sonuç olarak, ‘Ben bu işi yapmayacağım!’

Peki o giderse ve diğerleri giderse kim yapacak bu çiftçilik işini? Biz ne yiyeceğiz? İthal mi edeceğiz? Bozulan tarım ve orman arazilerine yapılan beton binalar karnımızı doyuracak mı? Yoksa geleceğimiz tehdit altında mı?

Maalesef ikinci seçenek beni çok korkutuyor. Toprak kaybetmek sadece savaşlarda olmaz, her geçen gün bizler tarım topraklarımızı kaybediyoruz. Ekonomimiz kan kaybediyor.

Tarımsal girdilerden bahsedecek olursak bunlar petrol, tarım ilaçları, kimyevi gübreler, tohum, işçilik maliyetleri gibi girdilerdir. Birçoğu da dünya petrol fiyatlarına ve özellikle ülkemizde inişli çıkışlı olan döviz kurlarına bağlı. Bir de işin pazar boyutunu ele alırsak ürünü satabilmek durumu da ayrı bir muamma.

Fazla uzatmadan konumuzdan bahsedelim. Tarımsal üretimde girdileri nasıl kısabileceğimiz hakkında, pratikte kolaylıkla uygulayabileceğimiz yöntemlerden bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı bir tek çiftçi bile okusa ve uygulasa ne mutlu bize. Şimdi bu uygulamalara tek tek değinelim:

Toprak İşleme

Bir çok çiftçimiz yabancı otlarla mücadele, toprağını havalandırma, toprak altı zararlılar ile mücadele etme gibi amaçlar için toprağını sürmektedir. Özellikle hububatta toprak işleme önem arz ediyor. Bana göre ne kadar az toprak işleme, o kadar kazanç demektir. Mesela hiç anıza ekim yöntemini ele aldınız mı? Burada önemli olan uygulamayı minimum düzeye indirmektir. Bu yöntem ile verim denemeleri yapılarak faydalı sonuçlar elde edilmiştir. Toprak işleme demek traktörün çalışması, dolayısıyla yakıt harcaması ve işgücü demektir. Bunun için:
  • Toprak işlemede doğru makineler kullanılmalı.
  • Toprağı işlerken arazi doğru şekilde sürülmeli.
  • Yabancı otlara karşı temiz tohumluk kullanılmalı.
  • Zabrus gibi zararlılar ve hububat hastalıkları için ilaçlı tohumluk kullanılmalı.
  • Yabancı otlar ile zamanda mücadele edilmelidir.
Meyve bahçelerinde toprak işleme durumu şöyledir:

Asla toprağı deviren aletler ile toprak işlenmemelidir. Şayet toprak işleme gerekiyorsa bunu, toprağı yırtan aletler ile yapmanız önerilir. Meyve bahçelerinde toprağın derin işlenmesi köklere zarar verebilir ve toprak kökenli hastalık etmenlerinin ağaçlara bulaşmasına neden olur. Yapılan denemelerde narenciye bahçeleri içinde, toprak işlemesi yapılmayan bahçelerin daha sağlıklı oldukları gözlenmiştir.

Bahçelere traktörün sık girmesi ile belli bir müddet sonra toprak altında pulluk tabanı dediğimiz sert bir katman oluşur ve bu geçirimsiz bir hal alır. Bu sebep ile 5-6 yılda bir sıra aralarına patlatma dediğimiz, toprağı yırtarak işleyen aletlerle işlem yapılır. Aksi halde bu kısımda su birikebilir, verilen gübreler toprağın yapısını bozabilir.

Yabancı ot mücadelesinde toprağı sürmek yerine otları biçmek, sadece ağaç diplerindeki otları almak, daha faydalı olacaktır. Hatta bahçe yüzeyine yüksek boy yapmayacak şekilde, toprağa azot kazandıran yeşil gübre bitkilerinin yetiştirilmesi, hem toprak kaybını engelleyecek hem de faydalı böceklere yuva olacaktır. Ayrıca toprağı organik maddelerce zenginleştirecektir.

Gübreleme mutlaka toprak analizine göre yapılmalıdır. Ezbere kullanılan gübreler hem ekonomik kayıptır, hem de ürüne ve çevreye zararlıdır. Mümkün mertebe organik mamullerden faydalanmak, İyi yanmış çiftlik gübresi, kompostlaştırılmış organik mamüller (permakültürde sıkça kullanılan),  yeşil gübrelerden faydalanmak maliyeti düşürecektir.

Sulama Yöntemi

Salma sulama, karık sulama her zaman maliyeti arttırır. Sulama konusunda sadece kurulum maliyeti çiftçiyi korkutan kısımdır. Burada önemli olan modern sulama yöntemlerinin uzun vadede bize getireceği kardır. Bunu bazen bir sezonda bile karşılayabiliriz. Modern sulama sistemleri demek sudan ve vereceğimiz gübreden, kullanacağımız ilaçlardan tasarruf etmek demektir. Salma ve karık usulü sulamalar özellikle sebze ve meyvecilikte artık asla kullanmamamız gereken yöntemlerdir. Artık devir öyle bir devir ki, 1 damla su bile çok kıymetli. Suyu tasarruf etme görevi dünyada ve ülkemizde özellikle çiftçilerimize düşüyor. Tonlarca su, salma sulama ile beraber hektarlarca toprağı ve milyonlarca lirayı önüne katıp yok ediyor.

Kimyasal Mücadele Yerine Entegre Mücadele

Entegre mücadele:
  • Kültürel mücadele,
  • Fiziksel-Mekaniksel mücedele,
  • Biyolojik mücadele,
  • Biyoteknik mücadele,
  • Kimyasal mücadele

’yi kapsar. Mümkün mertebe kimyasal ilaçlardan uzak durulur. Böylece ilaç ve traktör kullanımı, yakıt kullanımı azalır, çevreye zarar minimuma iner.

Kültürel mücadele derken; öncelikle kültürel tedbirlere uymalıyız. Bu, kış mevsimi boyunca meyve bahçelerinin temiz tutulması, dökülen meyveleri toplamak, bahçeyi temiz tutmaktır. Hatta topladığımız bu artıkları geri dönüşüm ile kompostlaştırarak yeniden bahçemizde gübre olarak kazandırmak da fayda sağlayacaktır.

Fiziksel ve mekaniksel mücadele ergin zararlı böceklerin toplanması (örneğin ağaç üzerinde kışlama yuvalarının -altın kelebek- kesilmesi), ağaç üzerinde kalkık kabukların temizlenmesi, hastalıklı dalların budanıp uzaklaştırılması ve benzer yöntemlerdir. Bahçelerde kemirgen istilası varsa,  özellikle kış aylarında kemirgenler yiyecek bulamadıkları için ağaç gövdelerini kemirirler. Buna karşı ağaç gövdelerinin plastik bir madde ile sarılması, bahçelere saman balyaları konması ağaçların hedef alınmasını engeller.
 
Doğanın kuralını unutmamalıyız; fareleri öldürürsek diğer avcılar ne yiyecekler?  Yılanları ve diğer yırtıcıları öldürürsek fareleri kim avlayacak? Kitle halinde kemirgenleri öldürürseniz yiyecek bulamayan tilki ve atmacalar daha çok kümesinizi ziyaret edecektir.

Meyve bahçelerinde çiçek zınnı zararlısına karşı mavi leğen kullanmak, bağlarda bağ maymuncuğu ve hortumlu böceklere karşı asma gövdelerine silikonize elyaf sarmak, elma iç kurduna karşı elma ağaçlarının gövdelerine (cevizde de aynı yöntem kullanılabilir) oluklu mukavva sarmak, kiraz sineğine karşı sarı yapışkan tuzak kullanmak zararlıları ekonomik zarar eşiğinin altında tutmamıza yardımcı olacaktır. Ayrıca tüm bunların yanında böceklerin çiftleşmesini engelleyici feromon tuzaklar, eşeysel çekici tuzaklar ve monitörler ile ergin böcek kontrollerini sağlamak (bağ salkım güvesi, elma iç kurdu, kiraz sineği.), besi tuzakları hazırlayarak erginleri toplamak (elma gövde kurdu.), tuzak dal sistemi kullanmak (yazıcı böcekler.), ışık tuzakları ile erginleri yakalamak (manas erginleri, haziran böcekleri.) tercih edilen biyoteknik yöntemlerdir. Bu yöntemler sayesinde bazen ilaçlamaya bile gerek duyulmaz.
Zararlı böcek popülasyonlarını tamamiyle yok etmek kesinlikle yanlış bir düşüncedir. Burada en önemli nokta zararlı böcek, yabancı ot gibi tarımsal zararlıları ekonomik zarar eşiğinin altında tutmaktır.

Kimyasal ilaçlama yaparak kitle halinde zararlıların yok edilmesi;
  • Dayanıklı bireylerin ortaya çıkmasına (bu demek oluyor ki; kullandığınız tarım ilaçları bir süre sonra etki etmeyecektir.)
  • Doğal düşmanların (predatörler ve parazitoitler) azalmasına,
  • Zaman ve para kaybına ve saymakla bitmeyen birçok olumsuz sonuca neden olacaktır.
Bırakın İşinizi Böcekler Yapsın

Artık bir çok üretim alanında zararlı böcekler ile mücadeleyi doğal düşmanlar yapıyor. Bunlardan birisi çok iyi bildiğimiz gelin böceği. Gelin böcekleri yaprak biti ve kırmızı örümcek gibi zararlılar ile beslenerek popülasyonlarını baskı altına alıyor. Çoğu alanda ticari olarak üretilen gelin böcekleri bahçeye veya seralara salınarak kullanılıyor.
   
Piyasada zararlı böcekler için ticari olarak üretilen birçok faydalı böceğe ulaşabilirsiniz. Burada tarım danışmanlarınızdan destek istemelisiniz. 
Bu böcekler bahçelere salındığında belki de hiç ilaçlama gereksinimi duyulmayacaktır. İlaçlama yapılsa bile zararlı böceklerin üremesini ve gelişmesini engelleyen (IGR), biyotarımda ruhsatlı seçici ilaçlar kullanılmalıdır.
 
Burada özellikle meslektaşlarımıza çok iş düşüyor. Meziyet; kimyasal ilaç kullandırarak hedef canlıyı yok etmek değildir. Çünkü hedef canlıyı tamamen yok ederken hedef dışı canlılara da zarar gelecektir.  Esas başarı kültürel yöntemler ve yukarıda saymış olduğum diğer yöntemleri kullandırarak, hiç kimyasal ilaç kullanmadan, çiftçinin gelir elde etmesini sağlamaktır. Çiftçileri ikna etmek ve entegre mücadelenin faydalı olduğu bilincini oluşturmak ise bizlere düşmektedir.
 
Bol kazançlı üretimler…
 
Görseller:
Yazara aittir.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.