Kıtır Mantı

Dışarıda yediğim neredeyse her şeyi sorgularım. ‘Hımm… Bu tat… Safran mı o? Süslemesi nasıl? Acaba tavuk yerine et kullansam?’

Pazar günü Argun’la birlikte girdik mutfağa. Yıllar önce Casita’da yediğim ve tadı hala damağımda olan Feraye’ydi burada olmamızı sağlayan. ‘Olur mu, olmaz mı, yapabilir miyiz acaba?’ derken tarifini bilmesek de tahmin ederek uydurmaya çalıştık. Sonuç mu? Olumlu.

İlk önce içindekiler:

Hamur:                                                                                      İç:
3 su bardağı un                                                                        300-350 gr kıyma
2 yumurta                                                                                  1 orta boy kuru soğan
1 su bardağından biraz az ılık su                                            1 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı tuz                                                                        1 çay kaşığı karabiber
Üzerine:                                                                                     Sos:
Yoğurt                                                                                        1 domates
5-6 diş sarımsak                                                                       1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı tuz                                                                        1 çay kaşığı biber salçası
Tereyağ ve Kırmızı pul biber


Hamur malzemelerinin tamamını derince bir kaba koyduktan sonra başladık hamuru yoğurmaya. Kimi insan sevmez ama ben inanılmaz seviyorum hamur yoğurmayı. Bütün gerginliğimi alıyor sanki. Takdir edersiniz ki bardak ölçüleri ya da elimizin ayarı, göz kararımız değişebildiği için ‘un ilavesi gerekebilir’ diye baştan uyarıyorum. Elimize yapışmayacak kıvama geldiğinde biz hamurumuzu 6-7 parçaya böldük. Sonrasında ilk talihli geldi mermere. Unlanmış zemin üzerinde başladık hamuru açmaya. İncelik önemli ve ben burada ‘Açabileceğiniz en ince şekilde açmalısınız!’ demek istiyorum. (Kalın olması durumunda hamurun tadı kıymanın önüne geçiyor.)

Sonrasında istediğimiz büyüklükte karelere ayırdık itina ile açmış olduğumuz hamuru. Ben bir dahaki sefere daha ufak kareler planlıyorum. İdeal mantı boyutundaydı bizimkiler aslında ama daha ufak, görsellik açısından da daha iyi olacak diye düşünüyorum. Kesmiş olduğumuz karelerin ortalarına iç malzemeyi yerleştirmeye başladık. Bittikten sonra da başladık karecikleri kapatmaya. Kapatma şekli ile ilgili bir şey söylemeyeceğim. Herkesin kendine kolay bir yöntem geliştireceğinden eminim (ben çapraz köşeleri birleştirerek yapıyorum.)

Bu küçük mantıları, birbirine yapışmasın diyerek unladık biraz. En korktuğum şeylerden biri yaptığım şey ne olursa olsun tepsiye yapışmasıdır. Ben klasik başak burcu özelliğimi burada da göstererek kendimi garantiye aldım ve hem yağlı kağıt kullandım hem de üzerine biraz un serptim. 175 derecelik, öncesinde 6-7 dakika ısıttığımız fırına uğurladık ufaklıkları. Ortalama pişme süresi 25-30 dakika civarında. ‘Denemeden fırından alınmamalı ve ara ara tepside karıştırılmalı.’ diye de bir dip not ekliyorum.

Bu sırada sarımsakları soyup tuz yardımıyla dövdük, yoğurda karıştırarak sarımsaklı yoğurdu da elde ettik ve başladık sosa. Ben tereyağı ve pul biberi ayrı bir kapta kızdırıyorum. Domatesi rendeliyorum. Tereyağı biraz pişirdikten sonra içerisine domates ve biber salçasını ekliyorum. Siz tabii bu ikisini aynı kapta da yapabilirsiniz. Baktık ki, mantılar kıtır gözüküyor, hiç beklemeden aldık onları hemen tabağa. Üzerine önce yoğurdu, ardından sosu ve kızgın tereyağını gezdirdik ve afiyetle yediik!
 
Size de afiyet olsun!
Görseller:
Argun Tanrıverdi'ye aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.