Yabancı Otların Yararları

Ders notlarını, ders kitapları incelediğimizde yabancı otların, toprağın asıl sahiplerinin zararlarından bahsedilmektedir. Üreticilere yabancı otları toprakta uzaklaştırmanın yolları anlatılmaktadır. Ancak doğanın asıl sahiplerinin kültür bitkilerine göre (yaşama tutunma açısından) çok daha güçlü olduğunu görmekteyiz. Tohum verme yeteneği, tohumların dağılma yolları, tohumların çimlenme özelliği, tohumların toprakta canlı kalma süreleri ve vejetatif olarak çoğalabilme özellikleri yabancı otların doğadaki artılarıdır. (Yabancı otlar doğada neden güçlüdür

Yabancı otların doğaya, insanlara ve hayvanlara, ayrıca var oldukları floraya yararları bulunmaktadır. Bu yararları maddeler halinde sıralarsak;

  • Tıbbi bitki (kekik başta olmak üzere adaçayı, thyme, nane, rezene, papatya , biberiye, anason, dereotu, ekinezya, fesleğen, kimyon, hardal, haşhaş, kapari, keten, kırmızıbiber, kişniş, lavanta, safran, susam  ve yağ gülü) olarak,

                                      Kimyon                                                                                          Papatya

  • Çay (melisa, mersin, nane, nane-ıhlamur, papatya, çakşır, civanperçemi, ebegümeci, ıhlamur, ısırgan otu, kantaron, karabaş, kuşburnu) olarak,
  • Baharat (anason, biberiye, defne, reyhan, haşhaş tohumu, kekik, kişniş, kimyon, mercanköşk, nane, rezene, safran, susam, zencefil) olarak,
  • Sepet, hasır, süpürge (saz, kamış) yapımında

      
                                        Kamış                                                                                                   Saz

  • İnsan yiyeceği (turp otu, semiz otu, şevketi bostan, ısırgan otu, arap saçı, deniz börülcesi, ebegümeci, ışkın, kenger, kuzu kulağı, sarmaşık, yabani kuşkonmaz, pazı) olarak,

      
                                           Şevketi bostan                                                                       Semiz otu            

  • Hayvan yemi olarak,
  • Arıcılıkta (lavanta, kekik, adaçayı, biberiye, yonca, karahindiba, orman gülü başta olmak üzere mavi, mor, eflatun, beyaz ve sarı renklerdeki bitkiler),

     
                                   Orman gülü                                                                          Arı otu (Faselya)

  • Sap saman elde etmede,
  • Yakacak (geven) olarak,
  • Yeşil gübre (fiğ) olarak,
  • Yaban hayatı için yiyecek ve barınak olarak,
  • Su ve rüzgar erozyonunu önlemede,
  • Süs bitkisi (papatya, dağ lalesi, gelincik) olarak,

  • İndikatör bitki (sirken, özellikle virusların tanılama çalışmalarında) olarak yararlanılır.
  • Doğal dengeyi korur ve
  • Toprak yorgunluğunu önler.

Görüleceği üzere yabancı otları topraktan söküp atmanın bizlere çok faydası yoktur. Özellikle bilimin ışığında yapılan tarımsal sistemlerde yabancı otları tamamen yok etmekten ziyade onların zararlı etkilerini en aza indirip kontrol altında tutarak, kültür bitkisini güçlü tutmak asıl hedeftir.

Herbisitlerin dünyanın en çok tüketilen pestisit grubu olmasında yanlış tarımsal uygulamaların rolü büyüktür. Yabancı otları yok etmek, erozyona neden olmaktadır. Tarımda toprak yok ise ürün de yok demektir. Bir avuç toprakta bile yetişen yabancı otlar, toprağın koruyucuları ve bekçileridir.

Bahçe tarımında çok yıllık ağaçlarda mutlaka planlama yapılmalı ve yabancı otlar ile ağaçların birlikte yaşayabileceği çözümler ortaya konulmalıdır. Sürüm azaltılmalı, herbisit kullanımı minimum seviyeye indirilmelidir. Ağaçların etrafında veya sıra arası – üzerinde yabancı ot varlığından rahatsız olunmamalıdır. Tarım, entegre yani birlikte yapıldığında daha yararlı ve verimlidir. Yabancı otların yararlarından faydalanarak meyve bahçelerinde küçükbaş hayvanlar, tedbir alınarak otlatılmalıdır. Koyunların sütünden ve etinden de yararlanmaktayız. Ayrıca gübre vererek bize katkı verirler. Kümes hayvanlarından kazlar, ot biçici olarak kullanılabilmektedir. Böylece kazlar otumuzu biçer, kazın yumurtasından ve etinden bizler yararlanabiliriz.
     
Yemek olarak da yabancı otlardan yararlanmaktayız. Semizotu hem sıcak yemek hem de salata olarak sofralarımızda yer bulmaktadır. Özellikle yoğurt ve zeytinyağı ile yapılan salatasına doyum olmamaktadır. Şevketi bostan ise Ege Bölgesi'nde günümüzün en meşhur yemeklerindendir. Girit'te ve Ege kıyısında toplanan otlar, kuzu etiyle veya haşlama salata olarak tüketilmektedir. Bugünlerde toplanma zamanı gelmiştir.

İlkbaharda arıcılar arılarını gezdirmeleri gerekmektedir. Kovanlarını bol çiçekli bölgelere götürerek sağlıklı bir şekilde bal üretmelerini sağlamak zorundadırlar. Bunun içinde özellikle bahçelere bırakmaktadırlar. Yabancı ot mücadelesinin daha az yapıldığı, ot ile ağacın birlikte yaşadığı, herbisitten uzak bahçeleri tercih etmektedirler. Ancak günümüzde konvansiyonel tarımda pestisitlerden uzak bahçe bulmak zordur. Bu noktada üreticiler otla daha az mücadelesi olan zeytinlikleri tercih etmektedirler. Hepimizin daha sağlıklı ballar yiyebilmesi için de yabancı otları yok etmekten vazgeçmeliyiz. Kovanlar papatyaların, gelinciklerin, portakal nergislerinin bol olduğu, çiçeklerin koku saçtığı yerlere konulmalıdır.

İlkbaharda doğaya çıktığımızda her yer çiçek açmış yabancı otlarla güzeldir. Tüm tarla ve bahçelerde yabancı otlar bizlere görsel şovunu sunmaktadır. Papatyaların yapraklarını tek tek koparıp fal bakmak bile ruhumuza olan faydasındandır. Seviyor sevmiyor diye papatyalara sorduğumuz da seviyor çıkana kadar bütün papatyaların arkasından bir kelebek gibi gitmedik mi? Yabancı otların bize, tarımımıza, doğaya ve o flora içerisinde yaşayan tüm canlılara (tek hücreliler dâhil) faydaları büyüktür. Dengeyi korumaktadır. Yabancı otları yok etmekten ziyade kültür bitkileriyle birlikte, nasıl yan yana yetiştirebiliriz diye düşünmek ve uzmanına danışmamız gerekmektedir. Her tarla ve bahçe için ayrı çözümler üretmemiz gerekmektedir.

Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.