Kuzey Ege’nin Üç Kardeşini Bilir Misiniz?

Keşkek, nohut, pilav...

Bu üçüne üç kardeş der Edremitliler. Özel günlerde, hele de düğünlerde illa ki pişirip ikram ederler. Hangi düğüne gitseniz bir köşede keşkek döven gençler görürsünüz. Sadece özel günlerde değil, yerel lokantaların menüsünde her daim yer alır üç kardeş. Edremit Körfezi’nin olmazsa olmaz üçlüsüdür.

Keşkek, yani et ile dövülerek sakız gibi sünmesi sağlanan buğday lapası asırlardır bilinen bir lezzet aslında; Yahudi ve Ermenilerce Herisa da denilen keşkek, Antik Yunan’dan Antik Roma’ya, Perslere ve Türklere kadar  yaşadığımız coğrafyanın en kadim yiyeceklerinden biridir. Arap ülkelerince de binyıllardır bilinen keşkeği tüm uluslar sahiplenmeye çalışsa da, bilmemiz gereken “keşkek” dediğimiz yiyeceğin aslında bir antik dönem yemeği olmadığıdır! Daha da doğrusu neolitik çağdan beri bilinen arpa ve buğdayın bulamaç veya lapa olarak kaynatılması, sonrasında da avlanan etlerle buluşturulması faslı, bizi insanlığın taş devrinden çıkışına kadar götürür. O yüzden keşkeğin kökeninden ziyade onu kimlerin nasıl yorumladığı ve gündelik yaşamda halen nasıl kullandığıdır aslolan.

Evet, bugüne gelecek olursak, Batı Anadolu’da günümüz dünyasında tüm lezzetiyle yaşayan yaşatılan keşkek, bütün zamanların ana besini olarak düğünlerin aranılan besinidir. Hemen hemen bütün Anadolu’da yapılır. Üç kardeş olarak yandaşlarıyla anılması Edremitliler'e özgüdür.

Keşkek ve pirinç pilavını aynı anda aynı tabak içinde sunmak,  üzerine bol kepçe nohut koymak “üç kardeş bir arada” olarak tanımlanır.

Biri çıkıp da bir başkası için söz söylemesi gerektiğinde; “düğününe çağırdı da üç kardeşinden mi yemedik” der.
Ya da kırılıp gücendiği kişiye “düğününde üç kardeş ikramını yedik ayıp oluyor” gibi sözcükler yöre insanında keşkek – nohut - pilav üçlemesinin ne denli yer ettiğinin göstergesidir.

Edremit ve Kazdağı bölgesinde düğünlerde adettir, delikanlılar döver keşkeği.

Düğün günü ocaklar kurulup kazanlar ateşe vurulunca genç delikanlılar buğdayı sırayla dövmeye başlar. Diğer yanda, bir gün önceden ıslanmış olan kazanlar dolusu nohut yeterince soğan ile haşlanarak bol zeytinyağı ile kazanlardaki yerini alır. Üç kardeşin nohutu mutlaka zeytinyağı ile pişer ve tabii ki salçasızdır. Nohut ağırdan kaynamaya devam ederken pilav tavasında et suyuna pirinç salınmış demlenmektedir. Bazı düğünlerde pilavı etli ya da tavuklu yapanlar varsa da genellikle pilav etsizdir.

Keşkek mutlaka etli ya da tavuklu yapılır. Varlıklı aileler keşkek kaynarken içine bütün koyunu parçalayıp atarlar, et kemiklerinden ayrılana kadar pişirilir ve kalan et buğday ile döve döve sakızlaştırılır. İkram edilmeden önce üzerine kırmızı biberli kızdırılmış zeytinyağı gezdirilir, karabiber serpilir.

Pek çok yerde yağ kızdırma tereyağı ile yapılırken Edremit yöresinde zeytinyağı başroldedir. Pilavı da zeytinyağı ile demlerler. Keşkek, nohut ve pilav üçü de ayrı kazanlarda pişerler fakat illa ki üçü bir arada yenir. Gelenek böyle.
 
Üçün kerameti,
vehameti ve selameti adına
keşkek pilava yatak olsun,
nohut hepsine katık olsun.
Bereketi içindedir,
yiyenlere selâm olsun!

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Bilge Uğur - 02.08.2017 18:00
Harika bir anlatım... Özellikle Havran'da ve Büyükdereköy'de çok güzel yapılır keşkek.