Dünyada ve Türkiye’de Şaraplık Üzüm Piyasaları

Yazar:  Naim Özdamar
 
Türkiye dünya genelinde üzüm yetiştirilen ülkeler içinde alan olarak dördüncü, üzüm üretimi bakımından ise miktar olarak beşinci, verim bakımından ise dokuzuncu sırada yer almakta. Türkiye bağlarında üretilen üzümlerin yaklaşık %30'u sofralık, %35'i kurutmalık %30'u pekmez, pestil, sucuk, şıra ve % 2-5'i de şaraplık olarak değerlendirilmektedir. Bu da en az önemin şaraplık üzüme verildiğini göstermektedir.

Şaraplık üzüm açısından Türkiye, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından dördüncü sırada, dünyada bağ arazisi yönünden de dördüncü sıradadır. Ancak İspanya, Portekiz ve İtalya’da üretilen üzümlerin %90’ı şaraba dönüşürken, Türkiye’de bu oran % 2’de kalmaktadır. Ülke bazında verilere bakıldığında, şarap tüketiminde Fransa yılda kişi başına 55 litre ile başı çekerken Türkiye’de bu oran yılda bir litre civarındadır. Türkiye hala üzümü içen değil de, yiyen bir ülke konumundadır.

Avrupa’da başta Fransa ve İtalya olmak üzere şaraplık üzüm çeşitleri ekolojik üztünlüğe sahip tarım ürünleri sınıfında değerlendirilmekte olup özel yasa, yönetmelik ve yazılmamış hükümlerle korunmaktadır. Bizde ise şaraplık üzüm üvey evlat muamelesi görmekte. Hâlbuki şaraplık üzüm, hem ihracatı hem de turizme yönelik iç satışları ile ülke için önemli bir gelir kaynağı olabilecek durumdadır. Çünkü bizim şaraplık üretim maliyetimiz diğer batı ülkelerine göre oldukça düşüktür.

Şarap ihracatının kuru üzüm ve sofralık yaş üzüm değerlerinin arasında çok küçük kalmasına rağmen oranlama yapıldığında 1220/ton ile en yüksek katma değeri sağladığı görülüyor.Bu yüksek katmadeğeri sağlamasına rağmen Türkiye şarap sektörü önemli sorunlar yaşıyor. Oysa şarap, tarım ürünleri içinde katma değeri en yüksek olan üründür, bir kilo üzüm bir dolar civarındayken, kaliteli bir şişe şaraba ödenecek bedel bunun 50 katı olabilmektedir.

2014 yılında Fransa 10,6, İtalya ise 6,8 milyar dolarlık şarap ihracatı gerçekleştirilmiştir. İspanya’nın ihracatı ise 3,4 milyar dolardır.

Türkiye’de yaklaşık 300 çeşit şarap üretilmektedir, ancak uluslararası piyasada Türk şarabının değeri ve payı çok düşüktür .Türkiye’nin şarap ihracatı ise bu rakamların yanında gayet komik kalmaktadır.11 milyon dolar. Dünya şarap üretiminde ve ticaretinde Türkiye’nin payı %0.11’dir. İhraç edilen şaraplar çok az miktarda şişelenmiş olarak, daha büyük miktarda ise dökme olarak satılmaktadır.

Kırbaşoğlu’nun araştımalarına göre sektörün başlıca sorununu kayıt dışılık oluşturmaktadır, üretimin üçte ikisi kayıt dışıdır. Gerçekte piyasaya arz edilen ürün miktarının 110 milyon litre olduğu tahmin edilmekle birlikte, kayıtlı miktar sadece 30 milyon litre civarındadır

2005 yılında yayınlanan BMM Bağcılık ve Alkollü İçecekler Araştırma Komisyonu Raporu’na göre, yaş üzümü şaraba dönüştürerek satılması veya ihraç edilmesi durumunda kuru veya yaş üzüme göre %100’den fazla karlılık ve katma değer elde edilmesi mümkündür. Müslüman şarap üretmez kanaati yaygın. Ancak bir şeriat ülkesi olan Malezya 38 milyon dolar tutarında şarap ihraç etmiştir.
Türkiye'de Şaraplık Üzüm Piyasaları ve Sorunları

Türkiye’de üretilen üzümlerin ancak %2-5 arasındaki bir bölümü şaraplılk üzüm olarak değerlendirilmektedir. Türkiy’nin şarap ihracatı ise yaklaşık olarak 2014 yılı verilerine göre 11 milyon dolardır. Ülkemizde geniş bir coğrafyada şaraplık üzüm üretimi yapılmaktadır. Başlıca şaraplık üzüm bögeleri Şarköy, Mürefte, Hoşköy, Uzunköprü, Edirne ve Kırklareli, Çeşme, Seferihisar, Çal, Güney, Kırıkkale, Kalecik, Kapadokya, Diyarbakır, Elazığ, Tokat, Malatya, Manisa ve İzmir’dir.

Ancak şaraplık üzüm sektörü ve dolayısıyla şarapçılık sektörü zor günler yaşamakta, gelişememekte, hatta yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.Halbuki bu sektörün çok yüksek katma değer ve ihracat şansı bulunmaktadır.Bu bakımdan desteklenmesi ülkenin bütçe ve ekonomisine katkı sağlayacaktır.

Türkiye’de şarap sektörünün gelişimini sınırlayan faktörlerin başında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulamaları gelmektedir. Şarap sektörü açısından oldukça gelişmiş olan AB’de şarapta ÖTV uygulanmayan ülkeler bulunduğu gibi, ülkelere göre değişen miktarlarda ÖTV uygulamaları da söz konusudur. Türkiye’de hükümetin sektöre karşı olan tutumu da şarap sektörünün gelişimini sınırlamaktadır. Sektörde yaşanan birçok sorunun, hükümet ile işbirliği çerçevesinde çözülebileceği düşünülmekle birlikte, siyasi otoritenin yaklaşımlarının buna engel olduğu yaygın bir düşüncedir. Yine, bağcılık ürünlerinden ekonomiye en fazla katma değeri sağlayacak olan şaraplık üzüm üretiminin desteklenmemesi sektörün gelişimini engelleyen sorunlar arasında değerlendirilmektedir.
 
Diğer bir sorun ise ”sektör adına diğer bir kısıtlayıcı faktör, bağ alanlarının henüz kayıt altına alınamamasıdır. Şaraplık üzüm çeşitlerinin, bölgesel olarak belirlenmemesi ve envanterin çıkarılmaması, şarap üretimiyle ilgili coğrafi bölge tanımının yapılmaması ve şarapların buna bağlı olarak adlandırılmaması, şarap dış ticaretindeki gelişmeleri sınırlamaktadır.”
 
Üretici ve şarapçılık sektörü arasındaki lişkiler ise oldukça farklıdır. Çobanoğlu’nun tespitlerine göre; ”Sözleşmeli üretim, şarap işletmelerinin istedikleri miktar ve kalitede hammadde temin etmelerine olanak tanımaktadır. Bazı şarap işletmeleri özellikle alternatif ürün arayışı içine giren üreticilere ücretsiz bağ çubukları vermekte ve yazılı sözleşme yapmadan “sözümüz sözleşmedir” diyerek ürünü satın alma taahhüdünde bulunmaktadır.”
“Ancak bağ alanı ve üretim miktarında artış olduğunda ürünler üreticinin elinde kalmakta ve fiyatlar düşmektedir. Şarap işletmeleri, sözleşmeli üretim çerçevesinde üretim ve fiyatlar üzerinde hakim konuma gelmekte ve bunun sonucunda da üreticiler ekonomik kayıplara uğrayabilmektedir .”
 
Türkiye'de Şaraplık Üzüm Piyasalarının Bugünkü Durumu
 
Tarımın pek çok dalında olduğu gibi bağcılık sektörü zor günler yaşamaktadır. Bağcılık sektörü içinde ise şaraplık üzüm üreticileri ise daha da zor durumda. Ege bölgesinde şaraplık üzüm üreten Çal,Güney, Manisa ilçeleri üretcileri kan ağlamakta… Piyasalarda şaraplık üzüm olarak değerlendirilen üzüm çeşitleri AB ve batıya göre bizde farklılıklar göstermektedir.
 
Şaraplık üzüm olarak ülkemize ithal edilmiş olan özellkle Fransız üzümleri olan Cabernet Sauvignon , Carignan Alicante Bouchet, ShyrazMerlot,Chardony bğları mevcut olduğu gibi milli üzüm çeşitlerimiz olan papazkarası,karasakız, yapıncak, vasilaki, beylerce, adakarası ,Çal karası,Bornova misketi,Kalecik karası,emir,beylerce,narince,öküzgözü,boğazkere gibi çok geniş bir şaraplık üzüm üretimimiz bulunmaktadır.Bu çeşitlerden kaliteli şaraplar üretilmektedir.
 
Ancak bunun yanında sofralık üzüm cinsleri olan başta sultaniye ve mevlana çeşitleri de daha çok her şey dahil otellerin tüketimine sunulan üzümlerin hammaddesini teşkil etmektedirler. Bugün  mevlana ve sultaniye çeşid üzümlerde şaraplık kalitesinin sağlanamamasının nedeni ikşim ve olgunluk döneminde meydana gelen yağmurlardır.Bu üzüm çeşitlerinde şaraplık bakımdan kalite sıkıntısı yaşanmaktadır. Fiyatları ise üreticiye 40-50 Kuruş olarak ulaşmaktadır. Bunun da ana nedeni sultaniye üzümün şu anda ihraç edilememesinde yatmaktadır.
Ancak şaraplık gerçek üzümlere talep oldukça fazladır. Ve ederini de bulmaktadır.Çal karası shyraz ve kabarnet gibi üzüm çeşitleri kalitesine bakılmaksızın şarap fabrikaları tarafından 2 TL civarında bir fiyatla kapışılmaktadır.Şarap fabrikalarına bu çeşit üzümlerden mal yetişmemektedir. Sıkıntıda olan Sultaniye ve Rezaki-Mevlana üreticileridir.
 
Rakı yapımında kullanılan suma üzüm fiyatları ise piyasalarda 0,50-0,60 TL’dn lınıp satılmakta; bu  fiyatlar üreticinin sulama maliyetini dahi karşılamamaktadır. Bırakın toprak işleme, gübreleme, ilaçlama, bitki besleme, işçilik, hasat giderlerini karşılamayı…
 
Alaşehir Ziraat Odası yöneticisi üzüm üreticisi ve tüccarı Sayın Mehmed Doğan ile piyasaları konuştuk. O da aynı dertten muzdarip. Şarapta KDV  ve ÖTV düşürülmeli ki bu sektör dolayısıyla üzüm üreticisi de ayağa kalkabilsin.
 
Kaynak:
http://www.tuik.gov.tr
https://www.gtb.gov.tr
http://www.egebirlik.org.tr
http://koop.gtb.gov.tr
 
Görseller:
Arşiv

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.