Organik (Ekolojik=Biyolojik) Tarımsal Uygulamalarda Veganizm

Yazar: Alev Kır
 
Yanlış okumadınız. Artık “TARIMDA VEGAN UYGULAMALAR” için çabalayan tüketici profili gelişmekte!

Peki Türk tarımında küçük aile çiftlikleri bu pazar için ürün üreterek bu talebe cevap verebilirler mi? Bu soruların cevaplarını yakın gelecek verecek. Ancak bu konuları inceleyip pozisyon belirlemek ve strateji oluşturmak yenilikçi ve öncü organik tarım üreticisinin elinde ve öngörüsündedir.

2000’li yılların ilk çeyreğinde;
  • Gıda güvenliği problemleri,
  • İnsan ve hayvan sağlığı sorunları,
  • Herbisit (ot ilaçları) ve pestisit (bitki zararlıları ilaçları) kullanımı sonucu oluşan insan-hayvan ve çevre sağlığı sorunları,
  • İnsan eliyle yapılan tarımsal uygulamalardan kaynaklanan doğa degredasyonları,
  • Toprak, su kaynakları ve agro-ekoloji’deki onarılamaz hasarlar,
  • Hayvan refahı problemleri,
  • İklim değişikliği konusunda önemli bir parametre olan “karbon salınımı”nın artmasında önemli bir etken olan ticari hayvancılık,
  • Ticari hayvancılığın daha ve daha da artması için bitip tükenmek bilmeyen daha ve daha çok ticari hayvansal gıda talepleri
gibi nedenlerle tüm bu olumsuz tarım yöntemlerini sorgulanır haline getirdi.

Esasen, Lacto vejetaryenler hayvan eti ve yumurta yemezler ancak süt ve süt ürünlerini tüketirler. Veganlar, katı vejetaryenler olarak da nitelenen bu grup, hayvansal olan hiçbir ürünü yemez; et çeşitleri, süt, sütlü ürünler, yumurta, bal ve jelatin gibi. “Vejetaryan ve vegan” diyeti dünyadaki son yıllarda artan bir ilgi gördü. %100 vegan gıda talep edenlerin yanı sıra, haftalık diyetlerinde bir veya daha fazla vegan ve vejetaryen günleri de içeren 'flexitarian'lar, et ve balık yiyiciler için de bu tanım içerisindeki nüans farklılıklarıdır.

Serada veya açık alanda üretilen vegan organik bahçeciliği bu kitleye odaklanarak başlamıştır. Vegan organik üretimi, bitki üretimindeki tüm hayvansal girdileri (örneğin gübre, kan ürünü, kemik tozu, vermikompost, vb.) hariç tutar. Tozlanma için toprak mikro-faunası veya vahşi arılar tarafından sağlanan ekosistem hizmetlerini kullanır, ancak gübrelenmemiş hayvanlar veya gübre, boynuz veya deri gibi yan ürünlerinden hiçbirini kullanmaz. İngiltere'de şu anda doğrudan veya dolaylı olarak hayvanları beslemek için kullanılan arazinin %85'ini insan beslenmesine yönelik kullanmak bu grupların öncü fikirlerindendir. Dünyada tarım topraklarının %68'i ise hayvan besiciliği amacıyla kullanılıyor. Buna ait ekonomik kapasite ise büyük hacimdedir. Hayvansal olmayan organik tarımını benimsemek isteyen çiftçiler ve üreticiler artık bu ürünleri talep eden kesimlerin isteklerine cevap vermek için vegan standartlarla kontrol ve sertifikasyona tabi olup, ürünlerini “VEGAN” etiketle satabilmektedirler.

Diğer yandan organik (ekolojik=biyolojik) tarım, küresel olarak sürdürülebilir arazi yönetim sistemleri yaratmayı amaçlayan öncü, pratik bir gelişmedir ve gıda üretiminde ve tarımsal nihai ürünlerin yetiştirilmesinde biyolojik çeşitlilikten beslenir. Dünyada insan etkinliklerinin neden olduğu sera gazı salınımının %25-30’u gıda üretiminden kaynaklanıyor. Bunun ise büyük çoğunluğu hayvancılığa dayanıyor. ABD'de dört kişilik ortalama bir ailenin tükettiği etten dolayı oluşan sera gazı, iki otomobilin çıkardığı gazdan daha fazladır; ancak küresel ısınma konusu tartışıldığında gündeme gelen genellikle endüstridir.

Vegan-organik üreticiler;
  • petrol ürünlerini,
  • kimyasalları,
  • hayvansal gübreleri,
  • solucan gübrelerini ve
  • kesimhanelerdeki hayvan kalıntılarını
tarımda çeşitli alanlarda kullanılmalarının önüne geçen yetiştirme sistemini benimsemektedirler.

Bu uygulamaların alternatifi olarak;
  • bitkisel kompost,
  • yeşil gübreler,
  • ekim nöbeti,
  • malçlama
gibi sürdürülebilir, ekolojik olarak uygulanabilir, hayvanların sömürülmesine bağımlı olmayan, bitkisel ve hayvansal biyolojik çeşitliliği besleyen ve yayan, sosyal olarak aile çiftliklerini destekleyen “VEGAN ORGANİK” tarımsal uygulamalarla sağlanır. Aslında 1940’lı yıllardan beri taraftar bulan bu yöntemlerin uzun vadeli uygulanmasının gelecek kuşaklar için sağlıklı gıdaları temin edeceği ana felsefedir ve bir kültürün yalnızca bir yönüdür. Amaç; insanlar, hayvanlar ve çevre için sürdürülebilir bir denge içinde barış ve adalet sağlamaktır. Bunu başarmak için yaşam biçimimizi değiştirmeli ve benzersiz gezegenimizi korumaya devam edecek bir felsefeyi savunmalıyız. Toplumdaki büyük rahatsızlık ve huzursuzluklar ise, gelişen doğal yaşamı artık sürdürmeyecek oluşumuzdan kaynaklanmaktadır görüşü hakimdir. Vegan Organik Ağı, “Sürdürülebilir Tarım” sağlamak için gıda üreticileri ile ekonomik sistem arasında yeni bir ilişki kurmaktadır. 

Önerilen sistem Türk üreticisinin kadim bilgileri ve yerli hayvan ırkları ile halen bazı dağ köylerimizde oldukça ilgimi çeken “doğal yaşam alanlarında yaz ayları boyunca" yaşamalarını bana anımsatan nitelik taşımaktadır. Sanırım önemli olan da bu sonsuz olasılıkları doğa dengesine uyumlu olarak yapabilmekten geçmektedir.

Ege Bölgesinde bir dağ köyü yakınlarında orman alanında yerli sığır ırkı.
 
Kaynaklar:
  1. TP Organics “Organic Innovation Days” Workshop,2017, Vegan Organic Discussion Group Meeting, 15-17 November 2017, Brussels, Belgium.
  2. Anonymous, 2017, http://bit.ly/2DXtXwQ, 10.8.2017.
Görseller:
Yazara aittir.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.