Sulama Ekonomisi

Yazar: Salih Gökkür
 
Sulama bitki gelişimine gerekli olan nem ortamının sağlanması için, doğal olmayan yöntemlerle suyun toprağa verilmesidir. İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için gıdalara erişimini sağlayan bir kapıdır. Aşırı nüfus artışı, sanayileşme, kentleşme, iklim değişikliği, tarımsal gübre ve ilaçların aşırı kullanımının giderek yaygınlaşması ve tarım alanlarının azalması nedeniyle su kaynaklarımızdaki azalma, sulamanın sürdürülebilirliliğini tehdit etmektedir. Ekonomi kısaca aşırılıktan sakınma anlamına gelmektedir. Su kaynaklarının aşırı kullanımı ve kirletilmesi, suyun kullanımında ekonomik yaklaşımları zorunlu kılmaktadır.
 
Su kaynaklarının zenginleştirilmesi ile ilgili çalışmalar, ülkemizin ekonomik kalkınma programında önemli bir unsurdur. Türkiye için su kaynaklarının geliştirilmesi, yönetimi, kullanımı ve korunmasının, toplumun tüm ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını dikkate alarak entegre bir şekilde planlanması büyük önem arz etmektedir (Yüksel, 2015). Su yönetimi ülkelere, coğrafi bölgelere ve üretim desenlerine, ülkelerin ekonomik ve sosyal yapılarına bağlı değişiklikler göstermektedir (WCA, 2006). Su tasarrufu sağlayan uygulamaların yaygınlaştırılması ve sulamaların mutlaka bitki su ihtiyacına göre yapılması gerekmektedir. Mevcut suyun muhafazası ve yeniden kullanımına olanak tanıyan su hasadı, malçlama ve işlemesiz tarım gibi tekniklerin daha çok kullanılmasının sağlanması en iyi çareler arasındadır. Bunun yanında tarımsal kirliliğin önüne geçebilecek olan organik tarım, iyi tarım, agroekolojik tarım gibi sürdürülebilir tarım sistemlerinin daha fazla yaygınlaştırılması ve çiftçilerin bu yönde desteklenmesi yine iyi bir su yönetimi için yapılabilecekler arasındadır (Çelik ve Gökkür, 2017).
 
Gıda üretimi ve kırsalda refah artışı bakımından sulama, en önemli unsurlardan biridir. Hem su verimliliği hem de kırsalda yaşayanların gelirlerinin artması için su yönetimi konusunun geliştirilmesi bir gerekliliktir (FAO, 2006). Su yönetimini etkin bir şekilde yürütebilmek için gerekli işletme, bakım ve yönetim giderleri ile sulanacak alana verilecek suyun miktarı üzerinde önemle durulması gereklidir. Sulama suyu fiyatının, suyun değerini yansıtmaktan uzak olması, bilinçsiz kullanılmasına ve drenaj sorunlarına neden olabilmektedir. Suyun fiyatlandırılması, ödeme gücüne uygun olarak belirlenmelidir. Yakın zamana kadar su yönetiminde belirleyici olan kamu sektörü iken, şimdi pazar ekonomilerinin etkisiyle, pek çok ülkede su altyapısında, yatırım ve tahsis aşamalarında özel sektörün, hükümetlerle ortaklıklar biçiminde ya da tek başına yer alması alternatif bir politika olarak görülmektedir. Suyun arzında ve dağıtımında özel sektörün katılımı dışlanmamalıdır. Özel sektörün su sektöründe farklı rolleri olabilir, fakat hükümetler belirleyici olmalıdır. Bir ekonomide su sunumu sadece pazar araçlarına bırakılamayacak hizmetlerden biridir (Aydoğdu vd., 2015). Su yönetimi ve iklim değişimi stratejilerinin etkili bir şekilde uygulanması için tüm kurumlar ve toplumun geneli tarafından içselleştirilmesine olanak tanıyacak politikalar hayata geçirilmelidir. Bu konuda kararlılık gösterilmesi ise daha da önemlidir (Çelik ve Gökkür, 2017).
Birçok ülkede verimi düşük çeşitler yetiştirildiği için, tarım ürünlerinin üretim alanları diğer ülkelere göre fazla olduğu halde, elde edilen gelirleri düşük olmaktadır. Verimi, kalitesi yüksek, hastalıklara ve iklim değişikliğinin etkilerine dayanıklı, su tüketimi düşük çeşitlerin ıslahına yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarına verilen destekler sürekliliğini kaybetmemelidir (Gökkür, 2017). Sektörlerin kurulacağı alanlar iyi bir ön fizibilite çalışması yapılarak planlanmalıdır. Verimli arazilere tarım sektörü, verimsiz arazilere sanayi sektörü yerleştirilmelidir. Tarımda sürdürülebilir bir su yönetiminin sağlanması, arazilerin özelliklerine göre seçilen bitki deseni için en uygun sulama yönteminin belirlenmesi, projelenmesi ve bölgelere göre uygun sulama programlarının uygulanması, su hasadı tekniklerinin uygulanması, arıtılmış atık suların ve drenaj sularının tarımda yeniden kullanılması doğal kaynakların sonraki nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır. Toprak ve su kaynaklarının korunmasına yönelik uluslararası yasal düzenlemeler yapılmalıdır (Gökkür ve Çelik, 2017).
 
Ülkenin farklı bölümlerindeki havzalar ve bu havzaların sahip oldukları fonksiyonlar birbirinden farklı olduğu için, yapılacak olan planlamaların da birbirlerinden farklı olması gayet doğaldır. Hatta aynı coğrafik bölgedeki komşu havzalar bile jeolojik yapı, arazi kullanım şekli veya bitki örtüsü niteliğine göre birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle birbirinden farklı planlar oluşabilir. Ayrıca, farklı toplumların havzalardan beklediği faydalar değişik olabilir. Dahası havzalar zaman içinde değişikliklere uğrayabilir. Havza içerisindeki sanayi ve yerleşim bu değişim sürecinin hızlanmasına katkı sağlar. Bu nedenle, yukarıda bahsedilen değişikliklere zamanında ve doğru bir şekilde müdahale edebilmek için havza planlamasının esneklik özelliğine sahip olması gerekir. Bu özellik, sürdürülebilir kalkınma ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için çok önemlidir (Yüksek, 2004).
 
Tarımın yapıldığı kırsal alanlardaki su kuyuları zirai ilaç kalıntılarının tehdidi altındadır. Bu nedenle birçok ülkede zirai ilaç kullanımına çeşitli sınırlamalar getirilmiştir. Hastalık ve zararlılarla mücadelede, organik tarımda kullanılan bitki koruma yöntemlerinin uygulanması sorunun çözümüne yardımcı olacaktır. Aşırı sulama toprak erozyonuna, toprağın tuzlanmasına, hatta verim kayıplarına bile neden olabilir. Önemli olan bitkilerin maksimum verimi elde edebileceği sulama eşiğine kadar sulama yapmaktır. Yeraltı suyunun azalması ekolojiyi olumsuz etkiler. Bazı bölgelerde oluşan obrukların yarattığı tehlikeleri azaltmak için, yeraltı suyu kullanımına sınırlama getirilmelidir. Deniz suyu girişimine maruz kalan kıyılarda yeraltı suyu çekimi, belirli bir seviyede dengede tutmalıdır. Aksi taktirde biyolojik çeşitliliğimiz bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Çayır mera bitkileri ile kaplı alanlar yağışların yeraltı suyunu beslemesine, tuzlu ve alkali toprakların ıslahına yardımcı olur. Doğanın korunması için ekolojik restorasyon kurallarına uygun alanlar bu bitkilerle kaplanarak, yeraltı su kaynaklarımızın zenginleşmesine hizmet edebilir. Drenaj sistemi olmayan araziler ve aşırı sulamalar yeraltı sularımızın kirlenmesine neden olduğundan, su fiyatlandırmaları belirlenirken yeraltı sularının kullanımını azaltacak şekilde planlanması yapılmalıdır. Ayrıca, yeraltı sularının çekimlerine bölgesel sınırlandırmalar getirilebilir. İklim değişikliği yeraltı sularının beslenme miktarında değişikliğe yol açar. Standartlara uygun şekilde daha fazla alanda gözlem kuyuları açılarak, yeraltı sularımızın seviyeleri kontrol edilmelidir (Gökkür, 2016).
 
 
Ülkelerin, hem beşeri hayatın hem de ekonomik sistemin vazgeçilmez kaynağı olan suya olan talebi arttıkça, su giderek daha da değerli hale gelecektir. Sanayileşme her ne kadar önem kazansa da, özellikle Türkiye’nin de içinde bulunduğu Ortadoğu bölgesinde tarım ve tarıma dayalı ekonomi oldukça büyük bir öneme sahiptir. İklim değişikliğine bağlı olarak azalan yağışlar ve ürün çeşitlendirilmesi bölgede sulamalı tarımı kaçınılmaz hale getirmektedir. Ülkeler, ekonomik ve fiziki mevcudiyetlerini devam ettirebilmek için, kendilerini güvende hissedecekleri tedbirleri almalıdır. Suyun daha iyi bir şekilde yönetilmesi için getirilen özelleştirme çözümü ise, suyun daha da pahalılaşmasından başka bir işlev görmemiştir. Su ile ilgili ortaya çıkabilecek problemlerin temeli, suyun yetersizliği ve hem ulusal hem de uluslararası düzeyde aynı su kaynağını kullanan tarafların suyu nasıl ve ne şekilde kullanacakları olacaktır. Bir taraf ekonomik aktiviteleri ve imalat için kullanırken, diğer tarafın içme suyu bulamaması, problemin çıkış noktası olacaktır ve bu şekildeki bir adil olmayan dağılım, su kıtlığından daha şiddetli anlaşmazlıklara yol açabilir. Birleşmiş Milletler nezdinde, su paylaşımına bağlı olarak çıkabilecek çatışmaları uzlaştıracak fonksiyonel bir komite kurulmalı ve suyun daha verimli kullanılması konusunda uluslararası işbirliği yapacak mekanizmalar devreye sokulmalıdır (Yılmaz ve Peker, 2013).
 
Üreticilerin bilinçsiz sulama yapmaları, açık kanalların yaygınlığı nedeniyle buharlaşmadan kaynaklanan su kayıplarının fazla olması, tarımın en fazla su kullanan sektör olmasında büyük etki yapmaktadır. Aşırı sulama ile topraktaki besin elementleri bitkinin erişemeyeceği derinliklere taşınabilir, taban suyu yükselmesiyle bitki kökleri havasızlıktan çürüyebilir, su erozyonu nedeniyle verim azalabilir. Sulama suyu tuzluluğu sulama sezonu başında ve sonunda incelenmelidir. Sulama işçiliğini azaltacak ve uygulanacak sulama suyu miktarını düşürerek, daha fazla alanın sulanmasını sağlayacak sulama yöntemleri ve programları tercih edilmeli ve bu yöntemlerin ekonomik analizi mutlaka yapılmalıdır. Arazi tesviyesiyle homojen su dağılımı sağlandığından, su uygulama randımanı yükselir ve sulanan alanlar artacağından verim de artar. Ve böylece tarımdan geçimini sağlayan kesimin ve ülkenin milli gelirleri toplamı artar.
Çevresel etki değerlendirmesi raporlarının hazırlanarak sulama sistemlerinin projelendirilmesiyle, kısıtlı sulama uygulamalarıyla, daha fazla alanın sulanıp, daha fazla verim ve ekonomik getiri elde etmeyle, tarım dışı sektörlerde atık ve drenaj sularından yararlanma olanaklarının değerlendirilmesiyle, yağışların az olduğu bölgelerde, yağış sularından yararlanarak “su hasadı” yöntemlerinin yaygınlaştırılmasıyla, drenaj sistemlerinin bakımıyla, toplu basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmasıyla enerji ve sulama verimliliğinin arttırılmasıyla ve böylece toprak erozyonunun azalması, çiftçi üretim maliyetlerinde azalmayla kırsal kesimde refah artışı ile birlikte toprak ve su kaynaklarımız korunabilir.
 

Abstract

Economics of irrigation

Irrigation is the provision of water to the soil with unnatural methods to provide the moisture environment required for plant growth. Over-population growth, industrialization, urbanization, climate change, the widespread use of agricultural fertilizers and drugs, and the decline in our water resources due to the reduction of agricultural land, threaten the sustainability of the irrigated water. Excessive use and pollution of water resources necessitates economic approaches to the use of water.
 
Kaynaklar:
  1. Aydoğdu, M. H., Mancı, A. R., Aydoğdu, M., 2015. Tarımsal Su Yönetiminde Değişimler; Sulama Birlikleri, Fiyatlandırma ve Özelleştirme Süreci, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 14 (52), s.146-160, ISSN:1304-0278, DOI: 10.17755/esosder.82927 .
  2. Çelik Z., Gökkür S., 2017. Türkiye’de İklim Değişimi ve Tarımsal Su Yönetimi Stratejileri, V. Uluslararası Katılımlı Toprak ve Su Kaynakları Kongresi, Bildiriler Kitabı Cilt 1, ISBN: 978-605-9175-84-5, s.226-237, Kırklareli, 2017.
  3. FAO, 2006. http://bit.ly/2ERyZMl. 17.04.2006.
  4. Gökkür  S., Çelik Z.,   2017. İklim  Değişikliğinin  Tarımsal  Üretim  Ekonomisine  Etkileri, V. Uluslararası Katılımlı Toprak ve Su Kaynakları Kongresi, Bildiriler Kitabı Cilt 1, ISBN:  978-605-9175-84-5, s.804-813, Kırklareli, 2017.
  5. Gökkür S., 2017. Tarımda Fırsat Maliyeti Farkındalığı ile Refah Artışı, Apelasyon, ISSN:2149-4908, Sayı 43, http://bit.ly/2HMlPyg , (Erişim Tarihi: 01 Temmuz 2017).
  6. Gökkür S., 2016. Yeraltı Su Kaynaklarımızın Önemi, Apelasyon, ISSN:2149-4908, Nisan 2016, Sayı 29, http://bit.ly/2aquJDS .
  7. WCA, 2006. http://bit.ly/2BQWZfV.
  8. Yılmaz M. L., ve Peker H. S.,2013. Su Kaynaklarının Türkiye Açısından Ekono-Politik Önemi Ekseninde Olası Bir Tehlike: Su Savaşları, Çankırı Karatekin Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Cilt:3, Sayı:1, Bahar 2013, s.57-74, ISSN: 1308-5549.
  9. Yüksek, T., 2004. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Havza Planlamasına Dönük Genel Değerlendirmeler, Kafkas Üniversitesi Artvin Orman Fakültesi Dergisi, 1-2, s.71-83.
  10. Yuksel, I., 2015. Water management for sustainable and clean energy in Turkey, Energy Reports, 1, s.129–133.
Görseller:
Yazara aittir.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.