Doğadan Gizli Saklı Geofitler

Yazar: Selay Doğan
 
Geofitler, toprak altında bulunan ve yapıları gereği soğan, tuber, rizom, korm olarak da adlandırılan, besin ve su depo etmeye yarayan organlara sahip olan bitkilerdir. Yetiştiriciliği yoğun olarak yapılan ve ticari kar payı yüksek olan bir bitki grubu geofitler, bitkiler aleminin tohumlu bitkiler (spermatophyta) bölümünün, kapalı tohumlu bitkiler (angiospermae) alt bölümü, tek çenekli (monocotyledoneae) ve çift çenekliler (dicotyledoneae) sınıfında yer almaktadırlar.

Yaz aylarının kuru sıcaklarında çoğu dormant (dinleme ya da uyku hali) olan geofitlerin varlığından eser olmasa da, uygun nem ve sıcaklığı karşıyabilecekleri sonbahar-ilkbahar aylarında toprak üstü organları yeniden belirmeye başlar. Canlıların büyük bir kısmı için zorlu ve çetin geçen düşük sıcaklıkların görüldüğü kış ayları, geofitlerde dormansinin kırılması, yaprak ve gövdenin uzaması ve bu bitkilerin sağlıklı bir şekilde çiçeklenmesi için neredeyse bir gereksinimdir. Bu nedenledir ki, çoğu gösterişli çiçeklere sahip olan geofitlerin bazıları adeta baharın gelişini müjdelerler.


A) Rizom, Iris sp. B) Corm, Glayöl sp. C) Tuber, Cylamen sp. d) Tuberous, Ranunculus sp. e-f) Bulb, Tulipa sp. G) Bulb, Lilium sp.
 
Türkiye, jeolojik yapısı, iklimsel durumu ve Avrupa - Sibirya, İran -Turan ve Akdeniz olmak üzere 3 farklı gen kuşağının özellikleri taşıdığından dolayı bir çok bitkiyi bünyesinde barındırmaktadır. Dünyadaki toplam geofit sayısı 4300 civarında olup, Türkiyede bulunan 700’e yakın geofit taksonunun (tür, alttür, varyete) 400’den fazlası ekonomik değere sahiptir ve yetiştiricilikleri yüksek miktarda yapılmaktadır.

Ülkemizde bulunan geofitler çoğunlukla Batı Anadolu, Toros Dağları, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi'nde yayılış göstermektedir. Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde doğal olarak yetişen galanthus, cyclamen ve anemone gibi bitkilerin soğanları yaklaşık yüzyıllardır doğal ortamlarından sökülerek ihraç edilmekte ve bu ihracattan yılda yaklaşık 2 milyon dolar gelir sağlanmaktadır.

Son yüzyılda yapılan arkeolojik kazılarla ortaya çıkan duvar resimleri ve rölyeflerde bulunan soğanlı bitkilere ait resimler, bu bitkilerin insanlar için yaklaşık 3500 yıldır çok büyük önem taşıdığının göstergesidir. Geofitler antik dönemden günümüze kadar çevre düzenlemesi, tıbbi amaç, çelenk yapımı, kesme çiçek, baharat, kozmetik ve parfüm sanayi ve bal üretimi gibi çok değişik alanlarda kullanılmıştır.

Geofitler, deniz kıyısından yüksek dağların çok çetin doğal koşullarına kadar, ekstrem koşullarda dahi yetiştiği için üstün genetik özelliklere sahip bitkilerdir. Sık sık ülkemize gelen bitki ıslahçılarının büyük ilgisini çekmesi bu yüzdendir. Böyle önemli bir sebebin yanısıra, çoğu geofit bitkinin bilinen ciddi hastalıklarda tedavi edici özellikleri bakımından faydalanmak üzere preparatları hazırlanmakta ve kullanılmaktadır. Aynı zamanda gıda sanayide aroma verici özellikte olanlar gıdalarda tüketilmek üzere işlenmektedir.

Genel olarak, geofitlerin görülebilen organlarının canlı, cezbedici ve ahenkli renklere sahip olması bu nadide bitkilerin uzun bir çiçeklenme süresine gereksinimi olduğunu gösterebilir mi bilinmez. Fakat, geofit bitkilerin tohumdan üretimlerinde 4-6 yıl gibi bir zaman sonunda ancak o muhteşem çiçekleri verecek olan soğan, yumru, rizom gibi toprak altı organlarının belirli büyüklüğe ulaşması mümkün olmaktadır. Oldukça zaman alan bu doğal döngüyü sabırla beklememek adına malesef bilinçsizce toplamalar yapılmaktadır.

Süs bitkisi olarak ekonomik boyutta önem taşıyan bazı geofit türlerin yetiştiriciliği, çoğaltımı ve içeriği bakımından, çoğu araştırıcı tarafından çalışmalar yapılmış olmasına rağmen çoğu türde yeterince çalışma mevcut değildir. Ülkemizde doğal yayılış alanına sahip olan geofitlerin farkında olmaksızın toplanması bitki genetik kaynaklarımız üzerinde meydana gelecek risklerden sadece bir tanesidir fakat önüne geçilebilmesi için çoğu bitki grubunda olduğu gibi gösterişli olan geofit bitkilerde çoğaltım çalışmalarının yapılması ve yapılan uygulamaların yeni teknikler kullanılarak geliştirilmesi gerekmektedir.

Bern Sözleşmesi (Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi) ile koruma altına alınan göl soğanı, yabani siklamen ve dünyada sadece Konya-Akşehir Gölü çevresinde yetişen eber sarısı (termopsis turcica) geofit bitkiler içerinde yer almaktadır. Elbette bunların sadece bir kısmını oluşturduğu, ülkemizin bitki biyoçeşitliliği içerisinde geofit bitkilerin sayısı 700’lere ulaşmış ve her yıl literatüre eklenen bitki taksonları içerisinde önemli yer tutmaktadırlar.

Diyeceğim şu ki; sümbül, lale, nergiz… Bu harikaları geofit olarak olmasa da çoğumuz biliriz. Bir de bunların nadir bilinenleri olabilir diye bazılarını vurgulamak istedim. Mevsim bahar... Orman gezileri, kırlara kaçış, dağlara-kayalara tırmanışlar güzel olur. Bir de fotoğraf makinanız olursa bu gizli-saklı hazineleri kendi objektifinizden değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Biraz daha farkında,
daha bilinçli,
insanoğluna ve tüm canlılara sunulması adına yaşanılan zor ve uzun sürece saygılı.
 
Polianthes tuberosa L. (sümbülteber), Asparagaceae familyasının üyesi olup çok yıllık otsu bir bitkidir. Azımsanmayacak bir öneme sahip geofitlerden biri ülkemizin zengin bitki çeşitliliği içerisinde yer alan, gerek kokusuyla, gerek doğaya kattığı gösterişiyle önemli süs bitkilerinden birisidir. Türkiye’de İzmir ve İstanbul Bölgesi'nde doğal yayılış alanına sahip bir geofittir. Gösterişli çiçeklerinin yanında çiçeklerinin kokusu büyüleyicidir. İçerdiği bileşikler bakımından kozmetik sanayide de yüksek miktarda talep edilen bitkiler arasında yer almaktadır. Geçmiş zamanlarda İzmir bölgesinde oldukça yüksek miktarlarda yetiştiriciliğinin yapılmasına karşın günümüzde sümbültebere olan ilgisizlik türün kaybolmaya yüz tutmasına sebep olmaktadır.

Eranthis hyemalis (L.) Salisb. (sarıkokulu), Ranunculaceae familyasına ait olan bitki tuberli kök yapısına sahiptir. Kar çiçeği olarak da bilinen bu bitkiler, baharın en erken dönemlerinde çiçeklenmektedirler. Ülkemizde Güney ve Doğu Anadolu Bölgeleri'nde 1300-1800 m yükseltilerde doğal yayılış alanına sahiptir. 16. yüzyıldan bu yana yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Crocus sativus L. (safran), Iridaceae familyasına ait olan türün, 12-25 cm boylanabilen mor çiçeklerine ait kırmızı renkteki stamenleri gıda sektöründe baharat olarak kullanılan oldukça değerli bir geofittir. 2000 yıldan daha uzun süredir yetiştiriciliğinin yapıldığını gerçekleyen tarihi eserler mevcuttur. Tıbbi amaçlarla da kullanılmaktadır. 
Leucojum aestivum L. (göl soğanı), Amaryllidaceae familyası üyesi olan bitki, Mart-Nisan aylarında çan şeklinde açan beyaz çiçekleri mevcuttur. Ülkemizde Trakya, Kuzey Anadolu ve Beyşehir bölgelerinde, deniz seviyesine yakın bataklık ve sulak alanlarda doğal yayılış alanına sahip olan bu geofit tür, hoş görünüşünün yanında tıbbi içeriğinden dolayı da önemlidir. Doğadan toplanması yasak olan bitkiler arasında yer almaktadır.

Lilium candidum L. (ak zambak), Liliaceae familyasında yer alan türün çiçeklenme zamanı Haziran-Temmuz aylarıdır. Antalya’dan Çanakkale’ye kadar uzanan kıyı bölgelerinde yayılış gösteren soğanlı ve adından da anlaşılacağı üzere mis kokulu, kozmetik sanayide de oldukça kullanılan bir geofittir.
Iris kirkwoodiae Chaudhary (Maraş kurtkulağı), Iridaceae familyasının üyesi olan bitki, ülkemizde Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay bölgelerinin içerisinde yer aldığı, C6 bölgesinde doğal olarak yetişmektedir. Mayıs-Haziran aylarında açan gösterişli çiçeklere sahip rizomlu bir bitkidir.
Cyclamen coum Mill. (yersomunu), Primulaceae familyasının üyesi olan ve kış aylarında açan çiçekleri, ağaç altı gölgeliklerde ve nemli bölgelerde yayılış göstermektedir. Toprak altı yumrularının yuvarlak veya meyve saplarının helezonlar yaparak toprağa doğru uzanmasından dolayı ‘cyclamen’ olarak adlandırıldığı bilinmektedir. Ülkemizde çoğunlukla kuzey bölgelerde yetişmekte olan bitki Bern sözleşmesi tarafından doğal yaşam alanlarında korunmakta olan bitkilerimiz arasında yer almaktadır.
 
Kaynaklar:
 

1. Dallman, R. Peter. (1998). Plant Life in the World’s Mediterranean Climates California, Chile, South Africa, Aurtralia and The Mediterranean Basin
2. Elinç, Z.K., Baktır, İ. (2006). Antik Dönemden Günümüze Çiçek Soğanlarının Kullanımı. III. Ulusal  Süs Bitkileri Kongresi 43-49.
3. Yürüyoruz.com
4. Bizimbitkiler.org.tr
5. ve 6. Kaya, E. (2014). Turkey’s Geophytes Volumes 1-2-3, Publ. No:96 (Yalova, Turkey: Atatürk Central Horti-cultural Research Institute)
7. Tıpırdamaz, R., Ellialtıoğlu, Ş., Çakırlar, H. (1999). Kardelenin (Galanthus ikariae Baker.) Doku Kültür Yoluyla Çoğaltımı: Eksplant Tipi, Ortam pH’sı ve Karbonhidrat Kaynağının Soğancık Oluşumuna Etkisi. Tr. J. of Agriculture and Forestry 4: 823-830


 

Abstract

Geophytes total number of 4300 is around the world, in Turkey about 700 taxa of GeoFit (species, subspecies, variety), more than 400 have economic value and is cultivated in high quantities. Geophytes that have spread in different microclimates have superior genetic properties. Some geophytes are presented in order to create some more awareness in our writing.
 

 

Görseller:
  1. Kamenetsky, R., Okubo H. (2013).Ornamental Geophytes from Basic Science to Sustainable Production. CRC press.2013 by Taylor&Francis Group, LLC.
  2. Plantsrescue.com
  3. Selay DOĞAN
  4. Başar SEVİNDİK
  5. Gardenia.net
  6. http://Gardenia.net
  7. Yabanibitkilerimiz.blogspot.com.tr
  8. Pembe ÇÜRÜK

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.