Bernard Pivot’dan “Şarabın Aşk Sözlüğü”

Yazar: Argun Tanrıverdi
 
Bir dil ustasının şaraba olan aşkının kitabı bu.

Sıradan bir şarap kitabı değil bu; herkesin yazıp anlatabileceği kelimeler yok bu eserin içerisinde. Ancak gerçekten ömrünü asmaların arasında, şarapların içerisinde geçirmiş ve onlara büyük bir aşkla bağlı bir kişi yazabilir böyle bir eseri. Nasıl anlatılır ki?! Bu güzide eserin içerisinden küçük parçalarla anlatmaya çalışayım size en iyisi ama önce azıcık yazardan bahsetmek lazım zira Bernard Pivot oldukça şahsına münhasır bir kişilik; bilmekte yarar var.
 
Yazarımız 1935 Fransa doğumlu bir gazeteci, yazar, program yapımcısı ve belki de hepsinden önemlisi bir dil cambazı (iyi anlamda); hatta 1985'te bir dostuyla Uluslararası Heceleme/Yazım Şampiyonası'nun da yaratıcısı. Ve elbette yazdığı kitaptan da anlaşılabileceği gibi hayatı doğduğu günden itibaren bağlar içinde geçmiş de bir beyefendi. Neyse gelelim kitabımıza... Size kitabı otuurp anlatmak yerime özellikle sizlre fikir verebilecek küçük alıntılar yaparak aktarmaya çalışacağım. Aslen kitap bir sözlük gibi alfabetik biçimde ilerliyor. Örneğin önce A harfi ile başlayan 'Alsace (Alsaz)' ile başlıyor ve Yquem ile bitiyor. Yani bu kitabı ve aşağıdaki satırları başlıkların tanımlamaları gibi okuyalım derim. Haydi başlayalım!
 
"İçinde (Kitabın) yaşamöyküm var, okumalarım var, üzümü mayalandırma var, mahzen, sofra, bar ve bar tezgahı anıları var; şarap ustalarının portreleri, bağlar, şatolar, şişeler, tirbüşonlar, degüstasyonlar, aromalar var. Güzel şişelerin peşinde olan Kazanova'ya eşlik eden her türlü anesne, duyum ve sözcükler aygıtı var."
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Şerefe!
 
"..., ben bir ana yemek esnasında, meşhur bir Bordo ya da benzersiz bir Burgonya şarabı eşliğinde yarısına kadar doldurulmuş bir kadehi birinin öncülük ederek kaldırmasını, ama önce, kendim de dahil olmak üzere oradaki davetlilerin hepsinin susmasını isteyen ilk kişilerden biriyim. Bu, bir şarabı selamlama, dikkati şarabın üzerine çekme ve onu zevkle ve bazen de ortak bir dileğin heyecanıyla buluşturma tarzı"
 
Alsace (Alsaz)
 
"Önoloji eğitimine Alsaz'dan başlamak gerekir. En azından orada her şey birbirine karıştırılmıyor."
 
Aroma(lar)
 
"Bütün iyi şaraplar bir bilinmezlik barındırır, en azından komplekstir."
 
"Şarap aynı zamanda bir muziplik ya da şiir valizi ya da çantası olduğuna göre, ben bir gün öylesine özel ve öylesine aranılan, sevdiğim kadının boynunun derisinin aroması gibi bir aromayı, o hiç değeri olmayan parkta, yağmurlu bir günün sonunda, bir mayıs akşamı, güneş batarken tatmak isterdim"
 
Aşk ve Şarap
 
"Yalnızca kadehinin kurbanı olan, terk edilen ve teselli edilemeyen, çaresizce demir atmak zorunda kalan kişi, şarapların en mükemmeline cesaret edemez"
 
Bağbozumu
 
"Üzüm toplayan öyle eller var ki, gözü pekçe asmanın arasına dalıyor, yaprakların içinde usulca yokluyor, kayar gibi girip çıkarak meyveleri yakalayarak su ve güneş yüklü şeker dolu ağır pembe salkımları topluyordu. Böylesine bir bolluğun kazandırdığı bir bütünlük duygusuydu bağbozumu."
 
Bağcı (Vigneron)
 
"Şaraplarının kalitesi ne olursa olsun, onların 'Bu şarabı ben yaptım.' deme gururuna bayılıyorum. Eserlerini inkar eden yazarlar görmüşüzdür ama şaraplarını inkar eden bağcılara asla rastlanmamıştır.
 
"İyi bir şarap üreticisi önce iyi bir bağcı olmalıdır."
 
Beaujolais (Bojole)
 
"İlkeli ve etik sahibi insanlar, bir şarabın başarısının onun layık olduğu değerle orantılı olmasını arzularlar. Yıllanma kapasitesi, nadir olma özelliği gibi. Yeni Bojole, erdemli bir dünya görüşüne ayak uydurmaz. Kurnaz, afacan, ayak takımından, haylaz, çapkın olduğu doğru olabilir evet, ama dolandırıcı değildir asla."
 
Bordeaux (Bordo)
 
"Bir kaç hektarlık bağ, bir eve asil bir hava vermek, yücelik ve sağlamlık, bir geçmiş ve ün kazandırmak için yeterlidir. Bağı diken şato değil, şatoyu diken bağdır."
 
"Bir şişe Bordo şarabı satın alırsınız, mimarisini de içersiniz"
Bougogne (Burgonya)
 
"Eğer yöre şarabı denen bir şarap, bir toprakta kök salarak gelen bir şarap, jeolojik işkembe özelliği taşıyan bir şarap varsa, bu pekala Burgonya şarabıdır."
 
"Ben yeni bir Burgonya'nın keyfini çıkarırken, ondan sabrımı affetmesini istiyorum ve kadehimi yaşlıların sağlığına kaldırıyorum. Eski bir Burgonya şarabını tadarken onu sabrından dolayı kutluyorum ve kadehimi gençlerin anısına kaldırıyorum"
 
Chardonnay
 
(Chablis'de 1961 senesindeki donduruucu soğukları için) "Onlar, don tutmaması için asma kütüklerini su ile ıslatırlar. İnanılmaz bir çelişkiyle, buzla kaplanan koruk üzüm, soğuk havaya karşı direnir."
 
Degüstasyon (Tadım)
 
"Tadım futbol gibidir; herkes oynayabilir." :)
 
"'Şarap dilin üstünde konuşur' diye yazar Burgonyalı Pierre Poupon. O, şarabın bukesinden şiir yaratır. Kedifesinden tafta ve saten etekler, yaşından bir jest ya da bir felsefe yaratır."
 
"Fransız şarapları, dünyanın en konuşkan şaraplarıdır. İçildikten sonra bile gevezelik eder yüksek sesle ya da tadımcıya şöyle fısıldar sanki: 'Ben bundan daha mükemmellerini tanıyorum'"
 
"... tadımın kuralı ise dört vuruştur: el vuruşu, göz vuruşu, burun vuruşu ve dil vuruşu. KAdehin tabanının baş parmak ve işaret parmağıyla tutulması avuç içinin ustaca bir dönüşünügerektirir, bu elin sirküler bir hareketidir; kadeh, şarabın aroma ve tat uyarıları vermesi için hareket ettirilir. İki tsunami arasında - bunu yaparken beceriksiz tadımcı birkaç damlayı etrafa sıçratmışsa şerefsizdir! - kadeh ışıkta eğilir ve kaldırılır, amaç gözün renkleri ayırt etmesidir. Daha sonra, kokuları ve bukesini ... ayırt etmek amacıyla burna yaklaştırılır. Onca gözlemden, düşünceden ve palavradan sonra şarap nihayet ağza girer. Damağın tutsağı olduğu kadar da istilacısıdır artık şarap. Yeniden çalkalanmaya başlanır, ağızda çevrilir, içe çekilir, yanakları şişirme ve dil hareketleriyle tutulur, gezdirilir. Şarap, artık dişleri boğarak, tat alma bezlerini kaplayarak, kendi doğasını açımlayarak, samimiyetini göstererek, iteliklerini ve hatalarını itiraf ederk, urbi mi urbo mu diyerek inişinden önce ruhunu açığa vurmuştur.
 
"Ama her zaman en aşina şarabın bile görünüşte bir belirsizlik, bir hainlik taşıyabileceğini ya da çok uzaktan gelmişe benzeyen bir şarabın olsa olsa kötü koklayan bir burunla ancak komşusu olabileceğini asla unutmamak gerekir."
 
"Şarap içildikten sınra tükürülünceye kadar ağızda uzunca tutmaki her zaman boş övgü olarak görünmüştür bana. Sanki tadımcı dışarı atmaya direniyor da karşılığında ödüllendirilmesi gerekiyormuş gibi gelir. Eğer şarap iyiyse, itiraf ediyorum, o adi kovanın varlığını bile unuturum. Bilmiyorum kim söylemişti: 'Eğer şarap iyiyse içime tükürürüm'."
 
Etiket
 
"Dolu bir şişenin üzerindeki etiket bir vize gibidir; boş bir şişenin üzerindeki ise bir ölüm yıldönümü yazısı gibi dokunaklıdır."
 
Hava ve Zaman
 
"Mütevazı ya da tanınmayan şarapları tanımaya ayrılan zaman hiçbir zaman yitirilmiş zaman sayılmaz."
 
Kav
 
"Mevsimlerin ritminden doğan şarap, mevsimlerin anısını korur."
 
"Arenadaki boğa nasılsa ağızdaki şarap da odur; ikisi de zafer mutluluğunda ölür."
Kavcı
 
"Kavcı, şişeleri gibi kendisinin de toprağın altında, etiketlenmiş olarak, adıyla birlikte, üretim yılıyla son bulacağını iyi bilir. Ama bir ihtimal, eğer yeniden diriliş olursa kendisi dönebilecek ama şarap geri dönemeyecektir."
 
"İyi bir kavcı asla asansöre binmez, çünkü o çok eski yıllanmış bir şişedir. Hızından korkar, baş dönmesinden, ani rakım değişikliğinden korkar."
 
Loire (Luar)
 
"Dömi-sek - binlerce pardon Ustam! - sizi biraz sütü bozuk, köpüklü, biraz komik buluyorum. Sizin o gençken kibar, alımlı halinizi tercih ederim, dahası hani güneş takvimine göre kral yılında doğmuştunuz ya, işte ben sizi o parlak altın renklerinizle, eski yaşınızın ve çağınızın zevk veren aromalarıyla severim."
 
Önolog (Şarapbilimci)
 
"Önologlar - Latınce'de oinus, şarap ve logos, bilim demektir - aynı zamanda bilim adamlarıdır."
 
Sarhoşluk
 
"İki saat içinde mideme indirdiğin bu kadar şarap miktarına önce şaşırdım sonra isyan ettim; bedenim artık clellatlarımın dalgacı bakışları arasında beni ancak şöyle böyle, zikzak yaparak götürebiliyordu tuvaletlere. Oradan da yatağıma taşındım. Midem volkan gibi olmuştu ve bütün gece ateş üfleyen yılanlarla midemi dinledim. ERtesi gün, yapış yapış apzımla biraz utanarak ve zorlamalı bir dinginlikle ayaktaydım. Bir defter gibi dürüldüğüm için kendime kızgındım. Morarmış biriydim."
 
Şampanya
 
"... Nihayet ehliyetini aldın, dğeil mi? Şampanya açalım o zaman!
 Yirmi yaşına mı girdin? Şampanya patlatalım o zaman!
 Sevişecek misiniz? Şampanya patlasın o zaman!
 Sevişiyor muyuz? Şampanya açalım o zaman!
 Yeni araba mı aldın? Hadi, şampanyayla kutlayalım!
 Hamile misiniz? Şampanya patlatalım o zaman! 
 Bebek doğdu mu? Şampanyayla kutlayalım o zaman.
Gurur ve mutluluk demektir şampanya."
 
Teruar (Yöre toprağı)
 
"Ama bir kıtadan ötekine anlık ulaşım çağında, sözçükler bile belli bir yerde ikamet edemezken; göçten, değişimden, başkalaşımdan ve küreselleşmeden söz edilirken biz hala topraktan, köklerden söz edebilir miyiz?"
 
İşte dostlar... 400 sayfalık bu muhteşem eser çok daha fazlası ile dolu. Fikrimce her doğa, bağ, üzüm ve şarap severin eksik bırakmaması gerekn bir şey bu kitabı okumak. Benden tavsiye, sizden kararı gelsin...
 
Sevgilerimle.
 
Görseller:
  1. Mimarlık Vakfı Kitabevi
  2. Wine searcher
  3. Somewhere In Italy
  4. Forbes

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.