Zeytinyağı Okuryazarlığı - II

Yazar: Dilşen Oktay
 
Sayın Murat Aşıcı’nın Haziran 2009’da Değerler Eğitimi Dergisi’nde yayınladığı bir yazıda “Dünyada, okuryazarlık artık bir beceri değil kültür ve gelenek kelimeleriyle tanımlanmaktadır.”  şeklinde bir ifade gözüme çarptı. Bu açıdan baktığımızda zeytinyağı okuryazarlığı kültür ve gelenek anlamında da kullanılabilir. Okuryazarlık zaman alan bir süreçtir. Kasım 2018’deki yazıdan sonra gelen geribildirimler ve tepkilerden anladığım kadarıyla konu ilgi çekici ve soruların ardı arkası gelmiyor. O zaman biz de konuyu derinleştirelim ve daha ayrıntılı olarak zeytinyağı okuryazarlığını irdeleyelim istedik.

Öncelikle hemen hemen tüm tüketicilerin hassas olduğu fiyat konusuna gelelim. Burada size bir üretici ve tüketici olarak tavsiyem internetten toptan zeytinyağı fiyatlarına bakmanız olur. Türkiye’de Edremit ve Nazilli Ticaret Borsaları zeytinyağı alım satımına göre güncel fiyatları takip edebileceğiniz kurumlardır. Natürel sızma zeytinyağı 20-24 ₺ arasında işlem görmüş Ocak 2019 itibariyle. Dolayısıyla toptan fiyatı en az 20 ₺ olan bir ürünü siz pazarda 10-15 ₺ arasında bulursanız önce bir soruşturun. Çünkü satılmaya çalışılan ürünün kalitesi natürel sızma olmayabilir! Genelde bu tarz alışverişler etiketsiz ya da kayıtsız, sektörde “beyaz teneke” olarak bilinen adıyla gerçekleşir. Her ne kadar saflığı çağrıştıran “beyaz” renge atıf yapılsa da aslında içinde ne olduğu bilinmeyen, belki daha ucuz pamuk, kanola (kolza) gibi yağlarla karıştırılmış, belki kullanılıp tekrar ambalajlanmış, belki eski zeytinyağı almış olursunuz. Önceki yazıda da belirttiğimiz gibi “ucuz” zeytinyağı alıp ekonomi yapayım derken sahtekarları ihya eder, gerçek üreticileri sektörden uzaklaştırmış olup kendi sağlığınızı kendiniz tehdit edersiniz. Bu bir kısır döngüdür. Bu döngüden çıkmanın tek yolu zeytinyağı okuryazarlığınızı geliştirip doğru ürün ve doğru üreticiyi bulmaktır.

Zeytinyağı alacağınız zaman tanıdığınız üreticiler olabilir ancak tavsiyemiz mutlaka markalı, iletişim bilgileri ve işletme kayıt numarası olan zeytinyağlarını tercih etmenizdir. Çünkü işletme kayıt numaralı zeytinyağlarını üretenler Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri’nin yetkilileri tarafından düzenli olarak kontrol edilmektedir. Herhangi bir sorunuz veya şikayetiniz olduğunda işletme kayıt numarası olan üretici ile temasa geçebilirsiniz. Etiketin veya ambalajın üstünde iletişim bilgisi olması da çok önemlidir. Şöyle ki geçen yıl bir akaryakıt istasyonu marketinde 75₺’ye 5 litre natürel sızma zeytinyağı olan tenekeler gördüm. Fiyatları az çok bildiğim için ürün ilgimi çekti ve fotoğrafını çektim. Ambalajın yan tarafında işletme kayıt numarası yoktu. Daha ilginci adres olarak bir ilin adı ve yanında “Merkez” yazıyordu. Resmen tüketicinin zekasıyla alay eden bu sözde (!) üreticiyi bulmaları için Alo Gıda Hattı 174’ü aradım ve şikayette bulundum. Tam tahmin ettiğim gibi üretici bulunamadı ve ürünler toplatıldı.

Bir başka örnekte de yine her zaman alışveriş yaptığınız kasapta karşınıza zeytinyağı tenekeleri veya plastik şişelerde zeytinyağı adı altında satılan ürünler çıktı. Siz de satıcıya güvenerek fiyatı da makul gelerek aldınız. Ancak eve gidip ambalajı açtığınızda ürün içinize sinmedi ve ne yapacağınızı düşünmeye başladınız. Üzgünüz, muhatttap bulma ihtimaliniz düşük, çünkü işletme kayıt numarası olmadığı için kiminle iletişime geçeceksiniz, paranızı da geri alamazsınız. Çünkü karşınızda resmi bir kurum veya kişi de yok. Soru sorsanız muhtemelen ürünü satan kişi zeytinyağı uzmanı değil. O zaman yapılacak en iyi şey soğuk su içmek ve bu deneyimden ders çıkarmaktır.

Bugünlerde zeytinyağının şifalandırıcı etkilerinden, antioksidanlarından ve polifenollerinden sıkça bahsedilmektedir. Öncelikle her zeytinyağı değil, “sağlık bileşeni yüksek natürel sızma zeytinyağı” hastalıkları önleyici ve iyileştirici özelliğe sahiptir. Natürel zeytinyağlarını tüketmek sizi hastalıklara karşı koruyabilir. Bu savı destekleyen pek çok bilimsel makale yayınlanmıştır. Ancak hastalıkları iyileştirmek üzere kullanılması önerilen zeytinyağları hala araştırılmaktadır. Eğer polifenol değeri akredite laboratuvarlarca ölçülmüş ve anlamlı bir düzeydeyse, ayrıca serbest yağ asitliği, peroksit sayısı, özgül absorbans vb. diğer kriterler açısından da ürün üstün özellikteyse tüketebilirsiniz. Fakat her natürel sızma zeytinyağını “ilaç” olarak satın almanın sakıncaları olabilir. Burada da yine uyanık olmakta fayda var. Polifenol değerleri zeytinyağında bulunan gallik asit, kafeik asit gibi parametreler üzerinden ölçülmektedir. Bizde en yüksek değer 800 birim iken yurtdışında en yüksek değer 3000 olunca ve siz de konuya hakim değilseniz bir anda Türk zeytinyağları acaba yeterince kaliteli değil mi sorusu kafanıza takılabilir. İşin özü ise yukarıda bahsettiğimiz en yüksek değer ve parametrelerde gizlidir. Yani zeytinyağı kaliteliyse her yerde kalitelidir. İyi üretim esaslarına dikkat edilerek üretilen her zeytinyağı natürel sızma kategorisine girebilir. Belli bölgelerin zeytinyağı diğerine göre üstündür demek doğru değildir. Bu tamamen ürüne gösterilen saygı ve emekle doğru orantılıdır. Burada da farkındalığımızı devreye sokup, eğer imkanınız varsa duyusal analize dair atölye ve eğitimlere katılarak kendinizi geliştirmek en doğru hareket olur.

Uzun lafın kısası zeytinyağı, derinliği olan bir ürün ve sizi de bilgi sağanağına tutup işin özünü kaçırmamak adına konuları sindire sindire yavaş yavaş anlatmaya önümüzdeki aylarda devam edeceğiz. Yine aklınıza takılan konular olursa bildirmenizi ve bundan sonraki yazılarda sizlerin sorularınıza göre yol almayı uygun bulduk.
 
Doğal zeytinyağlarınızı mutfaklarınızın baş tacı yapmanız dileğiyle, esen kalın.
 
Görseller:
  1. Video Blocks

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Enis Çayır - 08.02.2019 22:12
Değerli hocam bu güzel yazınızıda izniniz olursa paylaşmak isterim. Saygılarınla
Mustafa Öz - 03.02.2019 18:21
Teşekkürler Dilşen Hanım. Zeytindostu derneğinin sizin ve diğer hocalarımızın emekleriyle zeytinyağında farkındalık artıyor.