BAĞCILIĞA YÖN VERENLER

Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, en önemli bağ zararlılarından olan filokseranın ülkemize girerek bağları yok etmesinin ardından, bağların yeniden tesisinde kullanılmak üzere Amerikan asma fidanı üreterek çiftçilerimize dağıtmak görevi ile “Amerikan Asma Fidanlığı” adıyla 1930 yılında kurulmuştur. 1960 yılından itibaren Ege Bölgesinde bağcılıkla ilgili sorunların yaşanmaya başlanması üzerine asma fidanı üretimiyle beraber, sorunların çözümüne yönelik araştırma yapma görevi de verilmiştir.
 
Kuruluşundan bu yana değişik isimler altında Ege Tarım Bölgesi öncelikli olmak üzere tüm Türkiye genelinde bağcılığın sorunlarını çözümlemeye yönelik araştırma çalışmalarını yürütme görevine devam eden kurum, en son 2011 yılında Bağcılık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü ismini almıştır.
 
Bağcılık Araştırma İstasyonunun kurucusu ve ilk müdürü Reşat İDİL’ dir. O zamanki adıyla Amerikan Asma Fidanlığı Memur Sicil Defterinde yazanlara göre Reşat İDİL 1331 Kanunisani (Miladi 1915) de Manisa Mekteb-i İdadi’ sinde Tabiiye Hikemiye Kimyeviye Malumat Sınaiye ve Makine Muallim vekili olarak memuriyete başlar. 18.10.1930 da 120 lira ücretle  “Amerika Asma Fidanlığı Mütehassısı” görevine getirilir.
 
Eşi Atatürk’ ün kucağındaki kız olarak ünlenen Nuriye İDİL eşini şöyle anlatmaktadır: “Atatürk eşimin de hayatını değiştirdi. 4 dil bilen Ziraat Fakültesi mezunu eşimi, bağcılık konusunda ihtisas ve araştırma yapması için ABD'ye gönderdi. Eşim ABD Berkeley Üniversitesi'nde üç sene üzümcülük eğitimi aldıktan sonra Manisa'da büyük bir bataklığı kurutup üzerine Türkiye'nin en büyük fidanlığını kurdu. Aldığı eğitim ile kocam Ege'ye üzümcülüğü getirdi. Vaktiyle üzümcülük, Anadolu'da Rumların elindeymiş. Savaş sonrası onların Türkiye'yi terk etmesi ile kaybolan üzümcülüğün yeniden hayata geçmesini, Atatürk'ün verdiği olanaklarla kocam sağladı”
Ve Reşat İDİL’ in torunu ABD"nin Chicago kentinde yaşayan başarılı bir medikal-onkolog ve hematolog olan Dr. Erol Yorulmazoğlu’ nun anlattıkları şöyledir: “Savaş sonrasında dedem, TRT"nin "Cumhuriyet"e Kanat Gerenler" programında belirttiği gibi Atatürk"ün seçtiği 25-30 gençten biri olarak California"da aldığı eğitim ile Ege"ye üzümcülüğü getirmiş. Vaktiyle üzümcülük, Anadolu"da Rumların elindeymiş. Fakat savaş sonrası onların Türkiye"yi terk etmesi ile kaybolan üzümcülüğü Atatürk"ün verdiği olanaklarla dedem, yeniden hayata geçmesini sağlamış.
 
Personel, Arazi Varlığı ve Kullanım Durumu
 
Manisa Bağcılık Araştırma İstasyonu Müdürlüğünde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının çıkardığı ilgili yönetmeliğe uygun şekilde organizasyon düzenlenmesine uygun olarak 1 müdür, 1 koordinatör ve 6 bölüm başkanlığı yer almaktadır. Bölüm Başkanlıkları Yetiştirme Tekniği, Islah ve Genetik, Tarım Ekonomisi, Gıda Teknolojileri, Bitki Sağlığı ve İşletme bölümlerinden oluşurken bu bölümlerde ve destek hizmetlerinden oluşan birimlerde 22 Mühendis, 1 Biyolog, 5 Tekniker, 1 Teknisyen, 5 Laborant, 17 Kadrolu İşçi ve 29 Geçici İşçi görev yapmaktadır.
 
Kurumun arazi varlığı tamamı sulanabilir durumda olmak üzere Merkezde 454 dekar, Alaşehir işletmesinde ise 380 dekar toplamda 834 dekardır. Mevcut arazinin 184 dekarı deneme ve üretim bağı,158 dekarı amerikan asma anaçlığı, 120 dekarı yerleşim alanı, yeşil saha, kanal ve yol, 4 dekarı meyvelik, 368 dekarı ise fidan üretim münavebe sahasıyla yeni tesisler için ayrılmış durumdadır.
Manisa Bağcılık Araştırma İstasyonu Tarafından Yapılan Bazı Çalışmalar
Doğal Kaynakların Korunması Çalışmaları
 
Kurumun görev alanına giren 8 ilde yapılan survey çalışmaları sonucunda ekonomik öneme sahip yöresel üzüm çeşitleri (208 adet) belirlenmiştir. Bu çeşitlerin yok olmasını önlemek, sofralık, şıralık-şaraplık ve kurutmalık özelliklerini belirlemek amacıyla çalışmalar yapmak üzere bu çeşitlerden oluşan “Bölgesel Koleksiyon Bağı” kurulmuştur. Bu parselde bir yandan çeşitler ile ilgili çalışmalar, diğer yandan yeni alana tarama çalışmaları devam etmektedir.
 
Tekirdağ Bağcılık Araştırma İstasyonu’ nda bulunan Milli Koleksiyon Bağının bir eşinin Manisa’ya kurulması amacıyla parça parça aktarılması çalışmaları devam etmektedir.
 
Klon Seleksiyonu Çalışmaları
 
Ekonomik öneme sahip çeşitlerin yetiştirildiği bölge içerisine yapılan uzun çalışmalar sonucu üstün nitelikli asmaların seçilmesi ve bundan elde edilen fidanlarla verim ve kalitenin artırılması amacıyla Sultani Çekirdeksiz, Yuvarlak Çekirdeksiz, Osmanca, İpek (Pek), Pembe Gemre, Razakı, Çal Karası üzüm çeşitleri ile 41 B ve 420 A amerikan asma anaçlarında klon seleksiyonu gerçekleştirilmiştir.
 
Anaç Adaptasyon ve Afinite Çalışmaları
 
Ege Bölgesi’nin kıyı (Selçuk/İZMİR), ova (MANİSA ve Sarayköy/DENİZLİ) ve iç Ege’de yüksek kesimi (Sivaslı/UŞAK) temsil eden yörelerde yapılan çalışmalar sonucunda; Ege Bölgesi iklim koşullarının deniz seviyesinden 1000m yüksekliğe kadar sofralık üzüm yetiştiriciliği açısından uygun olduğu belirlenmiştir. Bu yörelerde yetiştirilebilecek sofralık üzüm çeşitleri; Cardinal, Yalova İncisi, Hamburg Misketi, Royal, Alphonse Lavallée, Razakı, Beyrut Hurması, Italia, Ata Sarısı, Mut ve Müşküle’dir.
A.B.D. ve Fransa’dan 5 çekirdeksiz üzüm çeşidi ( Superior Seedless, Flame Seedless, Fantasy Seedless, Ruby Seedlesss, Crimson Seedless) ile 4 çekirdekli üzüm çeşidi (Quenn, Michele Palieri, Ribol, Lival) introdüksiyon yoluyla ülkemize ve bölgemize kazandırılmıştır.
 
İlk turfanda üzüm çeşitlerinden Cardinal ve Perlette’ nin Milas yöresinde ekonomik anlamda yetiştirilebileceği ve genelde killi-tınlı toprak tipi için en uygun anacın 5BB olduğu belirlenmiştir. Manisa ve çevresi için Yuvarlak Çekirdeksiz’ de kök ur nematoduna dayanıklı anaçlardan Ramsey kumlu, 1613C tınlı topraklar için elverişli bulunmuştur. Bu anaçlar klasik anaçlara göre %15-20 oranında verim artışı sağlamışlardır. Özellikle 1613 anacı bölgedeki tınlı yapıdaki topraklarda yaygınlaşmaya başlamıştır. Denizli Çivril yöresinde killi tınlı toprak yapısında yetiştirilen Razakı için 1103P ve 140 Ru., Çal yöresinde yine aynı yapıdaki topraklarda yetiştirilen Çal Karası için 41B anaçları en uygun olarak tespit edilmiştir. Manisa Alaşehir yöresinde % 40 toplam kireç ihtiva eden topraklarda yapılan çalışmada 41 B ve Fercal amerikan asma anaçlarının en iyi sonuç verdiği belirlenmiştir. İzmir Kemalpaşa yöresinde yapılan çalışmada en uygun amerikan asma anaçlarının 99 R ve 140 Ru olduğu, sofralık üzüm çeşitlerinden İtalya ve Alphonse ile şaraplık üzüm çeşitlerinden Syrah, Cabernet Sauvignon ve Ugni Blanc’ ın önerilebileceği saptanmıştır.
 
Sulama ve Gübreleme Çalışmaları
 
Sulamanın %28 ürün artışı sağladığı saptanmıştır. Manisa yöresindeki kumlu tınlı toprak yapısına sahip Çekirdeksiz üzüm çeşidi için 2 kez sulamada 100-120 mm, Menemen yöresindeki tınlı yapıdaki bağlar için ise 3 kez sulamada 200-250 mm su verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Manisa koşullarında hafif bünyeli kumlu topraklarda yetiştirilen 110R Amerikan asma anaçlıklarında Haziran ve Temmuz aylarında 2 kez tarla kapasitesi kadar su verilmesi önerilmektedir. Kumlu-tınlı toprak yapısında yetiştirilen Çekirdeksiz üzüm bağlarında en uygun NPK dozu taban bağlarda 10:5:10 kg, kır taban bağlarda 15:5:15 kg olarak tespit edilmiştir. Manisa yöresinde tınlı toprak yapısındaki yetiştirilen 110 R anaçlığında N in 8, K nin 15 kg lık dozu sürgün ve çelik verimini artırmıştır.
 
Budama Ve Terbiye Sistemleri Çalışmaları
 
Çardak terbiye sisteminin Y sistemine göre % 53 verim artışı görülmüştür. Bu durumda uygun terbiye sisteminin seçildiği durumlarda, yüksek terbiye sistemlerinin Goble terbiye sistemine göre % 40’lara varan oranlarda verim artışı sağlayabileceği söylenebilir. Yine yüksek terbiye sistemlerinin tercih edilmesi ile son yıllarda kuru üzüm ihracatımızda önemli bir sorun olan Okratoksin-A’ nın oluşumunun önemli ölçüde önlendiği tespit edilmiştir. Anaçlıklarda uygulanan telli sistemler çelik verimini artırmakla birlikte işçilik giderleri de fazla olmuştur. Yerde sürünen şekil sürgün seyreltme yapıldığında daha ekonomik olmaktadır. Çekirdeksiz üzüm çeşidinin dip gözleri düşük verimli olduğu için uzun budanmalıdır. En uygun çubuk (bayrak) boyu 14-15 göz olarak tespit edilmiştir. Çekirdeksiz üzüm çeşidi için omcadaki göz sayısı arttıkça verim de artmaktadır. Ancak omcaya bırakılan göz sayısı gelişme ile sınırlı kalmaktadır. Bağda en uygun göz sayısı 1kg çubuğa 35-40 göz olarak bulunmuştur. Çekirdeksiz üzümde m2 ye 15 göz bırakıldığında Manisa ve çevresi şartlarında optimum bir gelişme ve verim sağlanmıştır. Bu da 3 x 2 m ye dikili bir bağ için 6 adet 15 gözlü çubuk (6x15 = 90 göz/omca) demektir. Cardinal çeşidinde kaliteli ürün için 7,5 göz/m2 şarj ve 1 sürgüne 1 salkım olacak şekilde seyreltmenin gerekli olduğu belirlenmiştir. Çekirdeksiz Üzüm bağlarında budamada bayraklar üzerinde 1-3 gözlü koltuklar bırakılarak göz verimliliğinin artırılabileceği, kuvvetli gelişen Çekirdeksiz Üzüm bağlarında ürün çubuğu olarak koltuklu dalların da bırakılabileceği belirlenmiştir.
Fizyoloji ve fidan üretim tekniği çalışmaları
 
Sultani Çekirdeksiz üzüm çeşidinde sofralık kaliteyi artırmak için uygulanacak GA3 dozları; somaklar 5-10 ve 15-20 cm olduğu dönemlerde 20 şer ppm, çiçeklenme döneminde 20 ppm, taneler 4-5 mm ye ulaştığında 5-7 gün ara ile iki kez 40 ppm olarak belirlenmiştir. Bu dozlar ihracata uygun sofralık Sultani Çekirdeksiz üzüm çeşidinde istenen kriterleri sağlamıştır. Ayrıca, kurutmalık yetiştiricilikte ise sadece %60-80 çiçekte 15 ppm GA3 dozunun ideal olduğu belirlenmiştir. En yüksek GA3 dozu bile kalıntı sorunu yaratmamıştır.
 
Sofralık amaçlı Çekirdeksiz Üzüm yetiştiriciliğinde mevcut somakları %25 seyreltme üzüm verimini düşürmemiştir. Zor köklenen Ramsey anacının aşılı çeliklerinde fidan üretimi aşamasında araziye dikim öncesi 2.000 ppm IBA + 1.000 ppm NAA kullanımı çepeçevre kök oluşumu ve ortalama kök sayısını artırmıştır.
 
Manisa koşullarında değişik tip fidanlarla (aşılı, aşısız ve tüplü) kurulan bağlarda gelişme ve verim yönü ile belirgin bir farklılık saptanmamıştır. Ancak tüplü fidan sulanan yerlerde Mayısta hatta buğday hasadından sonra (Haziranda) dikilebildiğinden zaman kaybını önlemektedir. Yuvarlak Çekirdeksizde yaprak alma uygulamalarında; 1 g ürünün olgunlaşması için gerekli yaprak alanının 12 cm² olduğu belirlenmiştir. Asmanın tüm sürgünlerinde, tane tutumu döneminde %60 oranında yaprak alma uygulamaları verimi %26 oranında azaltırken, %20 oranındaki yaprak alma uygulamaları verimde önemli ölçüde fark yaratmamıştır.
 
Ege Bölgesinde yetiştirilen sofralık üzüm çeşitlerinden Yuvarlak Çekirdeksiz 96 gün, Razakı 116 gün, Alphonse Lavallee 88 gün, İtalya 58 gün hasat sonunda soğuk hava depolarında (0±1°C sıcaklık, %90-95 oransal nem) SO2 içeren koruyucu kâğıtlarla depolanabileceği belirlenmiştir. Pembe Gemre ise muhafaza için uygun olmayan bir çeşit olarak saptanmıştır. Amerikan asma fidanı üretimi için kullanılan çelikler dikimden önce suda bırakılmalıdır. 5BB de 48 saat 110R de 72 saat fidan randımanını artıran en uygun sürelerdir. Aşılı asma fidanı üretiminde testereli aşı makinesinin kullanımı omega aşı makinesine göre çepeçevre kallus oluşumunu %20, toplam fidan randımanını ise %33 oranında artırmıştır.
 
Aşılı asma fidanı üretiminde, kallus oluşturma odalarında, aşılı çelikleri katlamak için en uygun materyal çam talaşı olarak tespit edilmiştir. Tüplü fidan üretiminde fidan randıman ve kalitesi yönü ile en elverişli harç; çam talaşı + torf  +  perlit + elenmiş çam kabuğu + bahçe toprağı + yanmış çiftlik gübresinin 2 : 1 : 1 : 1 :1 : 1 oranında karışımından oluşmaktadır.
 
Neredeyse Cumhuriyetimiz ile yaşıt olan Manisa Bağcılık Araştırma İstasyonu, hangi isim altında olursa olsun Türk bağcılığına ve Türk tarımına değer katmaya devam edecektir.
 

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

T.Doğan İdil - 03.12.2015 19:44
Babam İ.Reşat İdiil'in kurduğu bağcılık istasyonu Manisa'ya 4km. Deli HOROZKÖY de kurulmuştur. Ben T.Doğan İdil orada doğdum.