BAĞCILIKTA SİNSİ TEHLİKE: DON

Her türlü tarımsal ürünlerin yetiştiriciliği sırasında görülebilen, gerekli önlemlerin alınmadığı zaman en fazla iklimsel tehdit oluşturma potansiyeline sahip olan don zararı, bağcılıkta da yetiştiricilerin zaman zaman ciddi anlamda ürün kaybetmesine neden olmaktadır. Bağların don etkisinden korunabilmesi için gerekli önlemlerin alınması kaçınılmaz olmaktadır.
 
"Bağları dondan korumada en iyi zaman bağların tesis edildiği zamandır"
                                                                                     
                                                                                                                                                                     W.J.Humphries - 1914
 
Bağcılıkta don olaylarından korunmak için ilk aşama doğru bir şekilde asmaları don etkisine karşı korunma planlarının oluşturulmasıdır. Buna bağlı olarak, iyi bir planın yapılması, bağcılığı sınırlandıran elverişsiz sıcaklık değerlerinin bilinmesi, asmada vejetasyon sürelerinin tahminine yönelik fenolojik zamanlarının takip edilmesi gibi dolaylı önlemlerin yanında geçmişte kullanılan dondan korunma yöntemleri incelenmelidir. Aynı zamanda bağ kurulması düşünülen yerin iklimsel verileri, coğrafik bilgileri, geçmiş dönemlerde yaşanan don olaylarında gözlemlenen kişisel tecrübeler ve değişik dönemlerde asma başında alınan verim kayıtları bir araya getirilmelidir. Ayrıca meteoroloji istasyonlarından elde edilecek güncel verilerin takibi dondan korunma yöntemlerinin ne kadar süre içerisinde devam ettirmemiz gerektiği konusunda bize yardımcı olabilmektedir. Bunun sonucunda elde edilen verilerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkacak don etkisinin azaltılması yönünde olumlu sonuçların alınması mümkün olabilmektedir.
 
Ülkemizde bağcılıkta don olayları meydana geldikleri mevsime göre değişiklik göstermektedir. Bunlar:
 
·         Kış donları
·         İlkbahar geç donları
·         Sonbahar erken donları
 
olarak sıralanabilmektedir.
Kış Donları
 
Kış donları her hangi bir ekolojide bağcılığı sınırlayan en önemli iklim faktörlerinden birisidir. Vitis vinifera L. çeşitleri için, sıcaklığın düşme hızına ve etkili olma süresine bağlı olarak; - 12oC’de kış gözleri, - 16oC’de dallar ve – 20oC’de ise kollar zarar görmeye başlar. Asmaların dona dayanıklılık derecesi çeşitlere göre değişebilmektedir. Kışları soğuk geçen yörelerde, soğuklara toleranslı çeşitleri, zayıf anaçlar üzerinde alçak gövdeli (40 – 50 cm) yetiştirerek, geç dönemde ve gereğinden fazla sulama ve azotlu gübrelemeden kaçınarak, özellikle fosfor ve potasyum yönünden yeterli ve dengeli bir beslenme uygulanarak kış donlarından kısmen ya da tamamen korunmak mümkün olabilir.
 
Dona dayanıklılık bir tür özelliği olduğu kadar, o türün düşük sıcaklıkta kalma süresine de bağlıdır. Düşük kritik sıcaklıkta uzun süre kalan asmalar daha fazla zarar görmektedir. Kış donlarından zarar gören asmanın gözlerinin iç kısımları kararır, koyu kahverengi ile siyah bir renk alır. Yıllık dallarda ise özellikle öz kısmının açık kahverengi rengi siyahlaşır ve koflaşır.
Kış Döneminde Meydana Gelen Don Zararı (Kararma)
 
İlkbahar Geç Donları
 
Meydana gelebilecek don olaylarının içerisinde en tehlikeli olanıdır. Oluşma zamanı açısından bağların uyanma dönemi sonrasında yeni sürgünlere ciddi anlamda zarar verebilmektedir. İlkbaharda kış gözlerinin patladığı veya primer olarak ifade edilen ilk tomurcukların sürdüğü dönemde meydana gelen geç donlar, taze sürgünlerin kısmen veya tamamen zarara uğramaları sonucu gelişme ve şekil bozukluklarının yanı sıra, önemli ürün kayıplarına neden olabilmektedir.
Vejetasyon Başlangıç Döneminde Sürgünlerde Meydana Gelen Don Zararı (Kararma)
 
Hava sıcaklığının – 3.5oC’ye düşmesi ile açılmak üzere olan kış gözlerinde primer tomurcuklar zarar görmekte olup, taze sürgünler düşük sıcaklıklara daha duyarlı olduklarından, -2.5oC sıcaklığa ancak 3 dakika dayanabilmektedirler. Taze sürgünler üzerindeki çiçek salkımları ve yapraklar soğuklara karşı sürgünün kendisinde çok daha duyarlıdırlar. Vejetasyon döneminin başlangıcında ani olarak meydana gelen don yeşil sürgünlere ciddi anlamda zarar verebilmektedir. Zarar görmüş olan sürgünler gelişememekte ve ileriki aşamalarda salkım taslaklarını oluşturamamakta, en sonunda ise nihai ürünün elde edilmesini gittikçe zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, tomurcukların sürmesinden sonra meydana gelen geç don olaylarında sürgün daha az zarar görse bile, çiçek salkımlarının zarar görmesi nedeniyle ürün ya çok azalmakta ya da hiç ürün alınmamaktadır.
Vejetasyon Başlangıç Döneminde Sürgünlerde Meydana Gelen Don Zararı (Kararma)
 
İlkbahar geç donlarının meydana gelişi iki şekilde gerçekleşmektedir. Bunlardan birincisi; soğuk hava kitlesinin akışından meydana gelen donlardır. Bu donlar aynı zamanda adveksiyon donları olarak adlandırılmaktadır. Bu donlar geç ilkbaharda görülmesinin yanında kışın da meydana gelebilmektedir ve özellikle arazinin şekline ve toprağın karakterine göre değişmektedir. İkincisi ise, toprak ve bitki yüzeylerinin mevcut sıcaklıklarını kaybetmesiyle oluşan radyasyondan meydana gelen donlardır. Radyasyonla meydana gelen don olayları, toprak yüzeyinin örtülü olmasına, rengine, toprak yüzeyinin işlenmiş veya katı oluşuna, nem miktarına, toprağın ısıyı iletme yeteneğine, kumlu, killi gibi bir yapıda oluşuna bağlıdır. İşlenmiş topraklar yüzeyde adeta bir yalıtkan tabaka meydana getirdiğinden, derinlerden gelen sıcaklık yüzeye ulaşamaz ve böylece işlenmiş toprak yüzeyi, işlenmemiş toprağa göre daha soğuk olur ve bu yüzeye değen hava da daha kolay sürede soğumaktadır.
 
Sonbahar Erken Donları
 
Ülkemizde yaklaşık olarak 1200’e yakın üzüm çeşidi bulunmaktadır ve her çeşidin hava sıcaklıklarına göre değişiklik gösteren bir vejetasyon süresi bulunmaktadır. Bu yüzden birçok üzüm çeşidinin hasat tarihleri arasında değişiklikler görülebilmektedir. Bilindiği üzere üzüm çeşitlerimiz kendi aralarında genel hatlarıyla erkenci, orta mevsim ve geçci çeşitler olarak ayrılabilmektedir. İşte tam da bu noktada vejetasyon süresi uzun süren ve hasat tarihi sonbahar mevsimine denk gelen üzümler için risk oluşturabilecek sonbahar erken donları, daha çok soğuk yerlerde görülür. Daha çok kuzeye bakan bağ bölgelerinde veya karasal iklime sahip yetiştirme alanlarında, ürünü geç olgunlaştıran yüksek yaylalarda Eylül veya Ekim aylarında hasat öncesinde meydana gelmektedir.
 
Hasat olgunluğuna gelmemiş üzümler için risk oluşturan sonbahar erken donları, sıcaklık –3oC ile -5oC’ye düştüğü zaman üzüm salkımlarına zarar vermektedir. Aynı zamanda henüz yapraklarını dökmemiş sürgünlere zarar vererek, bir yıllık yaşlı dal olacak sürgünlerin tam olarak odunlaşmasına ve olgunlaşmasına engel olarak asmanın kışa zayıf girmesine ve kış donlarından kolayca etkilenmelerine neden olmaktadır.
 
Hasat sonrasında meydana gelebilecek sonbahar erken donları yine de risk taşımaktadır. Çünkü hasat sonrasında asma üzerinde yaprakların bulunması söz konusudur. Bulunan yapraklar özümleme işlemlerine devam etmektedir. Özümleme ürünlerinin tüketim ve depolama yerlerine dağılımları devam etmektedir.
 
Bir sonraki sayımızda ise alınabilecek önlemler konusunda detaylı bilgi verilecektir.
 
BAĞCILIK VE KURU ÜZÜM İLE İLİGİLİ OKUNMASI GEREKLİ MAKALELER
 
 
Anahtar Kelimeler:

Kuru Üzüm, Sultani Çekirdeksiz Kuru Üzüm, Kuru Meyve, Kuru Üzüm Rekoltesi, Sultanas, Raisins, Dry Fruit, Raisin harvest, изюм, Виноград урожая, 葡萄乾, 葡萄收穫, pasas, レーズン, Rosinen, عنب مجفف, raisins secs, Raisin prices.

Kaynaklar
Anonim, 2014. İnternet Erişim Adresi, Erişim Tarihi: 20.01.2014
Anonim, 2014. İnternet Erişim Adresi, Erişim Tarihi: 20.01.2014
Çelik, S., 2011. Bağcılık (Ampeloloji) Kitabı Cilt -1. Tekirdağ.
Çelik, H., Ağaoğlu, Y.S., Fidan, Y., Marasalı, B., Söylemezoğlu, G., 1998. Genel Bağcılık Kitabı. Sunfidan Eğitim Serisi No:3. Ankara.
Trought, M.C.T., Howell, G.S. and Cherry, N., 1999. Pratical Considerations for Reducing Frost Damage in Vineyards. Report to New Zealand Winegrowers: 1999. New Zealand.

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.