Yaz geliyor yol üstünden gıda alınır mı?

Yaz geliyor yol üstünden gıda alınır mı?

Yaz geldiği zaman kıyı şeridindeki şehirlere akınlar başlıyor. Başta İstanbul olmak üzere güzel ülkemizin değişik il ve ilçelerinden yazlıkçılar, günübirlikçiler iç turizmi geliştirmek adına diğer şehirlere gidiyorlar. Geldikleri yerde olmayan veya daha iyisini alacaklarını düşündükleri ürünlere yöneliyorlar. Gitmişken şunu da alalım, gelmişken bunu da alalım. Hazır burdayken bunu da içelim bunu da yemeden gitmeyelim diyoruz.

 

Peki bunlar ne kadar sağlıklı?

Edremit Körfezi zeytinciliğin bol olduğu bir bölgemizken Dikili’den Çanakkale’ye kadar tüm yol boyunca ağzımızı sulandıran buz gibi karadut suyu nerede üretiliyor? Arkadaşlarımızla oturduğumuzda şunun bahçenin kenarında 3 ağaç, felancaların oraya giderken 5 ağaç, Burhaniye’nin şu köyünde şu kadar ağaç diye sayabiliyoruz. Peki bu kadar ağaçtan bu kadar karadut suyu yeter mi? Ayrıca o köyün çocukları hiç mi dalından karadutu yemiyor? O karadutu onlar yiyorlarsa yol boylarında satılanlar nedir? Zeytinci olduğum için bu soruların cevaplarını benim vermem doğru olmaz. Bu soruların cevaplarını bilen varsa da beni de bilgilendirirse memnun olurum.

Gelelim zeytinyağlarına.

Ülkemizde yönetmelik değiştikten sonra marka almak, üretim izni almak çok kolaylaştı. Ancak denetimler halen daha eksikleri ile devam ediyor. Pazar yerlerinde bakıldığında ülkemizin en büyük zeytinyağı üreticisinin Coca Cola olduğunu görmekteyiz. Peki bu kolanın pet şişeleri yıkanıyor mu? Ağzıyla mı içti yoksa bardağa mı koydu? Çeşmede mi yıkadı derede mi yıkadı? Yoksa suyla bile temas etmedi mi? Şunu düşünmüş olabilir mi? Kola da içiliyor zeytinyağı da o da temiz bu da demiş midir? Görmediğimiz için sormadığımız için bilemiyoruz diyemiyorum.

İçindeki gerçekten zeytinyağı mı? Laf hep şu değil mi? Evde ne kullanıyorsak onu satıyoruz kendi ürünümüz. Peki bundan almak istesek 10 ton zeytinyağın var mı desek var diyorlar. 10 ton zeytinyağı üretecek olan üretici Pazar yerinde mi satar yoksa dükkan da mı? Yani bu işler o kadar hassas ki. Ben kimsenin ticaretine sekteye uğratmaya çalışan köylünün çiftçinin ürününü satmasına karşı olan birisi değilim. Üretici ürününü elbette satmalı ancak bunu üretim izni alarak doğru ambalajla doğru şekilde satmalıdır. Pet şişelerin güneşte beklemesi bile zeytinyağı bozarken Pazar yerlerinde yol kenarlarında hangi koşullarda zeytinyağları bekliyor. Zeytinyağı ışık, ısı, hava ve su ile temas halinde bozulur. Buna göre zeytinyağı alırken dikkatli olmalısınız.

Yol kenarlarında veya Pazar yerlerinde satılan zeytinyağlarının bir de sızma mı yoksa yüksek asitli zeytinyağı ile başka yağlar mı karıştırılıyor bunu bilemiyoruz. Ayrıca vergi kaçırılmış oluyor. Vergisini ödeyen dükkanında eleman çalıştıran kişilere haksızlık yapılıyor. Yaz aylarında özellikle zeytin yetişen bölgelere gelen tatilcilerimizin bunlara dikkat etmesi gerekmektedir. 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.