Elektromanyetik Radyasyon (EMR) ve Cep Telefonu
Modern ve pratik hayatın bize getirdiği kolaylıklar bazen sağlığımızı tehdit edebiliyor. Liberal ekonomiye geçiş ile birlikte Avrupanın o janjanlı paketleri ile evimiz şenlenmişti. Bu paketleri kullanmanın verdiği seviç ile artık bayatlamayacak heyacı da yaşamıştık. Oysaki o janjanli paketlerin içinde ne kimyallar olduğunu , zarali mi değil mi kaçımız biliyorduk ,kaçımız bilinçli tüketiciydik? Bundan 30-35 sene önce kapımızı açtığımız o görkemli paketler gibi radyasona sebep olan elektrikli aletler de hayatımızı tehdit edebiliyor. Özellikle de elimizden düşürmediğimiz o cep telefonlarına dikkat etmemiz gerekiyor. Cep telefonlarının bizler ilk kullanıcıarıyız bu anlamda hepimiz aslında birer kobayız. Bu bakış açısı ile yola çıkarak, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühedisliği Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapan Selim Şeker ile eletromanyetik radyasyonun sağlığımızı nasıl tehdit ettiği hakkında görüştük. Selim bey, bize bu konu hakkındaki araştırmalarından ve eletromanyetik radyasyona mağruz kalmanın zaralarından ve nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlattı.
Elektromanyetik radyasyonun(EMR) insan vücuduna zararları var mıdır? Var ise, tespit edilmiş ve kanıtlanmış zararları nelerdir?
Elektrik-elektronik enerjiyi kullanan bütün cihazlar normal fonksiyonlarını yaparken çevreye kaçınılmaz olarak EMR yayarlar.2004 de yayınlanan AB nin REFLEX araştırma raporuna göre cep telefonlarının ve baz istasyonlarının kulandığı frekans bölgesindeki radyasyon DNA kırılmalarına, gen değişikliklerine sebep olabildiği bildirilmiştir.
2007 ve 2012’de ABD yayınlanan Bioinitiative Raporunda (www.bioinitiative.org) Cep telefonu frekansları ve EMA’ın degişik frekanslardaki biyolojik etkileri, standartların yetersizliği araştırmalar sonucu ortaya koyulmuştur. Cep telefonlarinin kulandıgı RF dalgaları WHO/IARC tarafindan kansere yol açanlar listesinde 2B kategorisine (Possibly Carcinogenic),31 Mayıs 2011 tarihinde 208 no’lu basın bildirisiyle alınmıştır. (http://hps.org/hpspublications/articles/cellphoneuse.html ).
Teknoloji ilerledikçe (2G, 3G, 4G gibi) insan sağlığına zararları da artıyor mu?
Kesinlikle. 2G de taban veri sadece ses dir.3G, 4G’de ses ve sayısal veriler ile birlikte band genişliği 3G de örneğin 25 kat artmıştır. Bu da daha ufak kapsama alanı daha fazla baz istasyonu demektir.3G taşıyıcı frekansı ve sinyalin özeliğinden dolayı 2G den daha zararlı etkiler üretir.Yapılan araştırmalara gore DNA üzerinde 10 kat daha fazla etkili ve kansere sebep olma ihtimali daha yüksektir. 2G de bir anten cep’te varken, 3G ve 4G de birden fazla anten mevcut olup daha fazla radyasyon yayarlar.
Elektromanyetik radyasyonun (EMR) nin zararları kısa vadede görülebilir mi yoksa uzun bir sürede mi ortaya çıkar?
Elektrik enerjisinin yaydığı,alanların radyasyon iki tür biyolojik etkisi vardır.
Birinci kısım kısa zamanda hissedilen etkiler diyebileceğimiz baş ağrıları, göz yanmaları, yorgunluk, halsizlik ve baş dönmeleri gibi şikayetlerdir. Ayrıca gece uykusuzlukları, gündüz uykulu dolaşım, küskünlük ve sürekli rahatsızlık nedeniyle topluma katılmamak gibi neticeler de literatürde rapor edilmiştir.
Diğer bir etki ise, moleküller ve kimyasal bağlara, hücre yapısına, vücut koruma sistemine yaptığı ve uzun sürede (10 veya daha uzun) ortaya çıkabilen etkilerdir. Cocukların, cep telefonlarından (CT) gelen EMR alanlardan kolayca etkilenmelerinin mümkün olduğu ilk defa İngiltere’de bir uzman grup tarafından ortaya konmuştur. Sebep ise çocukların büyüklerden daha uzun bir zaman maruziyete kalacakları, fizyolojik açıdan çocukların gelişmekte olan sinir sistemlerinin olması, beyin dokularının daha fazla su ve iyon konsantrasyonunun olmasi ,yetişkinlerden daha fazla iletken olmalarından dolayı RF enerjisini kafada daha fazla yutmalarıdır. Ayrıca, cep telefonu, laptoplar gibi kablosuz cihazlar hamile kadınlar tarafından kullanıldığında fetus’un beyin gelişimini değiştirir. Bu konu hayvan ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda hiperaktivitiye, öğrenme ve davranış bozukluklarına bağlantılı olduğu ortaya çıkmıştır.
Çağımızda ihtiyaç haline gelen cep telefonlarını kullanırken nelere dikkat etmeliyiz, korunmak için neler yapmalıyız?
1-Etkileştiğimiz radyasyonların türü ne olursa olsun güvenlik sınırları dikkate alınmalıdır.
2-Radyasyonlarla etkileşim süreleri olabildiğince azaltılmalıdır. Cep telefonu ile uzun sureli konuşmalardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
3-Işınlanma kaynaklarından olabildiğince uzakta olunmalıdır. (Örneğin cep telefonları ile kafa arasındaki mesafe 1 cm bile olsa, soğrulan radyasyon miktarı oldukça düşer).
4-Hamileler, bebekler ve çocukların tüm radyasyon türleri ile etkileşmesi olabildiğince sınırlandırılmalıdır. Ayrıca, bazı etkiler kişiden kişiye değişeceğinden bağışıklık sistemi zayıf kişiler radyasyon kaynaklarından mümkün olduğu kadar uzak tutulmalıdır.
5-Yatak odalarında elektromanyetik alanlar yayan kaynaklara yer vermekten kaçılınmalıdır.
6- Açık cep telefonunun kendinizden en uzak mesafeye bırakılmasi, taşırken de vücuda mümkün olduğunca uzak noktada taşınması gerekmektedir. (çanta vb.)
7- Araç içerisinde cep telefonu ile mümkün olduğunca az konuşulmalıdır. Konuşurken EM dalgaların aracın metal kafesi içerisinde dolaşması nedeniyle EM dalganın yoğunluğu içerisinde kalınır. Cep telefonu dalganın daha güçlü alındığı (pencere kenarı vb.) noktalarda kullanılması durumunda güç tüketimi daha düşük düzeyde olacağından etkilenme seviyesi daha az şiddette olur.)
8-Telefon çaldığında hemen kulağa götürmek yerine, ekranı kontrol edip bağlantıyı gördükten sonar kulağa götürmesi tercih edilmelidir.
9-Cep telefonu alırken düşük SAR özelliğine sahip telefonları tercih edilmelidir. (Specific Absorption Rate – Özgül Soğurma Oranı anlamındaki SAR, akıllı telefonların vücuda yaydığı radyasyon miktarını belirtmektedir.)
Farkında olmadıgımız ama dikkat etmemiz gereken başka radyasyon kaynakları nelerdir ve etkisini azaltmak için nasıl bir yol izlemeliyiz?
1-Teleziyon ekranlarının ön ve arkasından en az 2 metre kadar uzak bulunması.
2-Kullanmadığımız elektrikli aletlerin ya kapali tutulması ya da fişten çıkartılması (Çünkü aletler, standby konumunda kaldığı sürece elektromanyetik kirlilik yaratacaktır)
3- Fotokopi makinalarindan en az 50 cm uzaklıkta durulması
4-Elektirkli bahteniyeyi yatağa girmeden kapatılması
5-Mikrodalga fırın çalışırken en az 1 metre uzakta durulması
6-Elektrikli tıraş makinesini mümkünse şarjli kullanmayı tercih etmek
7-Ekonomik (halojen & floresan) lambaları okuma lambası olarak kulllanmamaya özen göstermek









































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































