Basının tarım, gıda, gastronomi, ekonomi, turizm ve doğa alanlarındaki en önemli temsilcisi.

Sinem ÇELİKTEN

1972 yılında Eskişehir’de doğdu. İzmir Türk Koleji İngilizce Anadolu bölümden 1990 yılında mezun oldu. 1994 yılında 9 Eylül Üniversitesi İşletme Bölümünü tamamlayarak, İzmir Ticaret Borsası Arge bölümünde çalışmaya başladı. 1997 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme-Pazarlama dalında yüksek lisansını tamamladı. Halen İzmir Ticaret Borsasındaki görevine Genel sekreter Yardımcısı olarak devam etmektedir. Bir kız çocuk annesidir.

sinemcelikten@live.com
2 yazı

Hititler Ve An.Tah.Šum Bayramı

Hitit ritüellerinde önemli bir yeri olan AN.TAH.ŠUM bayramı, bu bayrama adını veren bitki ve bu bitkiyle yapılan yeme-içme ritüelleri bu yazının konusunu oluşturacak. Öncelikle Sümerceden alınan bu sözcük yani AN.TAH.ŠUM bugün hangi bitkiyi temsil etmekte onun üzerinde durmak gerek. Hitit kültürünün en önemli bayramlarından biri olan AN.TAH.ŠUM bayramı esas olarak ilkbahar mevsiminin başlangıcını temsilen kutlandığından […]

Tarım İşletmelerinde İş Kazalarını Önlemeye Yönelik Başlıca Önlemler Nelerdir?

İşçi, başkasının yararına bedenini, beyin gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimsedir (TDK, 2016). İş kazası ise çalışanı bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaydır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda iş kazası ayrıntılı olarak şu şekilde tanımlanmıştır: • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı […]

Bitkilerde Doku Kültürü Uygulama Alanları; Virüsten Ari Bitki Eldesi ve Hızlı Üretim

Bir önceki yazımda sizlere genel olarak doku kültürü yönteminin ne olduğu hakkında bilgiler vermiş ve uygulama alanlarından ana başlıklar halinde bahsetmiştim. Bu ve bundan sonraki yazımda ise bu uygulama alanları hakkında ayrıntılı bilgiler vereceğim. Bu yazımın konusu doku kültürü yöntemi ile virüsten ari bitki eldesi ve hızlı üretim.  Virüsten ari bitki eldesi Vejetatif olarak çoğaltılan […]

Düdüklüde Kıymalı Bamya

Yazının başlığı, alaturkalıkla alafrangalık arasında sıkışıp kalmış günümüz kadınlarından bir grubun öyküsünün mizahi bir üslupla anlatıldığı Mehmet Baydur’un tiyatro yapıtından alındı. Artık aramızda olmayan ancak yazdığı oyunlarla ölümsüzleşen Mehmet Baydur’un yazının konusuyla ilgisi ise sadece oyunun adında geçen bamya yoluyla oluyor. Bir diğer deyişle bamya üzerine yazılacak bir yazıya Mehmet Baydur’un bu oyununun adını vererek […]

Bilgi ve Hakikat

“İki kişiye muhtaçtır der Halil Cibran hakikat için; biri, onu dillendiren, diğeri onu anlayan…”   Bilgi:  İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünüdür. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçektir.  İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünüdür. “Yeniden hatırlamaktır” Sokrates’e göre. Hakikat ise: Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olandır. […]

Ayçiçeği Ve Yağı’nın Kültür Tarihi

Anavatanı Orta Amerika olan ve olasılıkla MÖ 2000-2500 gibi daha kuzeyde evcilleştirildiği iddia edilen ayçiçeği günümüzde dünyanın hemen her yerine yayılmış ve yağlı tohumları nedeniyle üretilen bir endüstri bitkisidir. Bir önceki tümcede ayçiçeğinin evcilleştirildiği yer konusunda ‘iddia edilen’ ifadesinin özellikle kullandım. Zira bu konuda arkeologlarla genetikçiler arasında bir uzlaşmazlık söz konusu. Arkeolojik verilere göre Meksika-Tabasco’daki […]

Tarımımızın Yarınlarına Adı Konulmamış Sosyal Bir Tehdit

Ülkemiz kırsal nüfusu 1990’larda %40 civarında idi.  2009 yılına gelindiğinde 24’lere düşen bu oran günümüzde Büyük Şehir Belediye yasası ile %12’lere kadar gerilemiştir. Bu oranın daha da aşağı ineceği beklenmelidir. Batı ülkelerinin %3, hatta daha da düşük çiftçi nüfusu ile halkını beslediği, hatta tarımsal ürün ihracatlarını da gerçekleştirdiği bilinmektedirler.    Türkiye’de söz konusu oran değişirken, […]

Açgözlülük, Tamah, İki Yüzlülük, İşgüzarlık, Yarışma Hastalığı, Riya, Kıskançlık ve Patavatsızlık

“Ne kadar yersen ye, ne kadar alırsan al içindeki o derin boşluğu asla ama asla dolduramazsın…”   Yazının başlığında yer alan tüm bu olumsuz özellikler insanı insandan çıkarıp insan görünümünde bir hilkat garibesi haline getirmektedir. Küçük kazanımları bile ihtirasla edinme eğilimi olan açgözlülük yaşarken kendini öldürmek demektir. Yarışma ise yakınları ile aile ile çevre ile […]

Vikingler

“Vikingleri Viking yapan büyük kuzey rüzgârıdır.” Eski Norveç Deyişi   “Vikingler veya Norslar İskandinavyalı korsan ve tüccar kavimdir. Yılın büyük kısmını denizlerde geçirmiş olan savaşçı bir halktır. 8-11. yüzyıllar arasında kuzeybatı Avrupa’da birçok yeri fethetmişlerdir.” Vikingler, sekizinci ve onikinci yüzyıllar arasında dünyanın en çok korkulan savaşçılarındandır.    Vikingler için hiçbir şey unutulmaktan daha kötü olamazdır. […]

Allelopatik Yaşam Stratejisi

19. yüzyıla kadar hiç sona ermeyen zorlu görev, insan soyunun ve çevresinin doğal etkenlere karşı korumasıydı. Ama bu yüzyılda yeni bir ihtiyaç doğmuş : ‘ Doğayı insana karşı korumak.’ olduğunun altını çizer yönetim bilimcisi Peter F. Drucker.                                      […]