Basının tarım, gıda, gastronomi, ekonomi, turizm ve doğa alanlarındaki en önemli temsilcisi.

Mehmet MÜLAYİM

Mehmet Mülayim 1966 Ankara doğumlu. TED Ankara Kolejindeki eğitiminin ardından G.Ü. Turizm Öğretmenliğine girdi. Ancak kısa süre sonra üniversite eğitimini yarıda bırakarak sektörde ‘alaylı’ olma yolunu seçti.
1987 yılında başladığı iş hayatında Hilton, Radisson, The Marmara, Corinthia Hotels, Ramada, Hillside Su, Nuh’un Gemisi gibi tesislerde ön büro, satış ve pazarlama yöneticiliği ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu. Bilkent Üniversitesin’de bir dönem ders verdi ve TV A’da canlı yayın ‘Konular ve Konuklar’ programının yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi.

Halen Radisson Blu Kayseri otelinin genel müdürlüğü görevini sürdüren yazar sektör derneği SKAL ve gastronomi derneği Chaine des Rotisseurs’un üyesidir.

http://www.mehmetmulayim.com/
11 yazı

Antik Dönemlerden Bu Yana Bakla Hazretleri

Hazret diyorum kendilerine; Hazret-i Bakla!    Kerameti kendinde saklı, fallarına aldanılan sihirli taneciklerin sihrine tutulmam onu besin olarak seviyor olmamla ilintili mi bilmiyorum. Bilmediğimiz pek çok şey var şu yeryüzünde, iyisi mi öğrenmeye yeltenirken eğlenmek ve haz almak olsun. Bakla da diğer besinlerimiz gibi hakkında konuşulmayı fazlasıyla hak ediyor; zaten, çiğ olarak yendiğinde tatlı bir […]

Kapari Damak da Çatlatır Kaya da…

Kapari gülüm kaya dikenim, armudum tohumum,  kavunum biberim, bin şifalı kaya çiçeğim…                                                                                Aşçı Fok    Ne […]

Nereden Çıktı ‘Bu Köy’?

‘Bir yazının başlığında kent – köy ayrımı, kamu yönetimi tarım ilişkisi gibi kelimeler görsem ‘Şimdi ben bu yazıyı okuyup canımı sıkmayayım diye düşünürdüm herhalde. E.. O zaman yazıyı nasıl okuturum. Ya en iyisi yazının başlığını ‘Nereden çıktı bu köy?’ diye yaparım. Millette başlar. Eh başlamak ta bitirmenin yarısı…. Yazıyı okuturuz. Bir dakika ya! ‘Yazılı’ mı […]

Zeytin Yasası İçin Kıyametler Koptu!

Kıyametler koptu değil mi? Zeytin ağaçlarımızı olası kamu yararına tesislere kurban etmemek için toplumun her kesimi mücadele verdi ve bu baskılara dayanamayan hükümet te maddeyi komisyona geri çekti. Duyarı toplumun gayet te olumlu bir tepkisi idi bun yapılanlar, böyle de olmalı elbette. Onlarca yüzlerce senede yetişen ve de milli servetimiz olan ağaçlarımızı neden kamu yararına […]

RASFF

Hani neredeyse yakında çarşıya pazara giderken konuşmalar şöyle olacak. Pazara gidiyorum, ne almayayım?  Mantığı var mı şimdi bu sözün.    Pazara gidiyorsan bir şeyler almaktır amacın.    Peki neden  o zaman bir şeyler almayayım denir ki? Denir bizim ülkede veya denmesi gerekir. Çarşıya pazara gitmeden o hafta veya o ay Avrupa kapılarından geri dönen sebze […]

Kuzey Ege’nin Üç Kardeşini Bilir misiniz?

Keşkek, nohut, pilav…  Bu üçüne üç kardeş der Edremitliler. Özel günlerde, hele de düğünlerde illa ki pişirip ikram ederler. Hangi düğüne gitseniz bir köşede keşkek döven gençler görürsünüz. Sadece özel günlerde değil, yerel lokantaların mönüsünde her daim yer alır üç kardeş. Edremit Körfezi’nin olmazsa olmaz üçlüsüdür. Keşkek, yani et ile dövülerek sakız gibi sünmesi sağlanan […]

Akdenizdeki Ruh İkizim Kaş

Her sene yaza girmeden oturur saatlerce listeler yaparım, nereye seyahat edeyim diye. Bu yaz yine listemi fazlasıyla kabartırken en çok gitmek istediğim yerlerden birini en başa koydum bu sefer, Kaş. Antalya’nın bir ilçesi olmasına rağmen Antalya’ya araçla yaklaşık 3 saat mesafede bulunuyor. Dolayısıyla uçakla seyahat etmeniz halinde Antalya’dan sizi 3 saatlik virajlı bir yol bekliyor […]

Haliç’in Başına Gelenler

Adı böyle kalmış oksa denizin karaya her giriş yaptığı ve ucunda da genellikle bir akarsu olan her yere haliç denir. Bizimkinin asıl adı ise Altın Boynuz ama yerleşmiş adı Haliç ve de öyle kalacak.  Tarihsel Haliç bilgi alanımın dışında ama zamanımızın Haliç’i ve her yanı ve de denizin dibi hatta onun da 40 metre altına […]

Kazdağı Ekofest’in Geleneksel Çorbası

Bu yıl çorbamızın üçüncüsünü kaynattık.  Çorba, yani soupe, suppa, şorba, shorba, çerbiş, tirid, zuppa, soup diye uzayıp giden türlü dillerin türlü çeşnide sulu yiyeceği… Evreni sulandırmaya hazır bir ıslaklıkla anarız çorbayı nedense! Koyu oldu su kat, sulu oldu malzeme kat derken tenceremizdeki çorbayı giderek çoğaltma imkânımızın olması bizi çorbanın sonsuz dünyasına korkusuzca sokar. Her daim […]

Tarımın Yeni Bileşenleri

Şöyle bir düşünürsek nefes almamız dışında yaşamak için besin kaynaklarından daha önemli bir şey olmadığını fark ederiz. Yani yaşamak için bir şekilde barınırız fakat yemeden içmeden ne kadar süre yaşayabiliriz?    Bugün birçok toplum ne yazık ki açlık ile boğuşarak gıda ve temiz su sıkıntısı yaşamakta ve özellikle başta çocuklar olmak üzere insanların açlıktan ölmesi […]