Basının tarım, gıda, gastronomi, ekonomi, turizm ve doğa alanlarındaki en önemli temsilcisi.

Gülhan Kara

Adana Kız Lisesi’ni ve ardından Marmara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirdim. Çalışma hayatıma Cumhuriyet Gazetesi’nde staj yaparak başladım ve sonrasında da çeşitli gazete ve ajanslarda deneyim kazandım.

Sofra, Bebeğim ve Biz dergilerinde editörlük yaptım. Ziyafet Dergisi Yazı işleri müdürü ve uzun yıllar Lezzet Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptım. Milliyet ve Hürriyet gazetelerinin 300’den fazla sayıda haftalık yemek eklerini hazırlardım. Yazdığım “Asmalı Konak Kapadokya Mutfağı ve Yöresel Yemekleri” adlı kitabım, aşçılık meslek okullarında, yöresel mutfak kaynak kitabı olarak okutulmakta.

Yayıncılık dönemimde çok sayıda yemek yarışması organize ettim, pek çok etkinlik ve gıda alanında farklı ürün tanıtım ve pazarlama projelerine imza attım. Posta Gazetesi’nde 1 yıl süreyle Lezzet Dünyası köşesini yazdım.

2004 yılında gastronomi alanındaki hedeflerimi gerçekleştirmek üzere hayalim olan butik bir yemek okulu açma kararını hayata geçirip Türkiye’nin düzenli kurslarla yemek ve pastacılık eğitimleri veren ilk özel mutfak okulu olan Chef’s İstanbul Mutfak Atölyesi’ni açtım. Yemek ve pastacılık kurslarını başlatıp, temel mutfak eğitimleri vermeye başladım. MEB dan onaylı Ustalık ve Usta Öğretici belgelerimi aldım. İş ortağım olan eşimle beraber Chef’s Dergisi’ni yayımlamaya başladık.

Gastronomi alanında pek çok yayına yazılar yazdım, pek çok gazete, dergi ve televizyonda röportajlarım yayınlandı. Kanal D’de 2.5 yıl devam eden ve 230 bölüm yayınlanan Braun sponsorluğundaki “Sihirli Mutfak” adlı yemek programını hazırladım ve sundum. Olay TV’de Kafkas sponsorluğunda bir yıl süreyle “Kestaneli Lezzetler” programını hazırlayıp sundum. Akşam Gazetesi’nin haftalık yemek eklerini hazırladım, radyo programları yaptım. 2003 ile 2008 yılları arasında dünyaca ünlü aşçılık okulu Paris Le Cordon Bleu’ye 4 kez misafir şef olarak davet edilip pişirdiğim saray ve halk mutfağından örneklerle Türk Mutfağı’nı tanıttım.

2008 yılında Lyon’da bulunan Valrhona Çikolata Okulu‘nda artisan çikolata eğitimi aldım. 2008’de Alfa Yayınları’ndan çıkan Sihirli Mutfak yemek kitabında çorbalardan tatlılara 300 tarifimi topladım. Ardından “Kriz Mutfağı” kitabımı yazdım. 2012 de ÇAY SAATİ kitabım basıldı ve 3. baskıyı yaptı. Mutfak Dostları Derneği, Gazeteciler Cemiyeti ve Fahri Gıda Müfettişleri Derneği üyesiyim. 2011-2015 yılları arasında İstanbul Kavram Meslek Yüksekokulu Aşçılık Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak 6 dönem görev yaptım. Dünya Gıda Dergisi’nde 6 yıl araştırma konuları yazdım.

24TV de 2013-2014 sezonunda 1 TATLI 1 TUZLU adlı yemek programını ve Ramazan Lezzetleri programını hazırlayıp sundum.

2015 yılında Türkmax Gurme TV de Fairy sponsorluğunda yayınlanan İmkansız tarifin kolay yolu programını hazırlayıp sundum.Fairy sponsorluğunda Türkiye’nin Pilavları ve Türkiye’nin Çorbaları adlı kitaplarını yazdım. Türkiye’nin Çorbaları ve Pilavları tek kitapta toplanarak Alfa yayınları tarafından basıldı.

Şimdi de Apelasyon E-Dergi'de yazıyorum :)

https://gulhankara.com
10 yazı

Mutfağımızın Kış Güneşi Turunçgiller

Limon, portakal, greyfurt, mandalina ve turunç… Hepsine bir arada “narenciye” veya “turunçgiller” diyoruz.  Farsça “nārenc” ve Arapça “iyye”nin birleşiminden gelen “narenciye” yaygın olarak kullanılmakta. Ben turunçgil demeyi daha çok seviyorum.  Bu, meyve ailesini topluca ifade ediyor. Acı portakal diye de söylenen turunç, greyfurt, pek çok çeşidi olan limon, portakal, mandalina ve bergamutun kabuk renkleri yeşilden […]

Mideye Cila, Bedene Şifa

Tüm zamanların yemeği: Çorba Tüm öğünlerin yemeği: çorba  Mideye cila, bedene şifa “Çorba” Buğdaydan tarhanaya çorba   Soğuk kış günlerinde bir tas çorbaya kimse hayır diyemez. Kaşıkladıkça içimizi ısıtır, ruhumuzu besler, mutlu eder adeta. İlk kaşıktan sonra “ohh, miss” lafını söyletir çoğu zaman. Mideye cila, bedene şifa diye boşuna dememişler. Sağlıklıdır, besleyici ve doyurucudur. Acıktığınız […]

Bu Sene Doğala, Doğaya Koşup Yerel Olana Sahip Çıkalım

2019 yerel üreticiye, doğal ürüne sahip çıkma yılı olsun! Her geçen sene doğal, yerel, geleneksel tatlarımızı biraz daha kaybediyoruz. Her ne kadar bunun farkında olanların ve konuya sahiplenenlerin sayısı artıyormuş gibi görünse de gerçek öyle değil. Tarımda üretim azalıyor. Çiftçilik ve tarımla uğraşan üretici kavramı, ülkemizde köylü olarak tanımlanıyor. Oysa köylü olmak, köyde yaşamak, toprakla, […]

Çaysız Olmaz

Türkiye’de kahvaltı demek bir demlik çay demek. Çay olmadan kahvaltı olmaz. İş molası, yol molası hep bir ’çay molası’ olmuştur. Tiryakilere demli tarafından, çocuklara ise paşa çayı… İkindi vaktimiz, akşam sohbetlerimiz, iftar sofralarımız onsuz olmaz; simit, börek çaysız yenmez; toplantılarda, misafirlikte, evde işte hep çay demler ve çay içeriz. Semaver gibi bir saltanattan bir içimlik […]

‘Bal’ deyince

Bu yılın balları toplandı, süzüldü, kavanozlara girdi ve bal hasadı bazı yörelerde halen devam ediyor.  Bahar çiçekleriyle başlayıp narenciye, ıhlamur, kestane, lavanta ile bal yapmaya devam eden arılar sezonu çam balıyla kapatıyorlar. Arıcılık son derece meşakkatli bir iş. Son derece değerli bir ürün olan baldan bahsetmek istedim bu sayıda.  Aslında ülke olarak arı cinsleri ve […]

‘Organik Lezzet’li Meze Kaldı Mı?

Aralık sayısı ile içinde bulunduğumuz yıla da veda edeceğiz.  Bu sene evlerde her şeye rağmen yeni umutlarla yeni seneyi karşılamak üzere olacağımızdan, Akdeniz mutfaklarına özgü bir kültür olan “meze”den bahsederek bu ayki “organik” konumuza da değineceğim. O nedenle bir soru cümlesiyle başlık attım. Akdeniz’e kıyısı olan İspanya, Fransa, Portekiz, İtalya, Yunanistan, Türkiye, Suriye, Lübnan ve […]

Mutfağımızın Kış Güneşi: Turunçgiller, Diğer Adıyla Narenciye

Limon, portakal, greyfurt, mandalina ve turunç… Hepsine bir arada “Narenciye” veya “Turunçgiller” diyoruz.  Farsça “nārenc” ve Arapça “iyye”nin birleşiminden gelen “Narenciye” yaygın olarak kullanılmakta. Ben “turunçgil” demeyi daha çok seviyorum.  Bu kelime, meyve ailesini topluca ifade ediyor. Acı portakal diye de söylenen turunç, greyfurt, ağaç kavunu, pek çok çeşidi olan limon, portakal, mandalina, kumkuat  ve […]

Yeni Dünya, Malta Eriği Ya da Muşmula

Üç ayrı isimle bilinen bu turuncu meyve, tam da bahar ile yaz meyveleri arasında kalan dönemde çilek ve can eriği ile beraber tezgahlarda yerini alarak meyve boşluğunu dolduruyor. Yeni dünyanın ya da diğer adıyla Malta eriğinin ana vatanı Asya’nın güneyi, Kuzey Hindistan, Çin ve Japonya olarak biliniyor. Japonya’dan da Akdeniz’e gelmiş. Oradan da Akdeniz’e kıyısı […]

İklim Krizi Sadece İklim Krizi Mi?

Yazar: Gülhan Kara   Kuraklık, sel, susuzluk…  sadece iklim krizi mi?      Doğal döngünün bağları zedelendiği hatta bazıları koptuğu için yaşanıyor tüm bu olumsuzluklar. İnsanoğlu, tüm ihtiyacını fazlasıyla karşıladığı bu cennet dünyayı, yaşadığı yuvayı kendi elleriyle kendi dağıttı ve dünya can çekişiyor, hızla yok olmaya doğru gidiyor.  Çünkü insan, dünyanın toprağı, havası, suyu, okyanusu, çekirdeği ile […]

Antik Çağdan Günümüze Kuşkonmaz

Yazar: Gülhan Kara   Mart ayı sonları itibariyle ülkemizde hasadına başlanan kuşkonmazla yakından tanışmam 1996 yılı bahar aylarında oldu. Yazı işleri müdürü olduğum o dönemin yemek dergilerinden birine “kuşkonmazlı tarifler” konusu yapmak için taze kuşkonmaz lazımdı. İstanbul’da aradığınız en bulunamayanları, turfanda sebze meyveyi Balık Pazarı’ındaki manavlarda bulurduk. Yine öyle oldu ve 2 demet taze kuşkonmaz […]