Basının tarım, gıda, gastronomi, ekonomi, turizm ve doğa alanlarındaki en önemli temsilcisi.

Hande Uçar ÖZKAN

1983 yılında İzmir’de dünyaya merhaba dedi.

2001 yılında Alaşehir Şehitleri Anadolu lisesini birincilikle bitiremedi, ikinci de olamadı üçüncü de zaten böyle bir amacı da olmadı. Üzüm diyarı memleketinde, dedesinin bağında bulunan 200 yıllık çınar ağacının gölgesinde karar verdi Ziraat Mühendisi olmaya. 2007 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bahçe Bitkileri Bölümünden mezun oldu. Yetmez dedi ve 2011 Yılında da Yüksek lisansını tamamladı. Yüksek lisansta Erasmus programıyla gittiği İspanya’da gezdi, tozdu, eğlendi. 2013 yılında da doktorasına başladı.

Bu arada, hep okudu okudu da hiç mi çalışmadı bu insan? 2009 yılında özel sektörde başladığı çalışma hayatını 2011 yılı incir sezonunda İncir Araştırma İstasyonu Müdürlüğü’nde devam ettirdi. Aydın’ı çok sevdi, çalışma arkadaşlarını da aynı şekilde ama başka birisini daha çok sevdiği için 2014 Şubat’ında Zeytincilik Araştırma İstasyonu Müdürlüğü’ne geçti. Kimdi bu daha çok sevdiği insan, 2012 yılında evlendiği eşi. Halen İzmir’de çalışma ve eğitim hayatına mutlu bir şekilde devam etmekte.
3 yazı

Neolitik ve Kalkolitik Çağın Gıdasını Merak Etmek! 

Neolitik ve Kalkolitik Çağın Gıdasını Merak Etmek!  İki, üç bin yıl ya da sekiz on bin yıl önce kimler ne yemiş ne yememiş ‘bize ne’ diyebilir miyiz? Bize ne demekle içimizdeki meraklıyı susturabilir miyiz?  Tarih boyunca bizden önce yaşamış insanların neler yiyip içtiği hep merak konusu olmuştur. Arkeolojik bulgular ve kayıt altına alınmış dokümanlardan kırk […]

Sarnıç Medeniyetine Dönüş

Dedemin eşeği ile sabah çok erken çıkardık yola… Fethiye sıcağını bilenler bilir, eğer öğle saatlerine kaldıysanız yandınız. Sıcak ve güneş öyle bunaltır ki, gölgede bile diliniz bir karış dışarı çıkardı. O yüzden, dedem Şükrü Çavuş bağımızın üzümlerini eşeğinin iki yanındaki heybelere doldurur alaca karanlıkta Fethiye’ye Paspatur Çarşısı’na doğru yola koyulurduk. Dağ yolu 7 kilometre kadardı, […]

ZEYTİNDE PERİYODİSİTE

Zeytin yetiştiriciliğinde karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi olan periyodisite, zeytin ağaçlarının bir yıl meyve verip, ertesi yıl ya hiç vermemesi ya da çok az meyve vermesi olarak tanımlanmaktadır.  Zeytinde periyodisite genetik olarak tayin edilmektedir. Oluşma derecesini iklim koşulları ve kültürel uygulamalar etkilemektedir. Zeytin ağaçlarında herhangi bir tarımsal uygulama olmaması durumunda genel olarak mahsulün çok olduğu […]

Antik Dönemlerden Bu Yana Bakla Hazretleri

Hazret diyorum kendilerine; Hazret-i Bakla!    Kerameti kendinde saklı, fallarına aldanılan sihirli taneciklerin sihrine tutulmam onu besin olarak seviyor olmamla ilintili mi bilmiyorum. Bilmediğimiz pek çok şey var şu yeryüzünde, iyisi mi öğrenmeye yeltenirken eğlenmek ve haz almak olsun. Bakla da diğer besinlerimiz gibi hakkında konuşulmayı fazlasıyla hak ediyor; zaten, çiğ olarak yendiğinde tatlı bir […]

Kapari Damak da Çatlatır Kaya da…

Kapari gülüm kaya dikenim, armudum tohumum,  kavunum biberim, bin şifalı kaya çiçeğim…                                                                                Aşçı Fok    Ne […]

Kuzey Ege’nin Üç Kardeşini Bilir misiniz?

Keşkek, nohut, pilav…  Bu üçüne üç kardeş der Edremitliler. Özel günlerde, hele de düğünlerde illa ki pişirip ikram ederler. Hangi düğüne gitseniz bir köşede keşkek döven gençler görürsünüz. Sadece özel günlerde değil, yerel lokantaların mönüsünde her daim yer alır üç kardeş. Edremit Körfezi’nin olmazsa olmaz üçlüsüdür. Keşkek, yani et ile dövülerek sakız gibi sünmesi sağlanan […]

Kazdağı Ekofest’in Geleneksel Çorbası

Bu yıl çorbamızın üçüncüsünü kaynattık.  Çorba, yani soupe, suppa, şorba, shorba, çerbiş, tirid, zuppa, soup diye uzayıp giden türlü dillerin türlü çeşnide sulu yiyeceği… Evreni sulandırmaya hazır bir ıslaklıkla anarız çorbayı nedense! Koyu oldu su kat, sulu oldu malzeme kat derken tenceremizdeki çorbayı giderek çoğaltma imkânımızın olması bizi çorbanın sonsuz dünyasına korkusuzca sokar. Her daim […]

Tarhana Var mı Tarhana?

Bazen şu yeme içme alışkanlıklarımızdaki keskin sınırları hiç anlayamıyorum. Alışkanlıklarımızın artık yaşadığımız çağa cevap vermiyor olması mı asıl sorun acaba! Şunlar evde pişen yemeklerdir, bunlar da dışarıda yenmesi gerekenler diye görünür ama görünmez çizgilerimiz var.   Bu ikilem hep ilgimi çekmiştir. Kebap, pide, pizza, işkembe, kelle paça dışarıda yenmeli, ovmaç çorbasıyla, şehriye çorbası, pirinç, sebze […]

Melceü’t-Tabbâhin’den Nohut Çorbası

Son zamanlarda kitaplığımdaki eski kitaplara pek merak sardım. Eskileri kurcalamak her devirde birilerinin merakını cezbetmiş ki, okuduğumuz pek çok yazıtın evveline dayanan birer de hikâyesi var. Ne ki bu hikâyelerin hepsi de bizlere ayan beyan (apaçık) değil!  Ayan beyan; eski dillerde okumalar yapınca ister istemez dile yapışan sözcükleri ayıklamak güçleşiyor. İşin latifesi bir yana ayıklamak […]

Arap Bacı’dan Bacinaya Dana Bayramları

Son yıllarda Afro Türk de denilen Afrika kökenli vatandaşlarımızın geçmişlerine saygı niteliğindeki kimlik arayışları, ulaşabildiğimiz eski kaynakların tozlu sayfalarını karıştırmamıza olanak sağlıyor. Her ne kadar bir yemeğin peşi sıra buralara gelmiş olsam da, karşıma çıkanlara kayıtsız kalamıyorum.  Afrika kökenli Türkler, Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı dönemlerinde Anadolu’ya köle ticaretiyle ya da savaş esiri olarak gelmişler. Osmanlı Sarayları başta […]