Basının tarım, gıda, gastronomi, ekonomi, turizm ve doğa alanlarındaki en önemli temsilcisi.

Süleyman YÜKSEL

1982 Alaşehir/ Manisa'da doğdu. İlk öğrenimini Alaşehir'de tamamladıktan sonra orta öğrenimini İzmir'de tamamladı. 2007 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden mezun oldu. Şu an

Alaşehir Ticaret Borsası

personeli olarak toprak laboratuvarında sorumlu yöneticilik yapmakta. Aynı zamanda bölge çiftçilerine tarımsal danışmanlık, yayım çalışmaları ve toplantılar düzenlemekte. Kendi bağlarında çiftçilik de yapmaktadır.
3 yazı

Çiftçi Kadınlar I – Mülksüzler

Toprak, cömert ve vericidir, tıpkı kadın gibi. Toprak, vefakardır, tıpkı kadın gibi. Toprak hayat verir besler, öğretir, tıpkı kadın gibi. Toprak her haliyle o kadar kadındır ki bir çok dilde, kültürde toprak doğal olarak ana olarak anılır (toprak ana/terra madre/pachamama). Kadın da toprağı sever. Tarımı başlatan ve doğayı ehlileştiren kadındır. Tarlada büyüyen domatesi, bahçede fışkıran […]

Uzak Diyarlardan Öyküler: Wesselenyi’nin Lavanta Kurabiyeleri

Wesselenyi Sokağı üzerindeki evine yürüdüğü sıradan bir pazar sabahıydı. Çöpçüler,  yabancı ziyaretçilerin sokak boyunca sağa sola saçılıp gitmiş dağınık ve pis anılarını homurdanarak topluyordu. Yüzyıllık sokaklar, ağlayıp makyajı akmış kadınların siyaha dönmüş kağıt mendili atıkları, sarhoşluk açlığını dindirmek için yenmiş Macar pişisi Langos paketleri, üzerine tartışmalar yapılmış salaş bar isimleri yazılmış kağıtlar, reklam ve promosyon sayfaları […]

Tarımda Uydu Teknolojilerinin Kullanımı

Günümüzde, elektrik-elektronik ve bilgisayar teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak, tarım sektöründe de bu teknolojik gelişmeler her geçen gün kendini daha fazla hissettirmektedir. Son yıllarda, hızla artış gösteren nüfus ve buna paralel olarak kentleşme, yanlış arazi kullanımı vb. nedenlerden dolayı verimli tarımsal arazilerin kaybı artarak devam etmektedir. Giderek artan bu baskılar sonucunda birim alandan daha […]

Kader Yazısı mı Genetik Haritalarımız mı?

İnsanlar gökyüzü olayları olaylarından anlamlar çıkarmaya Babilliler döneminden beri devam ediyor. Mısırlılar Güneş tutulmasına bakarak Nil Nehri’nin ne zaman taşacağını tahmin etmeye çalışırlardı. Ekinlerinin yıllık verimlerinin nasıl olacağına mevsimlerin nasıl geçeceğine hep yıldızları izleyerek karar verirlerdi. Milattan önceki dönemlerde bu yöntem etkili olsa da artık günümüz için meteoroloji ve İsviçreli bilim adamlarının yaptıkları çalışmalara kulak […]

Aşkın Genetiği

Kafede otururken bir anda gözümüz karşı masada oturan kişiye takılır ve kendimizi gönüllü olarak hayatımızı mahvedecek kararlar almaya başlarız. İlk aşk böyle mi başladı gerçekten amazon ormanlarından kahve dükkânlarına doğru bir yolculuk. İlk kim nasıl âşık oldu ve bunun nasıl aşk olduğuna karar verdiler?  Avcı-toplayıcı olan atalarımız hayatta kalabilmek için toplumsal görevlerini yerine getiriyordu. Kendilerine […]

Uzak Diyarlardan Öyküler: Madrid Yazına Bir Adak

Callao Metro İstasyonu’nun Gran Via Bulvarı yönündeki merdivenlerini olabildiğince hızlı çıkmaya çalışırken, şehrin gürültüsü başını döndürüyordu. Bugün itibariyle tam otuz yedi yaşındaydı ve ailesi hala gece geç saatlere kadar içip, ancak öğlen yataktan kalkabildiği bu hayat tarzını hiç olumlamıyordu. Ondan evlenmesi, çocuk yapması bekleniyordu fakat o turizm dünyasının canhıraş hayatını sürmenin gülümseyen hüznünü, pekiştirerek içinde […]

Yeşil Bilgeler

Ne çok şey biliyoruz değil mi! Bir de bildiklerimiz konusunda ısrarcı olmayı kendimize görev ediniyoruz çoğu zaman. Nicos Kazancaki, Zorba’da ‘’Ne garip bir makine şu insan; içine ekmek, şarap, balık, turp koyuyorsun; iç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor.” diyor. Bildiklerimiz ve bizi biz yapan yediklerimiz, içtiklerimiz okuduklarımız, gezip-gördüklerimizin, dinlediklerimizin dışında da bir şey mi yoksa? […]

Uzak Diyarlardan Öyküler: Brel’in Sahnesinde Gülüşmeler

Bu şehirde doğmamıştı ancak bu şehirde yaşlanmıştı. Şehre geldiğinde orta yaşlarını geçiyordu. Artık beyazlamış sakalları kır saçlarından uzanan seyrek favorileri ile belli belirsiz kesişiyordu. Hiç evlenmedi. Hiç hazır hissetmedi kendini. Çocukları çok sevdi ve hep üzüldü. Gelmeden önce de üzülüyordu. Aslında tam da bu hüzünden kaçmak için bu şehre gelmişti. Geldiğinde mevsim sonbahara yeni dönüyor, […]

Çocuk Gözüyle Tarım

  Çocuk Gözüyle Tarım Bir gün babam bana “Tarım ve Çocuk” konulu bir yazı yazmamı söylediğinde babama ufo görmüş köylü gibi baktığımı hemen söyleyeyim. Ben yahu ben; tarım ve doğa ile ilgili yazı yazacakmışım, bu yetmezmiş gibi üstüne bir de öğretmenimin olaya dahil olması (Yeliz Bahar) olayı benim yaşımda birinin hiç de istemediği  bir duruma […]

Uzak Diyarlardan Öyküler: Brel’in Sahnesinde Gülüşmeler

Bu şehirde doğmamıştı ancak bu şehirde yaşlanmıştı. Şehre geldiğinde orta yaşlarını geçiyordu. Artık beyazlamış sakalları kır saçlarından uzanan seyrek favorileri ile belli belirsiz kesişiyordu. Hiç evlenmedi. Hiç hazır hissetmedi kendini. Çocukları çok sevdi ve hep üzüldü. Gelmeden önce de üzülüyordu. Aslında tam da bu hüzünden kaçmak için bu şehre gelmişti. Geldiğinde mevsim sonbahara yeni dönüyor, […]